Şu ifadeye bakar mısınız?
"Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar? Başörtüsü engel değil, inancın gereğidir! Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez! Azerbaycan'ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz. Gençlerin geleceğine engel koymak değil, önlerini açmak gerekir. Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!"
Tek cümleyle tebrik ederim.
Şu ifadenin altına imza atmamak elde değil, ama galiba her söz her konumda söylenmez, olsa olsa onun bulunduğu konun itibariyle söylemek yerinde olmadı. Ama bazen insan haksızlığa dayanamıyor. Oktay Saral eski bir vekil, Danışmalık görevi de üstünden alındığına göre artık çarşı pazar Anadolu’ya inerek hak olanı yüksek sesle seslendirsin bence.
Oktay bey kardeşim siz Başdanışman Mehmet Uçum’a bakmayın bazen ileri geri konuşuyor, o beşeri sistemin bir aktörü, ateş olsa cürmü kadar yer yakar. Ama siz Allah’ın emrinden bahsettiniz, kainatı yaratan ve yöneten ilahi nizam gelirse başta Siyonizm olmak üzere Kapitalizm, Kemalizm, Emperyalizm gibi uyutucu sistemler zelzele yaşar. Yani dünyanın çarkına çomak sokulur ona göre düşün…
Sivil hayata aramıza hoş geldiniz, ama bir ayın en az 10-15 gününüzü Anadolu illerinde olup, halkı bilgilendirme konusunda çalışmazsanız hakkımı helal etmem. Ben emekli öğretmenim Eğitimci Yazar olarak gücüm elverdikçe daima hareket halindeyim, bu sene Veda Hutbesi konusunda çalışmalar yaptım, anlatmaya devam ediyorum. Siz de gelin Kurucu Meclis ile sonraki Meclis arasında bilgi, belgelere dayalı bir çalışma ortaya koyun. Vatandaş alicengiz oyunlarını bizzat görsün. Aslında cumhuriyet dönemindeki dalavereleri halka anlatırsak, bu memleket ancak felaha ulaşabilir kanaatindeyim.
Sakın bundan dolayı Cumhurbaşkanımıza zerre kadar dargınlık hissi taşımayın. Anadolu insanın nefesi tükenmiş vaziyette, ülkenin durumu ciddi bir doğum sancısını yaşıyor, vatandaşımızın çoğu umut ile umutsuzluk sınırında duruyor. Aslında 81 ilimizde her gün en az 81 konferans veya paneller verilmeli, halk aydınlatılmalıdır. Sicili temiz olan eski vekiller, emekli genel müdürler, emekli generaller haydi ayağa kalkın ve hakikati haykırın.
İsterseniz size bir rol model emekli vekilin adını vereyim Hüseyin Kansu diyar diyar gezerek Aliya İzzet Begoviç’i, yakın tarihin o kahramanını anlatıyor.
Diyarbakır Birlik Vakfında onu dinleme fırsatını bulmuştum, iftihar ettim.
Haydi ya Allah isminiz kamuoyuna gündeme gelmişken altını doldurarak varlığını hissetmeye devam et.
Selam ve dua ile.