Güzelim Allâh'ın dünyâsını, ki o dünyâ uhrevi hayâtın mezrasıdır, İlâhî rızâya erişmek için bir mekteptir.
İşte iş bu dünyâda doğal bir afet olmamasına rağmen, kâ`inâtın sâhibi tarafından bir kıtlık gelmemesine rağmen bizi adâletsizliğe sevk edenlere hakkım helâl değildir.
Bütün çabamızı ve gayretimizi ekmek kazanmaya sevk eden, ay başı kirayı düşündüren, elektrik su ve doğalgaz faturasına yetişmeyi bize dert eden kişi ve kurumlara hakkımı helal etmem.
Kendimize ve ailemize zaman ayırmamızı engelleyen, toprağın yeşilliğinden, denizin mavisinden göğün şeffaflığından mahrum eden, antik Yunan köleleri gibi, eski İngiltere köleleri gibi sâdece ve sâdece ekmek düşündüren kişi ve kurumlara hakkımı helal etmem.
İki ayrı işte çalışıp bütün gayretimle hayât mücadelesini verip, ayakta ve dik durmayı düstur etmeme rağmen ayakta duramaz hâle getiren adâletsiz sisteme ve bu sistemi ayakta tutmaya çalışan her birey ve kişilere hakkımı helal etmem.
Bir taraftan halkın cüzdanını soyarken, öbür taraftan bu soygunlukla kendi hayatlarını lüks içerisine sürdüren kişi ve kurumlara hakkımı helal etmem.
Ve hâlâ bunları görmeyen bir an bile oturup düşünmeyen, tefekkür etmeyen buna rağmen her seçimde gruplasıp sisteme yaverlik yapan gariban halkım gayrı size de hakkımı helal etmem.
Zulmü alkışlayan, zulm eden, zulme sessiz kalan ve adalet kavramını öldüren her kişiler bekleyin bakalım mahşere gelmez misiniz?