Trump’ın “NATO bizim için yoktu” çıkışına bir Avustralyalıdan gelen cevap:
“Dostum, 600 bin evsizin bu gece sokakta uyuduğu bir ülkeyi yönetiyorsun.
Yetişkinlerin %40’ı, 400 dolarlık acil bir masrafı borç almadan karşılayamıyor.
İnsülin, araba taksidinden pahalı. İnsanlar hayatta kalmak için doz kısmak zorunda kalıyor.
Tıbbi borçlar iflasın bir numaralı sebebi.
Kadınlar, kürtaj yasalarından korkulduğu için müdahale edilmeyen hastanelerin otoparklarında hayatını kaybediyor.
Dünyada en fazla insanı hapseden ülkesin. 2 milyon insan parmaklıklar ardında. Üstelik bunların büyük kısmı henüz suçlu bile değil, sadece kefalet ödeyecek kadar paraları yok.
Yaşam süresi düşüyor.
Gelişmiş ülkeler arasında bu tabloyu yaşayan tek ülkesin.
Çocuklar okulda matematikle İngilizce arasında “aktif saldırgan” tatbikatı yapıyor. Sen ise silah üreticilerini zengin ediyorsun.
Asgari ücret 15 yıldır yerinde sayıyor.
Öğretmenler iki işte çalışıyor, gaziler sokakta yaşıyor.
Ama sen, sana saldırmamış bir ülkeye karşı savaşlara trilyonlar harcıyorsun.
Sonra çıkıp Grönland’a “kötü yönetiliyor” diyorsun.
Grönland’da evrensel sağlık sistemi var.
Eğitim ücretsiz.
Hapis oranı düşük.
Kimse hasta diye iflas etmiyor.
“NATO bizim için yoktu” diyorsun…
Ne zaman?
11 Eylül’de mi?
Çünkü NATO tarihinde ilk ve tek kez 5. maddeyi senin için devreye soktu.
Onlarca ülke asker gönderdi, savaştı, öldü.
Avustralya NATO’da bile değildi.
Ama yine de geldik. 20 yıl boyunca.
Ve sen, kimseye haber vermeden, sabaha karşı çekildin.
Herkesi kaosun içinde bıraktın.
O yüzden belki de başkalarını eleştirmeden önce kendi ülkene bir bakmalısın.
Çünkü bu tabloda kötü yönetilen tek şey başkaları değil.