İslam dünyasındaki işgaller birer sonuçtur ve bu sonucu ortaya çıkaran ise İslam dünyasının niceliği değil nitelik problemidir. "Nitelik problemlerimizi" gidermediğimiz sürece sonuca müdahale edemeyeceğiz ve var olan işgalleri bertaraf edemeyeceğiz.
Tarih, kınamalar ve yakınmalar ile değişmez. Mâlik Bin Nebi'nin ifadesiyle "Ruhunu değiştiren tarihini değiştirir". Biz tarihte özne olarak yer almak istiyorsak bireysel, toplumsal ve siyasal anlamda "bilinç ve ruh inkılabını" gerçekleştirmeliyiz. Ruhun ve düşüncenin dirilişi olmadan işgaller önlenemez, yazgılar değişemez. İlahi yasalar olan Sünnetullahı tüm yönleriyle işlevsel kılmalıyız. Sürekli sitemkar ve eleştirel kalarak geleceği inşa edemeyiz. Geleceği inşa edecek olan çabamızdır.
Müslümanlar olarak varlığımızı binalarla, niceliklerle değil insanlarla ve niteliklerle hesaplamalıyız. Bugün en büyük problemimiz NİTELİK problemidir. Bu anlamda yatırımları binalara değil insanlara yapalım. İnsani ve İslami değerlerimiz çoraklaşırken maddi dünyamızın zenginleşmesi felakettir. Ruhumuzu rehavete kurban etmeyelim. Her imkân bir imtihandır. İmtihanlar dünyasında her gün içeriğimizi kaybediyoruz. Eleştirdiğimiz modernist ve kapitalist dünyanın etkilerini üzerimizde taşıyoruz. Başkalaşarak varolma yoluna girenlerin sonu hep yabancılaşma olmuştur.
"Ulus sınırlar" İslam dünyasını coğrafi olarak bölürken "mezhepsel unsurlar" İslam dünyasını yorumsal olarak böldü. Bu bölünmeler etkisini hala devam ettiriyor. Tarihin belirli koşullarında oluşmuş siyasal ve yorumsal farklılıkları bugüne taşıyarak geleceği zehirlemekten vazgeçelim. "Tarihi mumyalaştırarak" tapınak haline getirdiğimiz sürece bu tapınak hep kurban isteyecektir.
Batı menşeili ulus bölünmeleri sorgulayanlar Doğu menşeili mezhepsel bölünmeleri de aynı hassasiyetle sorgulamalıdır. Ulusçuluk ve mezhepçilik sınırlarına hapsolmuş bir zihin hakikati parçalayarak bütünselliğe ulaşamayacaktır. Aliya İzzetbegoviçin ifadesiyle "Ulusçulugun dar sınırlarından kurtulmak için kendinizi müslüman olarak görün yeter". Günümüzde Müslümanlar kendilerini ulusçulugun dar sınırlarından kurtarmak yerine bu sınırlara kutsallık atfedip hapsediyor. Hatta daha ileri giderek Evrensel Aziz İslâmı bile bu dar ulusçuluğa payanda kılıyor. İslâmı milliyetçiliklerin esiri kılıyor. İslâmı reddettiği bir düşünceye araçsallaştırmak İslam'a hakarettir.
Devlet odaklı bir mücadelede, güç istencinin cazibesi, insanı aceleci ve acemi kılabiliyor. Aceleci ve acemi ruhlar, yorumlar, yanılgılara yol açabiliyor. Bu yanılgılardan dolayı İslami camialar çok ciddi bedeller ödüyor, hayal kırıklıkları yaşıyor. Bize ait olmayan değerler, iktidarlar üzerinden kendimizi inşa etmekten vazgeçelim.
Devlet odaklı değil davet odaklı bir mücadele her zaman vakıaya uygundur. Zaten doğru yürütülen davetin doğal sonucudur devlettir. İslami mücadele karşıtlarını kırarak yok etmek yerine dayanaklarını "anlamsızlaştırarak" kazanabilme yolunu tercih etmelidir. Karşıtını yok ederek var olmak ne kadar tehlikeli ise karşıtına benzemek de tehlikelidir.
İnsana ders veren tarihtir. Fakat yaşadığımız acı coğrafyada bazıları öylesine kördür ki felaket onları bulana kadar farklı yolları ve çözümleri göremez, kabullenemez.
İslam'a en büyük saygısızlık İslam'a inandığını söyleyip İslam'ı yaşamamaktır. İslam'ın belirleyici olmadığı kimlikler üzerinden İslam'ın konuşulması hatta yargılanması acı bir çıkmazdır. Her türlü iyiliği ve güzelliği sisteme, demokrasiye her türlü kötülüğü ve geriliği İslam'a yükleme aymazlığından ve ezikliğinden vazgeçmeliyiz.
Ey yüce Rabbim! Bizi uhuvvet ve muhabbet yürekli, tevhid, adalet ve ibadet yüklü muttakiler olarak sıratı müstakimde yol alanlardan eyle. Hayatımızı hikmetsiz, ibadetlerimızi ihlassız, tefekkürümüzü tevhidsiz, sadakatimizi samimiyetsiz bırakma. Bizi saptıran düşüncelerden koru. Düşünce sığlığından sağlıklı düşünmelere bizi ulaştır. Değişimi değerlerine hizmet eden yenilenmeler lütfeyle. Ilmihal bilgileriyle halimizin değişmeyeceğinin farkındalığını yakalayacak ilmi lütfeyle. Düşmanlarımıza güç veren zaafiyetlerimizi görecek feraset, giderecek cesaret lütfeyle.
Ey rabbimiz kalbimizde kardeşlerimize karşı kin bırakma. Bizi birbirimizle imtihan etme. Sensin bizi mevlamız. Allahım; mazlumlara zalimlere karşı adalet ile mücadele edecek gücü ver fakat mazlum iken zalim olacak fırsatı verme. Allahım dostlarımızı ve kardeşlerimizi bizden uzaklaştıracak maddi ve sınıfsal zenginlikler verme.