Bugun...



Kalemini Kur'ana hadim eden adam: Muzaffer Van hoca

Van'da ikamet eden Emekli Öğretmen Muzaffer Van hoca üç yıllık disiplinli bir çalışma ile Kur'anı Kerimi elle yazmayı başardı. Allah kendisinden razı olsun. Bu konuda Genel yayın yönetmenimiz Eyüphan Kaya'ya ya bir röportaj verdi.

facebook-paylas
Güncelleme: 02-04-2025 19:23:48 Tarih: 02-04-2025 16:44

Kalemini Kur'ana hadim eden adam: Muzaffer Van hoca

Soru: Kısaca kendini tanıtır mısınız?

Cevap: Bismillahirrahmanirrahim, 1961 yılında Adilcevaz’ın bir köyünde dünyaya geldim. İlkokulu köyümde, ortaokulu Özalp’ta, liseyi Van Alpaslan öğretmen lisesinde okudum.1982 eğitim enstitüsünü bitirdim. Giresun’da öğretmenlik yaptım, Van’da esnaflık yaptım ,kuyumculuk, toptan telefonculuk, yemek fabrikasını kurdum. Dokap projesinden yararlanarak kuyumcu atölyesini açtım. Son olarak yapı inşaat işleriyle meşgulüm. Evli, beş çocuk babasıyım. Çeşitli stk’larda görev aldım, Van’da ikamet ediyorum.

Soru: Hat sanatı ciddi bir sanat, buna ilgin nasıl oluştu?

Cevap: Hat sanatına küçüklüğümden beri ilgim vardı. Kısa süreliğine İstanbul’da hattat Selim Türkoğlu'ndan online ders aldım. Asıl hat hocam Hüsrev Paşa  camii imam hatibi Hüsrev Koyuncu’dur. Hocamla ilk derste aramızda şöyle bir diyalog gelişti;

-Hocam ben Kuran’ı Kerim’i yazmak istiyorum, onun  için bu kursa yazıldım.

-Bu sene olmaz gelecek sene inşaallah dedi.

-Hocam ben yaşlıyım çok gecikirse gözümde rahatsızlıklar oluşabilir, elim de titriyor, yazamam, dedim.  Hocam gülümseyerek öyle mi, o zaman kursa iki yıldır devam eden arkadaşlarına sor, gözün kesiyorsa onlarla devam et. Ben de hocama, onların iki yıllık çalışmalarının seviyesine kısa sürede ulaştım, dedim. Derse ciddi devam et ve Kuran’ı Kerim’i bir an evvel yazmaya başlarsın. Bu teşvik karşısında bir kaç gün çalışıp yazdığım ilk sayfayı hocama getirdim ve hocam çok beğendi “işte bu” dedi.

Esas ilham kaynağım büyük alim Şeyx Ahmed-ı haninin Kürtçe söylediği şu sözü olmuştu. "Heta tu dewru dersan nekî tekrar û mesruf, lı dunyayı tu nabî ne meşhur û ne ma'ruf”

Mısraları ile “gerdıte meksudek hebi lazıme dıbi libılez, hasma te ma'budek hebî daim tü bı emri wi bı bez” fıkrası oldu.

Soru 2: Kuran’ı Kerim’i yazma fikri sende nasıl hasıl oldu?

Cevap: Kuran’ı Kerim’i yazma fikri takriben üç sene önce bende oluştu. Bu üç yıl içinde birçok engellerle karşılaştım ve birkaç kişiye danıştım, bu konuda olumlu konuşan pek olmadı. Yalnız Hüsrev hocam hep bana olan desteğini yeniledi. Üstad Bediüzzaman’ın dediği gibi, "hayırlı işlerin muzır manileri çok olur," sözü hep kulağımda çınlıyordu. Tam da gevşemek üzere iken sonra bende şu fikir hakim oldu: Çok meşhur bir alimin binler  baskısı yapılmış bir kitabı olsa, ben onun kitabını el yazısıyla yazıp ona takdim etsem ve desem ki; Üstadım biliyorsunuz bu kitabınızın piyasada binler baskısı var ve benim yazdığımdan daha güzeldir ancak ben de bu kitabınızı okudum hoşuma gitti elle yazıp size takdim ediyorum. Her halde hoş karşılar, dedim. Öyle ise kelamullah unvanını kazanan Kuran’ı Kerim’in piyasada binler baskısı olsa da el yazısı ile yazıp Yüce Yaradana takdim etsem inşallah kabul buyurur dedim ve yazmaya başladım. Cenabı Allah’ın inayeti ve yardımıyla bitirdim. Ne kadar şükretsem azdır.

        Kaldı ki Kuran’ı Kerim her müminin hem anayasası, hem bir dua kitabı, hem bir fikir kitabı, hem bir zikir kitabı olması münasebetiyle onu yazma şerefini bahşeden Allah’a sonsuz şükürler olsun.

        Rahmetli babam medrese hocasıydı, her gün sahurda başlayıp ikindi vaktine kadar Kuran’ı Kerim’i hatmederdi. Onun vefatından sonra bende Kuran’ı Kerim’e karşı başka bir duygu oluştu. Tabi günde bir hatim indirmek öyle kolay değildi. Her gün bir hatim indirmek tırpan çekmekten daha yorucudur. Arkadaşları ne kadar ısrar etseler de babam ömrünün sonuna kadar bu adetine devam etmişti.

        Bundan çok etkilenmişim ki yazmamın ilk zamanlarında bir gün mezarı başındayken dedim, baba şikayet gibi olmasın sen her gün bir hatim okumanın ne kar zor olduğu söylerdin bir de yazmanın ne kadar sabır gerektirdiğini bir bilsen, diye latife yaptım.

Soru 3: Yıllar süren bu süreçte sabrınızı besleyen ne oldu?

Cevap: Hakikaten Kuran’ı Kerim her hangi bir kitap değildir. Yazmak için çok ciddi bir ihtimam, hususi dikkat ve emek ister. Bir de Hüsrev hocam hep abdestli olarak yazmamı istemişti, çok şükür bir tek harfini dahi abdestsiz yazmadım.

        Bu tür manevi işlerde sabırla çalışmak adeta bir kuyumcu hassasiyeti göstermek gerekir. Kuran’ı Kerim’i ise 1400 seneden beri günümüze kadar tek bir harfi dahi değişmeden muhafaza edilen yegane kitaptır. Cenabı Allah kıyamete kadar korunacağını bize vaad etmiştir. “Hiç şüphe yok ki Kuran’ı biz indirdik elbette biz koruyacağız. (Hicr:9.)”

Soru 4: Kuran’ı Kerim’i harf harf dokunarak yazmak insana nasıl bir duygu veriyor.

Cevap:  Kuran’ı Kerim’i sizinde belirttiğiniz gibi harf harf dokunarak yazmak çok büyük bir mutluluğa vesiledir, yazarken inanılmaz bir keyif alıyordum. En stresli zamanımda bile yazarken bir anda rahat bir nefes alıyordum. Hocamın dediği gibi, “Haza min fadli Rabbi” (Bu Allah tarafından verilmiş bir nimettir.) Bu vesile ile bildiğimiz ve bilmediğimiz bir çok ihsanına ve bereketine vasıl olduk.

Soru 5: Kuran’ı Kerim’i yazma sürecinde yaşadığın bir anı yada manevi bir hal oldu mu?

Cevap: Kuran’ı Kerim, zaten kerametli ve bereketlidir. Yazmaya başladığımda gözlerimdeki ağrı geçti. Elimdeki titreme düzeldi. Kuran’ı Kerim’i yazarken çok manevi haller yaşadım müsadenizle bunları anlatmak istemiyorum. Yalnız şu örneği paylaşayım,

Gözlük için doktora gittiğimde doktor bana her nasılsa iki numara büyük gözlük yazmıştı, baktım okumaya olmuyor, tekrar doktora gittim.

Doktor durumu anlayınca o da nasıl bu numarayı yazdığına şaşırdı, iki numara büyük yazılan gözlüğün camlarını çıkartmadım nede olsa ilerde gözümün numarası büyüyecek o zaman gözlüğü takarım. Eski bir çerçeveye taktım. Yalnız yazarken baya rahatsız oluyordum, bir de ilk gözlüğü deniyeyim dedim baktım ki o iki numara büyük olan yazmaya tam uygunmuş. Tüm Kuran’ı onunla yazdım. Eğer benim ve doktorun iradesi dışında böyle bir yanlış olmasaydı bu numarada bir gözlük almak aklıma gelmezdi. Demek her şey bir plan dairesinde yürüyor. diye cevap verdi.




Kaynak: müslüman dünya

Editör: Editör

Bu haber 533 defa okunmuştur.


Etiketler : kur'an hat van

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DİYANET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI