Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı himayesinde yapılan ”Bağımlılık
Çalıştayında” Bağımlılık ve Din oturumunda hazırlanan suallere verdiğim
yanıtları, siz değerli okurlarım ile paylaşmak istiyorum.
1.Bölüm: Mevcut Durum ve Algılar
1.1. Toplumsal Bakış ve Damgalama: Toplumda ve dini çevrelerde bağımlılık veya günah olarak mı, yoksa bir hastalık olarak mı görülüyor?
*Toplumumuzda, özellikle dini bütün çevrelerde bağımlılık; irade
zayıflığı veya günah olarak kabul edilmektedir.
-Bu algı, bağımlı bireylerin dini mekânlara başvurmasını nasıl engelliyor?
*Bu algı, bağımlı bireylerin dini mekânlara başvurmasını olumsuz
etkilemektedir!
1.2. Güven ve Çekinceler: Bağımlı bireyler, dini ortamlarda yargılanma veya
mahremiyetlerinin ihlal edilmesi korkusu yaşıyorlar mı?
*Maalesef yaşıyorlar.
-Bu çekinceleri kırmak için hangi somut adımlar atılabilir?
*Diyanet personelinin ve medrese hocalarının da her türlü bağımlılık
konularında eğitilmeleri şarttır.
1.3. Bilgi Düzeyi: Din görevlilerinin bağımlılığı bir beyin hastalığı olarak tanıma
ve tedavi süreçlerini anlama konusundaki mevcut donanımı ne
düzeydedir?
*Çok az düzeyde olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bağımlılık
konularında eğitilmeleri elzemdir.
2. Bölüm: Entegrasyon ve İş Birliği:
2.1. Rol Paylaşımı ve Sınırlar: Kriz anlarında (yoksunluk, nüks veya aile içi
çatışma) din görevlisinin müdahale sınırı nerede bitmeli, sağlık personelinin rolü
nerede başlamalıdır?
*Din görevlisi, kriz anında gerek kişiyi ve gerekse aile bireylerini sakinleştirici
bir görevi olabilir. Bu aşamadan sonra, daha çok sağlık personeli müdahale
etmelidir.
2.2. Güvenli Yönlendirme: Din görevlilerinin, kendilerine başvuran kişileri tıbbi
birimlere yönlendirirken kullanacağı standart protokol nasıl olmalıdır?
*Öncelikle ilgili bakanlıklar arasında yasal mevzuatlar yapılmalıdır. Bu
mevzuatlar doğrultusunda Diyanet İşleri Başkanlığı ile “İşbirliği protokolleri”
yapılmalıdır. Bu protokoller gereği:
*Din görevlileri, bağımlılık ile ilgili eğitimleri “donanımlı ve sertifikalı” bir
süreç ile almalıdır. Bu aşamadan sonra, eğitimi alanların isim listeleri il sağlık
müdürlerine iletilerek; yasal bir yetki sağlanmalıdır. Bu süreç ile gerekli
işbirliği yapılmalıdır.
2.3. Ortak Dil Oluşturma: Sağlık personeli ve manevi rehberler arasında tıbbi
gerçekler ile manevi ihtiyaçları buluşturan ortak bir iletişim rehberi nasıl
geliştirilebilir?
*Sağlık personelleri, bağımlılık ile ilgili “dini bilgileri” alacak bir eğitim sürecini
almaları “ortak iletişim dili” için gereklidir.
3. Bölüm: Müdahale Modelleri ve Farkındalık:
3.1. Eğitim Modülleri: Din görevlileri için hazırlanacak eğitimlerde; bağımlılık
psikolojisi, iletişim teknikleri ve etik ilkeler (mahremiyet gibi) nasıl
dengelenmelidir?
*Tüm bu süreçler yasal mevzuat ve yapılacak protokoller ile “Yasal bir
Çerçeve” oluşturarak; “Kişinin görev, yetki ve sorumlulukları” bağlamında
sağlanmalıdır.
3.2. Kapsayıcı Dil: Vaaz, sohbet ve eğitimlerde; farklı inanç düzeyine sahip
gençleri dışlamayan, bilimsel gerçeklerle çelişmeyen inanç temelli ama
bilimsel bir dil nasıl kurulur?
*İnanç temelli, bilimsel bir dil, alalarında uzman kişilerce verilecek eğitimlerle
mümkündür. Tüm bu çalışmalara katılacak bireylere, katılım süresi saatince
ücretlendirilmelidir.
3.3. Aile Destek Mekanizmaları: Ailelerin yaşadığı çaresizliği dindirmek için
ibadethaneler bünyesinde manevi destek ve dayanışma grupları nasıl
sürdürülebilir hale getirilir?
*Ailelere en yakın Camilerin “Bağımlılık ile ilgili eğitim merkezleri” haline
dönüştürülmesi ile sağlana bilinir.
4. Bölüm: Yapısal Çözümler ve Sürdürülebilirlik (Gelecek Vizyonu):
4.1. Güvenli Noktalar: Cami ve ibadethanelerin çevresini; bağımlılar için birer
damgalanma alanı değil, güvenli başvuru ve yönlendirme merkezi haline
getirmek için hangi fiziksel ve sosyal düzenlemeler gerekir?
*Cami ve ibadethanelerin bir bölümü veya tamamı, ibadet saatleri dışında
“Eğitim Merkezlerine” dönüştürüle bilinir. Bu merkezler fiziksel görseller ve
eğitici görseller ile donatılabilir.
4.2. Kurumsal İş Birliği: Sağlık kuruluşları ile dini kurumlar arasında resmi bir
sevk ve takip sistemi kurulabilir mi? Bunun önündeki engeller nelerdir?
*Yasal mevzuat ve protokoller ile olabilecek engeller bertaraf edilir.
4.3. Başarı Kriterleri: Uygulanan manevi destek modellerinin bağımlılıktan
kurtulma oranlarına etkisini ölçmek için hangi bilimsel yöntemler
kullanılmalıdır?
*Sağlık ve Emniyet kuruluşlarının kayıtları, anketler, cami cemaatine katılma
oranları ve geri bildirimler ile ölçüle bilinir.
Sonuç: Bağımlılık, farklı zaman ve şartlarda dini inanca rağmen, işlenebilen
kuvvetli bir alışkanlıktır. Ancak bağımlı bireyi alıştığı maddeden caydırmanın en
önemli etkenlerden biri de “İslam” inancıdır. Bu bağlamda inancı güçlendirecek
bilgi ve yaşantıya kişileri yönlendirmek gerekiyor.
Atalarımızın alışmış; kudurmuştan beterdir! Bu tespit, tecrübeler ile yerinde
bir tespittir. Kötü alışkanlıkları, çoğu zaman kötü alışkanlıklara bulaşmış
arkadaşlardan(insi şeytan) bize bulaşmaktadır. Dolayısıyla kötü
alışkanlıklarımızı, olumlu davranışlara dönüştürecek, ortamlar oluşturmamız
gerekir. Bunun için, olumsuz davranışlara sahip arkadaş ortamından
uzaklaşmamız gerekir.
Genel bir kaide olarak: “Sivrisinekleri yok etmek için; bataklığı kurutmak
gerekiyor. Dolayısıyla Devlet yetkilileri anayasa (Madde: 58) gereği toplumu
“Kumar, madde bağımlılığı ve zararlı alışkanlıklardan” korumakla yükümlüdür.
Yani sorunun kesim çözümü “Yasal tedbirlerin” uygulanması ile mümkün
olabilir! Yâda asgari seviyeye indirile bilinir.
Yine atalarımızın, …tekdirden anlamayanın hakkı kötektir! Bu atasözü gereği,
nasihat ile yola gelmeyenlere; caydırıcı cezalar vermek elzemdir. Özellikle
toplumu zehirleyen alkol ve uyuşturucu madde ticareti yapanlara çok büyük
cezalar getirilmesi gerekir!
Niyet hayr, akıbet hayr olur inşallah.
08.05.2026 Yasin YILDIZ