beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Rustem Garzanlı

facebook-paylas
Aşiretler birleşebiliyorsa, Âlem-i İslâm neden birleşmesin?
Tarih: 02-10-2026 19:57:00 Güncelleme: 02-10-2026 19:57:00


Kejan Aşireti federasyonu, Batman’da Pêncînar Aşiretî ve Van’da Kadim Aşiretler Federasyonu toplantısında, farklı aile ve farklı kolların aynı çatı altında buluşmaları bana Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Yirmi İkinci Mektup’ta anlattığı çok önemli bir misali hatırlattı.

Bediüzzaman,“İslâm kardeşliği”nin ne kadar güçlü bir bağ olması gerektiğini anlatırken bedevî aşiretlerinden Hasenan aşiretini misal verir.

Hasenan’ın birbirine düşman iki kabilesi varmış. Birbirinden elli adamdan fazla öldürdükleri halde; Sipkan veya Hayderan aşireti gibi bir kabile karşılarına çıktığı vakit; o iki düşman taife, eski adaveti unutup omuz omuza verip, o harici aşireti def ’edinceye kadar, dâhili adaveti hatırlarına getirmezlerdi. Şimdi burada durup düşünelim: Birbirine düşman iki kabile, ortak bir tehlike karşısında birleşebiliyorsa; aynı Allah’a iman eden, aynı Kur’an’a inanan, aynı Peygamber’in ümmeti olan Müslümanlar neden kardeşlikte birleşmesin?

İşte asıl mesele burada. Bizim mezhebimiz farklı olabilir. Meşrebimiz farklı olabilir. Dilimiz, kültürümüz, kavmiyetimiz ve coğrafyamız farklı olabilir. Fakat farklılık başka şeydir, düşmanlık başka şeydir.

Kur’an bize çok açık bir ölçü veriyor:

“Müminler ancak kardeştirler.”(Hucurât, 10)

Bir başka ayette de: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanmayın.”(Âl-i İmrân, 103)

Demek ki bizi birleştiren bağ, bizi ayıran farklılıklardan çok daha güçlüdür. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “uhuvvet-i İslâmiye”, yani İslâm kardeşliği bizim kuvvetli silahımız, siperimiz ve kalemizdir. Hutbe-i Şamiye’de de Müslümanların İslâmiyet bağıyla “bir tek aşiret hükmüne”gelebileceğine dikkat çeker. Burada önemli bir nokta var:Birlik, herkesin aynı düşünmesi değildir. Birlik; farklılıkları ortadan kaldırmak değil, farklılıkların üzerinde kardeşliği hâkim kılmaktır. Bir ailede herkes aynı düşünmez. Bir aşiretin bütün fertleri aynı karakterde değildir. Ama ortak bir mesele ortaya çıktığında kardeşlik öne çıkar. Öyleyse neden bu kardeşlik dairesini genişletmeyelim?

 

Aileden aşirete…Aşiretten millete… Milletten Âlem-i İslâm’a kadar daireyi genişletebiliriz. Ben birkaç aşiretin bir araya gelip buluşmasına sadece aşiret toplantısı olarak bakmıyorum. Bunu, daha büyük bir kardeşliğin küçük ama anlamlı bir örneği olarak görüyorum. Çünkü büyük birlikler, küçük birliklerle başlar. Bugün bir araya gelen insanlar yarın başkalarına örnek olabilir. Belki de ihtiyacımız olan şey çok basit: Birbirimizin kusurlarına değil, ortak değerlerimize bakalım. Bizi ayıran sebepleri büyütmek yerine, bizi birleştiren iman, kardeşlik ve muhabbet bağlarını güçlendirelim.

Ve bugün şu cümleyi hep birlikte düşünelim: Aşiretler birleşebiliyorsa, Âlem-i İslâm neden birleşmesin? Temennimiz odur ki, aşiretlerin farklı kollarını bir araya getiren kardeşlik ruhu, daha geniş bir daireye yayılsın. Aşiretlerden millete, milletlerden Âlem-i İslâm’a uzanan bir kardeşlik köprüsü kurulsun. Farklılıklarımız zenginliğimiz, ortak imanımız ise en güçlü bağımız olsun.

Rabbim aramızdaki muhabbeti, uhuvveti ve tesanüdü güçlendirsin; Âlem-i İslâm’ın da birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde buluşmasını nasip eylesin. Âmin demeniz dileğiyle…



Bu yazı 40 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI