beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...



Tekdemir: "Üstad Bediüzzaman'ın ifadesiyle istikbal İslam'ındır" dedi.

Diyarbakır Eğitim Bir-Sen 8.Olağan Genel Kurulu yapıldı. Kadim Başkan Ramazan Tekdemir güven tazeledi. Kendisine ve ekibine başarılar diliyoruz. Kuruldaki konuşmasını aynen paylaşıyoruz.

facebook-paylas
Güncelleme: 17-10-2026 20:33:32 Tarih: 17-10-2026 20:19

Tekdemir:

"Teşkilatımızın Değerli Mensupları,

Saygıdeğer Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

​Sendikamızın 8. Olağan genel kurulunu teşriflerinizle onurlandırdınız, Genel kurulumuza heyecan, kardeşlik coşkusu ve sendikal dayanışma ruhu yüklediniz. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz.

​Başarının tesadüf olmadığını ortaya koyan, adanmışlığın, fedakârlığın, dava şuurunun gereğini yapan, filizi fidana, fidanı ormana, hikâyemizi destana dönüştüren, sermayesi cesareti, iradesi inancı, enerjisi idealleri olan, emeğin örgütlü gücü, Türkiye’nin erdemliler hareketi, Eğitim-Bir-Sen’imizin gönül erleri kıymetli Uç Beyleri,

​Hepinizi hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.

​

​"Bir taş bile eksilse, bir mabet yarım kalır. Bir emek bile zayi olsa, medeniyet yara alır.” bilinciyle susuzu arayan suyun yatağına dönüşmektir Eğitim-Bir-Sen.

​“Mensubiyetimiz mesuliyetimizdir” şiarıyla mensubiyetimiz milletimize, ümmete ve insanlığa, mesuliyetimiz üyeye, ülkeye, yerküreye diyen teşkilat burada.

​Eğitim-Bir-Sen. Alın terini akıl teriyle harmanlayan aksiyoner mücadele damarımızdır.

​Biz, sendikanın, sendikacılığın, sendikalılığın risk olduğu sakıncalı damgası yemeye gerekçe yapıldığı dönemlerden yola çıktık. Fakat kurucu iradeyi yüklenen öznenin erdemli ve bilge tavrı, birçok konuda sıkıntıların aşılmasını kolaylaştırdı. Gerçekten öyle bir kurucu genel başkanımız var ki; kalemiyle sendikacılığa fikir, kelamıyla sendikal alana hoşgörü, ahde vefasıyla emek mücadelesine platform oluşturdu.

​

​Artık yeni bir dönemdeyiz. Yenilenen fakat yozlaşmayan, dönüşen fakat eksenini kaybetmeyen, değişen, gelişen ve bu sayede değerini de yükselten bir sendikal kulvarın başlangıcındayız.

​Bu dönem de Allah'ın izni ile Bilgiden hikmete yol alacağız, fikirden hakikate yöneleceğiz, iradeyi eylemle taçlandıracağız, irfanla, insanca yeni bir yolculuğa çağıracağız. Gerçekten irfani bir kavrayış ve insani bir yürüyüşle, sendikal bilinçle ve sivil toplum örgütü direnci ile usulden esasa, ahkamdan ahlaka, mevcuttan makbule doğru bir istikamet yürüyüşünde olacağız. İşte bu yürüyüş; yeni ufuklardan yeni umutlaradır.

​

​Biz hep birle başlarız… Çünkü bizim geleneğimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi mayalayan anlayış “birdir” “birliktir”. Çünkü biz cümle varlığın birliğine ve kardeşliğine inanırız.

​Kurucu genel başkanımız Akif İnan’ın dediği gibi: “Türkümüz dünyayı kardeş bilendir / Gökleri insanın ortak tarlası”.

​Değerli Dostlar,

Bu teşkilat, sendikal anlamda bu toprakların sözüyle; hak ve emek mücadelesinin bayrağını burçlara dikme azminden bir adım dahi geri atmadı… Yeni arayışların baş gösterdiği bir çağda ve dünyada gelenekten geleceğe bir köprü kurmanın, yerelden evrensele emeğin değerini artıracak yeni bir yol bulmanın derdi ve değerleriyle yol aldı. Kimsenin dışarıda kalmadığı, herkesin biricik olduğu, biricik olanların kendilerini yok etmeden ‘biz’ de değer bulduğu sendikacılık bizimkisi.

​Sınıfta ders veren öğretmen de, o sınıfı eğitime hazırlayan hizmetli de, okulu ve o personeli eğitime hazır ve motive edilmiş şekilde yönlendiren yönetici de ‘Biz’in parçasıdır.

​

​Biz fikrimizle, gönlümüzle, eylemimizle insanlığa atılan kör düğümü çözmeye talip olduk… Eylemlerimizle ‘dünya beşten büyüktür’ iradesine emek tarafının desteğini sunduk. Biz “adi” düzene karşı Rahmetli Erbakan hocamızın “adil” düzenini savunuyoruz.

Sendikacılığı sürekli eleştirinin fasit dairesine hapsetmek, kaldırım taşı fırlatmak, aileye küfretmek, değerlere düşmalık etmek gören türedilere karşı 9000 den fazla üyemizle mücadeleyi büyüterek ve asla boyun eğmeyerek yürüttük.

Bizi içeriden yıpratmaya çalışanlara, asılsız ithamlara maruz bırakanlara karşı ise

​Rahmetli Mehmet Yavuz ağabeyin ifadesiyle "Allah sabrımızı arttırsın. Sabırsızlık gösterenlerden etmesin. İhlasa devam, karşılıksız bir şekilde iyilik yapmaya devam" şiarına sarıldık.

Değerli başkanlarım;

​Eğitime ayrılan pay kadar eğitimcilere aktarılan pay da önemlidir. Biz bu anlayışla ve bu gerçekten hareketle; eğitimcilerin gelir vergisi yükü azaltılsın, ek ders ücretleri artırılsın diyoruz. Özel hizmet tazminatları yükseltilsin, mahrumiyet bölgelerinde ilave mali ve sosyal haklar getirilsin. Çalıştığı şehir büyük aldığı maaş düşük eğitim çalışanı fotoğrafı sona ersin istiyoruz. Tüm eğitim çalışanlarının alım gücü artırılmasını talep ediyoruz,

Öğretmene, öğrenciye, okula şiddeti sonlandıracak, veliyi ve öğrenciyi yerine, öğretmeni değerine oturtacak yapısal önlemler alınsın istiyoruz.

​Öğretmenler odasında hiyerarşik bir yapı üreten kadrolu, sözleşmeli, ücretli ayrımı son bulsun. Kadro güvenceli istihdam tipi esas alınsın. Öğretmeni eşi ile işi arasında bölen uygulamalara son verilsin diyoruz..

Okul yöneticilerimizi bunaltan angaryalardan muhakkiklik sorununa kesin çözüm bulunsun istiyoruz.

Kıymetli başkanlarım;

​Akıttığımız ter, verdiğimiz mücadele sonucunda, nöbete ücret ödenmesinden sınav ücretlerinde adaletsizliğin son bulmasına, kariyer basamaklarının yeniden hayata geçirilmesinden 3600 ek göstergeye, Öğretmenlik Meslek Kanunu’ndan 458 bini aşkın sözleşmelinin kadroya geçmesine kadar her alanda terimiz, izimiz, imzamız var.

​Sorumluluğumuzu sadece özlük talepleri ile sınırlı tutmadık..

*​Sayın Cumhurbaşkanımız, 21 yıl önce "Kürt sorunu benim sorunumdur" diyerek bölgemiz ve ülkemiz için bugünleri müjdelemişti. Rabbimize hamdolsun 40 yılı çatışmalı geçen 100 yıllık bir sorunu geride bırakırken, içinde bulunduğumuz huzur ve barış ikliminin değerini biliyor ve eğitim çalışanları olarak da bu süreci kararlılıkla sahipleniyoruz. Güçlü ve kararlı iradesiyle bugünleri yaşamamıza vesile olan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

​Bu vesileyle bizler de bir aydan fazla zamandır okul okul gezerek barış ve kardeşlik ikliminin kaynağı olan terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz, paylaşıyoruz.

​Barışın kurumsallaşması aşamasında kapsayıcı bir anayasanın önemini mutlak kabul ediyor, ana dil öğrenmeden ana dilde öğrenmeye geçişe olanak bulunmasını arzu ediyoruz..

​Muhterem Dostlar;

​Gazze’de 75.000 den fazla kardeşimizi katleden korkunç vahşi soykırımın sömürünün çarkları kanla yağlanıyor. Finans kapitali elinde tutan Siyonizmin parayla susturduğu vicdanlar uluslararası toplumu dehşet verici bir sessizliğe bürümüş vaziyette. Sözde duran ama sözünde durmayan garantörlük eşliğinde katliamlara devam ediliyor..

​Devletlerin sessizliğine karşın dünyanın farklı coğrafyalarında insanlık onur ve haysiyeti için vicdanın sesi olan milyonlar ‘Nehirden Denize Özgür Filistin’ sloganını dünyanın bütün meydanlarında haykırıyor. Filistin sadece bir direniş değil artık. Gazze, insanlığı diriltip dünyada dengeleri değiştirdi! “İmkânsızlık değil, imansızlık kaybettirir” der büyüklerimiz onlar imkansızlıklara rağmen direndiler… Yıkılmadılar, boyun eğmediler, geri adım atmadılar! Bu müstesna duruşları ile yüzbinlerce insanın imanına vesile oldular. Erdemli duruşları karşılıksız kalmadı, insanlığı yanlarında buldular! Sumud Filosundan, Özgürlük Filosuna her dinden, her ideolojiden milyonların doldurduğu meydanlara Diyarbakır da bu salonun da desteği ile en güçlü sesi veren şehirlerden oldu. Selahattin Eyyubi'nin torunlarına yakışan da buydu..

​Selam olsun direnişin bilgesi Şeyh Ahmet Yasin’e!

Selam olsun direnişin vakarı İsmail Haniye’ye!

Selam olsun direnişin sesi Ebu Ubeyde’ye!

Ve Selam olsun direnişin kılıcı Yahya Sinvar’a!

​ABD emperyalizmi Irak’ta, Afganistan’da yaptığı soykırımla bir milyondan fazla insanı katlettiyse, İngiltere’si, Fransa’sı, Almanya’sı, ABD’si, İtalya’sı Gazze soykırımına silah ve para taşıdıysa, Myanmar’ın zalim rejimi Arakan’da binlerce insanı öldürüp milyonlarcasını göçe zorluyorsa, Çin rejimi Doğu Türkistan’da en vahşi zulümleri Uygur kardeşlerimize reva görüyorsa ve daha sayamayacağım onlarca bölgede katliamlar, soykırımlar, zulümler yaşanıyorsa, bütün bunlar bizlerin yani Müslümanların dünyada sözünü yitirmiş olmasındandır. Ama üstad Bediüzzaman hazretlerinin müjdelediği gibi ümitvarız. " Evet ümidvar olunuz. Şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâmın sadâsı olacaktır. "

​Değerli Kardeşlerim;

Son günlerde içimizi acıya boğan, Azerbaycan'daki başörtü yasağını, kız çocuklarımızın inancı ile geleceği arasına barikat ören Soğuk Savaş artığı bu çağ dışı zihniyeti dehşetle izliyoruz. Türkiye’de denenmiş, başarısız olmuş, toplumu ayrıştırmaktan başka hiçbir işe yaramamış bu anakronik uygulamaları Azerbaycan’a taşımak, sadece bir insan hakkı ihlali değil, aynı zamanda ciddi bir tarihsel körlüktür. Unutulmamalıdır ki biz sadece Azerbaycan yönetimiyle değil halkı ile de kardeşiz. Bu sebeple Azerbaycan'daki zulmün sona ermesi adına sorumluluklarımız gereğini yüklenmek tarihsel bir vazifedir.

​Türkiye’nin entelektüel birikimi, dünyanın iyilik hareketi, erdemlilerin buluşma merkezi Eğitim-Bir-Sen’imizin liderlerini, delegelerini, hepinizi yürekten selamlıyor, gerçekleştirdiğimiz 8. Olağan Genel Kurulumuzun teşkilatımıza, eğitim çalışanlarımıza, tüm kamu emekçilerine hayırlar getirmesini, kardeşliğimizin perçinlenmesini, birliğimizin güçlenmesini yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

​Sağ olun, var olun! Allah'a emanet olun!" dedi.




Kaynak: Musluman Dunya

Editör: Editör

Bu haber 198 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI