beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...



Peygamber postacıydı diyenler Siyonizm’in yaverleridir.

Genel Yayın yönetenimiz Eyüphan Kaya ÖNDER Diyarbakır adına yaptığı faaliyetler dahilinde Gaffar Okkan Anadolu lisesinde Veda Hutbesi temalı bir konuşma yaptı.

facebook-paylas
Tarih: 25-04-2026 22:23

Peygamber postacıydı diyenler Siyonizm’in yaverleridir.

Özetle şunları dile getirdi;

"Yüce Allah 124 bin Peygamber, 313 Resul ve 5 uluül azm insanlığa gönderdi, insanlığa hayat yolunu göstermek için.

Malumunuz insanlar inanç açısından iki kısımdır, bir kısmı ehl-i iman bir kısmı ehl-i davettir. Ehli iman, bir disiplin içinde imanını korumaya çalışırken, diğer kısmının ne zaman iman edeceğini bilemiyoruz.

İnançta zorlama yok.

Mevlana Celaleddin-i Rumi, “Kafire kem gözle bakma iman üzeri ölmeyeceği ne malûm?” der. Tabii bir de bunun mefhumu muhalifi de var, bizim iman üzere ölüp ölmeyeceğimiz ne malûm.

Bir defa “İman ettim” demekle iş bitmiyor, imanını korumak için daima havf ve reca arasında bir disiplin içinde yaşamak lazım.

Hz.Muhammed(sav), Veda Hutbesi'ni ölümü beklediği bir hâlet-i ruhiyyede irad etmiş.

İlki; O sene Ard hadisesi iki defa gerçekleşmiş. Ard ; yılda bir Ramazan ayında Hz.Muhammed(sav) Kur’an-ı Kerim'i baştan sona kadar okur, Cibril-i Emin kendisini dinlermiş. Bir defa da Cibril okur, Peygamberimiz(sav) dinlermiş. Bu defa Cibril (as) bir daha tekrarını isteyince Resul-i Ekrem "Bu benim yakında ölmeme işarettir." demiş.

İkinci bir işaret, Nasır suresi nazil olduğu zaman, Resul-i Ekrem demiş ki eğer bana istiğfar ve tesbih kaldıysa ölümüm yakındır. Kızı Fatıma’sına bunu söyleyince çok üzülmüş sonra ona “ailemden en erken sen bana ulaşacaksın demiş ve Kızı müferreh olmuş. Gerçekten Peygamberin vefatından birkaç ay sonra Hz.Fatıma(ra) da vefat etmiş.

Üçüncüsü 632 Yılı 8 Mart, Hicrî Takvim'e göre 10.yıl, Zilhice’nin dokuzunda yüz bini aşkın sahabeye seslenince; “Ey İnsanlar!..Sözümü iyi dinleyin, burada olanlar burada olmayanlara iletsin, umulur ki onlar daha iyi uyarlar, seneye burada buluşacağımızı sanmıyorum.” demiş.

Bu üç tespiti bir arada düşündüğümüz zaman Veda Hutbesi aynı zamanda insanlar için bir vasiyetname hükmündedir.

Allah razı olsun ki, o mübarek sahabeler iyi dinlediler, not aldılar, bize ulaştı ve biz bugün bir araya gelmiş Veda Hutbesini sohbetimize konu etmişiz.

Veda Hutbesine göre;

Cuma ve Arife gününün mukaddes olduğu gibi, Mekke mukaddes olduğu gibi can, mal ve namusumuz mukaddes değerlerdir ve dokunulmazdır.

 

Can, mal ve namusun güvende olmadığı bir toplumda huzur olmaz.

 

Faizin her türlüsü kaldırılmıştır, faiz ile muamele etmek Allah'a ve Resulü'ne savaş açmakla eşdeğer bir günahtır. Faiz tıpkı bir elektrik süpürgesi gibi milyonların cebinden paraları toplayıp zenginlerin kasasına bırakıyor, insanlık bir an evvel bu faiz sisteminden kurtulması lazım.

Faiz demek “Sen çalış ben yiyeyim” demektir. Öyle olmuş ki ‘karz-ı hasen’ unutuldu. Borç olarak verdiğiniz para,

altı ay sonra eriyor.

 

Kız çocuklarının hor ve hakir görüldüğü bir toplumda Peygamberimiz kızı Fatıma geldiği zaman “Babasının Annesi” diyerek onu ayakta karşılardı.

Peygamberimiz  “Cennet annelerin ayaklarının atındadır” dedi.

“İki kız çocuğunu edep üzeri büyüten ve evlendiren bir kimse cehenneme girmez” dedi.

Irkçılığın yanlışlığını dile getirdi.

Ne Arab’ın Aceme, ne de Acemin Arap’lara üstünlüğü vardır, üstünlük takvadadır.

Bir gün beyaz tenli biri bir siyahîye aval aval bakıyor.

Siyahî olanı diyor ki "Hayırdır arkadaş, sen boyayı mı beğenmedim yoksa boyacıyı mı?. İnanın her ikisinde suçum yok, boya da Allah’ın boyacı da Allah."

Beyaz adam özür diler ve birbirine sarılarak helalleşir.

“Size Kur’an ve Sünnet bırakıyorum” demesini biraz irdelemek isterim.

Kur’ana karşı yanlış yapma cesareti olmayan bazı zayıf karakterli kimseler ki ben bunu bilinçli olarak söylüyorum.

Peygambersiz İslam’ı savunanlar ya cahildir yada birilerinin adına bu işi parayla yapıyorlar.

Peygamberimizin hayatı, Kur’anın yaşama modellenmiş halidir. Peygamberi devre dışı bırakarak İslam’ı yaşayamayız.

*Kur’an-ı Kerim, neyi yapmamız gerektiğini emreder, Peygamberimiz nasıl yapacağımızı gösterir.

*Yeni atanmış bir Hakim düşünün, davaları karara bağlarken “Ben yasa tanımam, Anayasaya göre karar veririm.” derse ne kadar komik duruma düşer değil mi?

Sünnet, İslam’da yasa ve yönetmeliktir.

Üstad Bediüzzaman diyor ki; Öğretmeni olmayan kitap, kağıttan ibarettir. Kur’an’ın öğretmeni, mübeyyini Peygamberimiz(sav)'dir.

İşte Peygamberimiz, bizim için böyle örnektir.

*Unutmayınız ki Kelimeyi Tevhid, Lailahe ilellaah Muhammedü'n- Resulüllah'tır.

Allah'ın selamı üzerinize olsun, iyi varsınız, iyi ki buradasınız Allah sizden de anne babalarınızdan da öğretmenlerimizden de razı olsun" diyerek sohbetini tamamladı.

 

 




Kaynak: Musluman Dunya

Editör: Editör

Bu haber 140 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DİYANET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI