beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Suna İlhan

facebook-paylas
ZAAFLARIN GÖLGESİNDE İNSAN
Tarih: 04-05-2026 10:01:00 Güncelleme: 04-05-2026 10:01:00


​Bazı şeker hastaları, sonu koma olsa dahi kendilerine yasaklanan yiyeceklerden vazgeçemezler. Buradaki iştah ve arzu, hayatta kalma korkusunun önüne geçmiştir. Nefis meylettiği için şeytanın fısıltısı ikna edici bir sese dönüşür. 

Öte yandan, bu korkuyu iradesiyle birleştirenler kendilerini kontrol edebilirler; yasaklı yiyeceklere bakmaz, onlara karşı adeta bir "oruç" tutarlar.

Aynı mekanizma, kalbinde maraz bulunan bireylerin davranışlarında da görülür. Saplantılı bir gözetleme (röntgencilik) hazzı duyan bir erkek için toplumsal baskı veya ceza korkusu, o anki dürtüsünün gerisinde kalır. Bakışlarıyla çevresindeki bayan cinsini yemekten haz duyar.

​Bu durumun bir başka yüzü ise bayanlardaki kendini teşhir etme arzusunda saklıdır. Beğenilme tutkusu, ruhun derinliklerindeki "zarar görme" endişesini cılız bir sese mahkûm eder. Bu noktada seçici bir ilgi beklentisi doğar: Sadece arzulanan profildeki kişilerin bakışları ödül sayılırken, hoşuna gitmeyen tiplerin ilgisi rahatsızlık ve tepkiyle karşılanır. 

Buna en güzel örnek, şöhretli olmaktır. Göz önünde ve herhangi bir yönüyle (özellikle genç ve yakışıklı ise) ünlü olmuş bir erkek, kendi sahasında veya halktan biriyle samimi pozlar verse veya iltifat etse bu hareket, bir nevi onurlandırma (!) vesilesi olurken, sıradan bir erkeğin benzer yaklaşımı t@ciz olarak değerlendirilir. Bu da hanımların başka bir zaafıdır. "Kendi tercihinde olanlar" kategorisi işlevsellik gösterir. 

Beğenilmek, özellikle bayanlar arasında hemcinslerine karşı bir üstünlük kurma aracına da dönüşür.

Dikkat edilirse, yazın sergilenen bedenini görücüye açma tavırları kışın yerini korunmaya bırakır. Zira soğuğun getirdiği hastalık riski, o anki zaafın üstüne çıkar. Beden, içgüdüsel olarak kendini korumaya yönelir. Bu da gösterir ki; arzular, daha somut bir tehdit (hastalık/soğuk) karşısında geri çekilmektedir.

İster erkek ister kadın olsun, bedeni bir emanet olarak görmemek ve zaaflara esir düşmek bir ruhsal yıpranmışlık halidir. Kendine saygı duyan ve varlığını muhafaza etmek isteyen insan, bu tür zaaflardan hicret eder.

Bunlar, sıradan insanların gösterdiği genel tavırlardır. 

Ancak ​iman meselesine gelince; iman, zaafları terbiye eden, onları kontrol altına alan veya kökten kurutan bir nimettir. 

Allah’a karşı duyulan huşû, insanı nefsinin esiri olmaktan (esfel-i safilinden) kurtarıp, yaratılışın en güzel mertebesine (ahsen-i takvîm'e) yükseltir.

İstisnalar kaideyi bozmaz. 



Bu yazı 8 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI