Okul dediğimiz yer, bir çocuğun hayata gözlerini açtığı ilk gerçek toplum alanıdır. Evimizin eşiğinden uğurladığımız evlatlarımızın güvende olduğunu bilmek, her ananın, her babanın en doğal ve tartışmasız hakkıdır. Ancak son dönemlerde yaşanan olaylar gösteriyor ki, okullarımızdaki güvenlik meselesi giderek daha çok tartışılan, kaygı uyandıran bir boyuta ulaştı.
Peki, güvenlik tam olarak nerede başlar? Bir okulun bahçe kapısını demir parmaklıklarla yükseltmek, turnikeler koymak ya da her koridora, hatta her sınıfın kapısına bir güvenlik personeli dikmek sorunu kökten çözer mi?
Gerçeklerle yüzleşelim: Dışarıdan sağlanan her güvenlik tedbiri, ancak içeride bir bilinç varsa anlam kazanır.
Bir çocuğun zihnine, yüreğine vicdanı, insan sevgisini ve saygıyı yerleştiremediğimiz sürece alacağımız hiçbir fiziki tedbir kalıcı bir huzur sağlayamaz. Demir kapılar, kamerayla donatılmış koridorlar ya da güvenlik görevlileri; merhametten ve saygıdan yoksun yetişen bir öfkeyi engellemeye yetmez. Gerçek güvenlik, bir insanın kendi vicdanına koyduğu sınırdır.
Burada en büyük görev ve sorumluluk, kuşkusuz kıymetli velilerimize düşüyor.
Çocuklarımıza matematik, fen ya da yabancı dil öğretmek elbette kıymetlidir; ancak hepsinden önce vicdanlı ve merhametli bir insan olmayı öğretmek zorundayız. Birbirini rakip gören, sürekli yarış atı gibi koşturulan, empati kurmayı değil de ne pahasına olursa olsun kazanmayı merkezine alan bir anlayış, ne yazık ki akran zorbalığını ve şiddeti beslemektedir. Çocuklarımızı birbiriyle kıyaslamaktan, onları bitmek bilmeyen bir rekabetin içine itmekten vazgeçmeliyiz.
Sevgiyle büyüyen, paylaşmayı bilen, karşısındakinin hakkına saygı duymayı öğrenen bir çocuk, okulda arkadaşına zarar vermez; aksine onun en güvenli limanı olur.
Geleceğimizi emanet ettiğimiz evlatlarımıza bırakacağımız en büyük miras, sınav başarılarından ziyade iyi bir kalptir. Okullarımızı yeniden en güvenli alanlar haline getirmek istiyorsak, işe çocuklarımızın yüreğine vicdan, insanlık ve sevgi tohumları ekerek başlamalıyız.
Çünkü kalbinde vicdan taşıyan bir nesil, en güçlü güvenlik duvarından çok daha sağlamdır.
Mehmet TURA
Eğitim Yöneticisi