beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Yasin Yıldız

facebook-paylas
BAĞIMLILIK VE DİN
Tarih: 10-05-2026 11:57:00 Güncelleme: 10-05-2026 11:57:00


Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı himayesinde yapılan ”Bağımlılık

Çalıştayında” Bağımlılık ve Din oturumunda hazırlanan suallere verdiğim

yanıtları, siz değerli okurlarım ile paylaşmak istiyorum.

1.Bölüm: Mevcut Durum ve Algılar

1.1. Toplumsal Bakış ve Damgalama: Toplumda ve dini çevrelerde bağımlılık  veya günah olarak mı, yoksa bir hastalık olarak mı görülüyor?

*Toplumumuzda, özellikle dini bütün çevrelerde bağımlılık; irade

zayıflığı veya günah olarak kabul edilmektedir.

-Bu algı, bağımlı bireylerin dini mekânlara başvurmasını nasıl engelliyor?

*Bu algı, bağımlı bireylerin dini mekânlara başvurmasını olumsuz

etkilemektedir!

1.2. Güven ve Çekinceler: Bağımlı bireyler, dini ortamlarda yargılanma veya

mahremiyetlerinin ihlal edilmesi korkusu yaşıyorlar mı?

*Maalesef yaşıyorlar.

-Bu çekinceleri kırmak için hangi somut adımlar atılabilir?

*Diyanet personelinin ve medrese hocalarının da her türlü bağımlılık

konularında eğitilmeleri şarttır.

1.3. Bilgi Düzeyi: Din görevlilerinin bağımlılığı bir beyin hastalığı olarak tanıma

ve tedavi süreçlerini anlama konusundaki mevcut donanımı ne

düzeydedir?

*Çok az düzeyde olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bağımlılık

konularında eğitilmeleri elzemdir.

2. Bölüm: Entegrasyon ve İş Birliği:

2.1. Rol Paylaşımı ve Sınırlar: Kriz anlarında (yoksunluk, nüks veya aile içi

çatışma) din görevlisinin müdahale sınırı nerede bitmeli, sağlık personelinin rolü

nerede başlamalıdır?

*Din görevlisi, kriz anında gerek kişiyi ve gerekse aile bireylerini sakinleştirici

bir görevi olabilir. Bu aşamadan sonra, daha çok sağlık personeli müdahale

etmelidir.

2.2. Güvenli Yönlendirme: Din görevlilerinin, kendilerine başvuran kişileri tıbbi

birimlere yönlendirirken kullanacağı standart protokol nasıl olmalıdır?

 

*Öncelikle ilgili bakanlıklar arasında yasal mevzuatlar yapılmalıdır. Bu

mevzuatlar doğrultusunda Diyanet İşleri Başkanlığı ile “İşbirliği protokolleri”

yapılmalıdır. Bu protokoller gereği:

*Din görevlileri, bağımlılık ile ilgili eğitimleri “donanımlı ve sertifikalı” bir

süreç ile almalıdır. Bu aşamadan sonra, eğitimi alanların isim listeleri il sağlık

müdürlerine iletilerek; yasal bir yetki sağlanmalıdır. Bu süreç ile gerekli

işbirliği yapılmalıdır.

2.3. Ortak Dil Oluşturma: Sağlık personeli ve manevi rehberler arasında tıbbi

gerçekler ile manevi ihtiyaçları buluşturan ortak bir iletişim rehberi nasıl

geliştirilebilir?

*Sağlık personelleri, bağımlılık ile ilgili “dini bilgileri” alacak bir eğitim sürecini

almaları “ortak iletişim dili” için gereklidir.

3. Bölüm: Müdahale Modelleri ve Farkındalık:

3.1. Eğitim Modülleri: Din görevlileri için hazırlanacak eğitimlerde; bağımlılık

psikolojisi, iletişim teknikleri ve etik ilkeler (mahremiyet gibi) nasıl

dengelenmelidir?

*Tüm bu süreçler yasal mevzuat ve yapılacak protokoller ile “Yasal bir

Çerçeve” oluşturarak; “Kişinin görev, yetki ve sorumlulukları” bağlamında

sağlanmalıdır.

