beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...



Kaya: "Ruhumun payını ver arkadaş!" dedi.

Genel Yayın Yönetmenimiz Eyüphan Kaya Caminin cazibe merkezi haline gelmesi için bir proje kaleme aldı, incelemeniz ve destek vermeniz dileğiyle...

facebook-paylas
Güncelleme: 30-06-2026 06:38:06 Tarih: 29-06-2026 21:19

Kaya:

Bu sene “İnsan Hakları Nebevi Beyannamesi” adıyla Veda Hutbesini bir anlamda şerh eden bir risale yazdım. Bu münasebetle TRT GAP’ta “İnanç Dünyamız” adlı bir programa katılmıştım. Vakit elverdiği kadar Veda Hutbesini anlattıktan sonra program sunucusu “en son söylemek istediğiniz bir şey varsa bir cümleye ifade edebilirsiniz” deyince, ben de “insan beden ve ruh olmak üzere iki farklı değerden oluşuyor, bedenimize iyi çalışıyoruz da ,ruhumuza gereken ilgiyi göstermiyoruz, gelin şu ruhumuza sahip çıkıp, terbiye edelim” demiştim.

 

Bu günkü konumuzu da maneviyat ve ruh terbiyesi açısından ele alacağız.

Özellikle Cami metaforu üzerinde mevzuyu ele alacağım çünkü;

“Cami; mimarisiyle, minaresiyle, minber ve mihrabıyla İslam dinini canlı olarak temsil eder, o ruhu yaşatır.” Öyleyse sürekli eğitimin odak merkezi olarak cami ile ilgili projeler geliştirmemiz lazımdır.

 

Bu haliyle 5 vakit Namaz ve Cuma hutbesine ev sahipliği yapan caminin asılında yerine getirmesi gereken birçok görevi vardır.

 

Sulh ve selamet yeridir,

Sosyal yardımlaşma ve dayanışma yeridir,

Talim terbiyeye yeridir,

İyi vakit geçirmek için gölgesinde minnetsiz oturma yeridir,

Evsiz, barksız, sahipsiz insanları umududur.

Yer yüzünde Beytüllah’ın birer şubesi ve halk kültüründeki adıyla Allah’ın evleridir….vs.

 

Bu münasebetle sıraladığım bu vazifeleri sühuletle icra etmesi için bir proje talebim var. Bunu da Norveç devletinin bir uygulamasından esinlenerek dillendireceğim.

2013 yılı Eylül ayı itibariyle 10 günlük bir Norveç gazisine katılmıştım. O süre içinde Devlet nizamı açısından ülkemiz ile Norveç açısından 44 fark bulmuştum, 3-5 tanesi hariç diğerleri onların daha iyiydi. Bunlardan biri de bu günkü konumuzla ilgilidir.

 

Norveç devleti ibadethane derneklerine üye olan kimseler için üye başına aylık 20 Euru destek veriyor, gittiğimiz caminin üye sayısı 2.500’dü bu da aylık 50 Bin Euru ediyor.

Bu para ile caminin bir çok ihtiyacı temin edilebiliyor.

Caminin çayı da vardı, çorbası da vardı, konferans vb faaliyetler de yapılabiliyordu.

Yıllar sonra Ankara’da uluslar arası bir toplantıda Norveç büyük elçisine sordum, “bu ibadethanelere ne amaçla bu katkıyı veriyorsunuz? Nasıl hukuki bir dayanak buldunuz” dedi ki; “vatandaşımız ibadethaneye gidince manen huzur buluyor, bu da başarısına başarı katıyor.

Hatta şunu da ekledi dedi ki; “Şu anda cami derneklerinin üye sayısı diğer dinlere mensup derneklerin üye sayısını geçmiş durumda, ama yasa ibadethane derneklerine üyeliği emrettiği için yapacak bir şey yok, ödemeye devam ediyoruz.

 

Ben diyorum ki peki batı, batı diyerek birçok gereksiz konularda onlardan sözde ilham alıyoruz da böyle hakkaniyete hizmet eden konularda neden örnek almayalım?

 

Unutmayalım 153 ülke arasında yapılan İslami Hayat Endeksine göre Norveç ilk 10'da yer alıyor, ülkemizin sıralamasını yazmak zoruma gidiyor, bizahmet onu da siz bulun.

Yani Norveç vatandaşları çoğunluk Hristiyan ama devleti İslami değerlerle barışık, bizim halkımız Müslüman ama kanunlarımız/uygulamalarımız İslam ile araları açık. Bu da ayrı bir paradoks.

 

Bu hakikat karşısında bir an evvel ibadethane derneklerinin üyeleri için aylık aidat olarak 100 lira ödenmelidir ve bu münasebetle cami bir nevi hayatın merkezi haline getirilmelidir.

 

Camini kıraathanesi olmalı, çayı, çorbası da, tostu da olmalıdır. Ara sıra sohbetleri, konferansları da olmalıdır, garip gurebanın minnetsiz oturabildiği bir yer olmalıdır diye düşünüyorum.

 

Tabi İslam toplumunda ibadethane olarak camiler ilk akla gelendir, ama kendince ibadethane olarak kabul ettikleri cem evleri de, kilise ve havra da bu avantajdan yararlanabilir. Kanaatim o ki vatandaşlarımızın %90'ı böyle bir hizmetten memnun kalır.

 

Bu konuda TBMM bir an evvel harekete geçip bunun yasasını çıkarmasını bekliyorum. İnsanın ruhuna hizmet eden bu özel projeyi yazarken “Ruhumun payını ver arkadaş” demek içimden geldi.

 

Bu talebime destek vermeniz dileğiyle.

 

Selam ve selametle kalın.




Kaynak: Musluman Dunya

Editör: Editör

Bu haber 447 defa okunmuştur.


MEHMET FURKAN / 30-06-2026 05:38:00

Allah senden razı olsun efendim



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DİYANET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI