|
Tweet |
İnsan, yaratılışı itibariyle madde ve manaya muhtaç iki yönlüdür, siz buna beden ve ruh da diyebilirsiniz. Madde daha çok bedeni beslerken, mana ruhu olgunlaştırıyor. Beden dünyada oluşup dünyada kalırken, ruh berzah aleminden gelip ebedi hayata hesap vermeye gidiyor.
TEKNOFEST dünyada işe yararken TAKVAFEST hem dünyada hem ahrette işe yarıyor. TEKNOFEST genetik zekası uygun, özel yeteneklerle yaratılmış, çalışma fırsatı olan insana hitap ederken TAKVAFEST bütün insanlara yakışıyor.
TEKNOFEST maddenin mikroskobik, nanoteknolojik(*) düzeyde incelenerek ultraviyole ve morötesi ışınların katkılarıyla baş döndürücü bir şekilde lüks hayat ve güvenlik alanında icatlar yapıp dünyadaki üstünlüğe vesile olurken TAKVAFEST merhamet, muhabbet, şefkat ve şeref, iman ve edep, ilim ve irfan gibi kavramların insanda tecelli etmesini sağıyor. Aslında ferdin bu değerlerle insani değeri ölçülür. Dolayısıyla TEKNOFEST TAKVAFEST’in altkümesidir diyorum. TAKVAFEST’in hakkı veren kimsenin genetik zeka ve imkanları elverişliyse TEKNOFEST’i de başarabilir ama TEKNOFEST’te kalan TAKVAFEST’ten mahrum olabiliyor. Dünyada fark edilse de ahreti ziyan olur.
İHA/SİHA fabrikasını inceleme fırsatı olan, bir Kimyacı olarak atomu anlatırken hayalen içinde dolaşan bir fen uzmanıyım. Daha atomdan alacağımız çok bilgiler var, içindeki onlarca taneciklerden sadece proton, nötron ve elektronu tanımışız. İslami ilimler konusunda çalışmalar yapmış, öğrendiklerini yaşayan bir modern bir derviş olarak diyorum ki TEKNOFEST, TAKVA FEST ile birlikte ise anlam kazanır.
Donanımlı bir vatandaş olarak GÜNEYDOĞU TEKNOFEST’e katıldım ufak tefek eksiklerine rağmen mükemmel buldum.
Diğer yönlendirmeler gibi “mescide gider(>)” okunun olması önemliydi, ama mescitte kıble tarafı bayanlara, arka kısmı erkelere ayrılması acemiceydi. Çünkü 4 mezhebin fıkhına göre saf tutmada ilk saflara erkekler, son saflara bayanlar saf duruyor.
Cuma namazının alan mescidinde Şanlıurfa İl Müftüsü Dr.Sırrı Şık tarafından önemli bir hutbe ile eda edilmesi önemliydi, ama namaz esnasında kısa aralıklarla üç defa davul zurnanın çalınması anormal bir hadiseydi.
Elektronik reklamların başrollerinde Selahaddin-i Eyyubi ve Mescid-ül Aksaya tevhid bayrağının asılması da önemli bir mefkureyi ve vizyonu hatırlatıyordu.
Allaha şükürler olsun ki TEKNOFEST’in temelini TAKVAFEST’i yaşayanlar tarafından atılmış, bu onur vericidir, ama bu yolun kervanına katılanların da bu özelliği taşımaları lazımdır, insan üç günlük dünya hayatını yaşamak için yaratılmamıştır, önünde ebedi hayat var, bunu da ancak TAKVAFEST ile yaşarsa kazanabilir. Dolayısıyla TEKNOFEST’le uğraş TAKVAFAST’i yaşa demek istedim.
Bilim insanları, mucitler birer bilim nebileridir, çalıştıkça ufukları açılıyor, altıncı hisleri çalışıyor. Ben bunu biliyorum; hem duydum, hem okudum, hem yaşamışım.
İstikbal TAKVAFEST’in hakkını verenlerindir.
Selam ve dua ile…
(*)Nanoteknoloji mikroskoplarla görülemeyen varlıkları inceleyen bilim dalının adıdır. Bundan 20 yıl önce bu konuda yazılan makalelerin %44’ü İsrail’e aitken %0,4’ü Türkiye’ye aitti. Onun için bu hallere düştük ama bu gün öyle değil elhemdulillah, onların Demir Kubbesi varsa bizim de Çelik Kubbemiz vardır. Ne diyor Hz.Hamza(ra) “Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmak” ben de diyorum ki akılla yapılan hiçbir şey zor değildir.