3.2. Kapsayıcı Dil: Vaaz, sohbet ve eğitimlerde; farklı inanç düzeyine sahip

gençleri dışlamayan, bilimsel gerçeklerle çelişmeyen inanç temelli ama

bilimsel bir dil nasıl kurulur?

*İnanç temelli, bilimsel bir dil, alalarında uzman kişilerce verilecek eğitimlerle

mümkündür. Tüm bu çalışmalara katılacak bireylere, katılım süresi saatince

ücretlendirilmelidir.

3.3. Aile Destek Mekanizmaları: Ailelerin yaşadığı çaresizliği dindirmek için

ibadethaneler bünyesinde manevi destek ve dayanışma grupları nasıl

sürdürülebilir hale getirilir?

*Ailelere en yakın Camilerin “Bağımlılık ile ilgili eğitim merkezleri” haline

dönüştürülmesi ile sağlana bilinir.

4. Bölüm: Yapısal Çözümler ve Sürdürülebilirlik (Gelecek Vizyonu):

 

4.1. Güvenli Noktalar: Cami ve ibadethanelerin çevresini; bağımlılar için birer

damgalanma alanı değil, güvenli başvuru ve yönlendirme merkezi haline

getirmek için hangi fiziksel ve sosyal düzenlemeler gerekir?

*Cami ve ibadethanelerin bir bölümü veya tamamı, ibadet saatleri dışında

“Eğitim Merkezlerine” dönüştürüle bilinir. Bu merkezler fiziksel görseller ve

eğitici görseller ile donatılabilir.

4.2. Kurumsal İş Birliği: Sağlık kuruluşları ile dini kurumlar arasında resmi bir

sevk ve takip sistemi kurulabilir mi? Bunun önündeki engeller nelerdir?

*Yasal mevzuat ve protokoller ile olabilecek engeller bertaraf edilir.

4.3. Başarı Kriterleri: Uygulanan manevi destek modellerinin bağımlılıktan

kurtulma oranlarına etkisini ölçmek için hangi bilimsel yöntemler

kullanılmalıdır?

*Sağlık ve Emniyet kuruluşlarının kayıtları, anketler, cami cemaatine katılma

oranları ve geri bildirimler ile ölçüle bilinir.

Sonuç: Bağımlılık, farklı zaman ve şartlarda dini inanca rağmen, işlenebilen

kuvvetli bir alışkanlıktır. Ancak bağımlı bireyi alıştığı maddeden caydırmanın en

önemli etkenlerden biri de “İslam” inancıdır. Bu bağlamda inancı güçlendirecek

bilgi ve yaşantıya kişileri yönlendirmek gerekiyor.

Atalarımızın alışmış; kudurmuştan beterdir! Bu tespit, tecrübeler ile yerinde

bir tespittir. Kötü alışkanlıkları, çoğu zaman kötü alışkanlıklara bulaşmış

arkadaşlardan(insi şeytan) bize bulaşmaktadır. Dolayısıyla kötü

alışkanlıklarımızı, olumlu davranışlara dönüştürecek, ortamlar oluşturmamız

gerekir. Bunun için, olumsuz davranışlara sahip arkadaş ortamından

uzaklaşmamız gerekir.

Genel bir kaide olarak: “Sivrisinekleri yok etmek için; bataklığı kurutmak

gerekiyor. Dolayısıyla Devlet yetkilileri anayasa (Madde: 58) gereği toplumu

“Kumar, madde bağımlılığı ve zararlı alışkanlıklardan” korumakla yükümlüdür.

Yani sorunun kesim çözümü “Yasal tedbirlerin” uygulanması ile mümkün

olabilir! Yâda asgari seviyeye indirile bilinir.

Yine atalarımızın, …tekdirden anlamayanın hakkı kötektir! Bu atasözü gereği,

nasihat ile yola gelmeyenlere; caydırıcı cezalar vermek elzemdir. Özellikle

toplumu zehirleyen alkol ve uyuşturucu madde ticareti yapanlara çok büyük

cezalar getirilmesi gerekir!

Niyet hayr, akıbet hayr olur inşallah.

 

08.05.2026 Yasin YILDIZ



Bu yazı 14 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI