beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Suna İlhan

facebook-paylas
​İNSAN NEYSE TÖVBESİ DE ODUR
Tarih: 05-09-2026 15:16:00 Güncelleme: 05-09-2026 15:16:00


​"Nasuh tövbesi" diye bir deyim duymuş muydunuz?

​"Nasuh" kelimesi, mübalağalı olarak "çok çok nasihat eden" anlamındadır. Hakiki tövbenin de yapan kişiye nasihati vardır: O günahın işlenmemesi ve bir daha tekrarlanmaması gerektiğini anlatır.
 
​Tövbenin aynı zamanda müthiş bir temizleyici özelliği vardır. Günahları bir çırpıda silen kaliteli bir silgi gibidir.
​Şirki bırakıp iman eden sahabenin en büyük korkusu ve utancı geçmiş günahlarının ne olacağıydı. O kadar muzdariptiler ki bu konuda, nihayet âyet indi. Pişman olup iman ettikleri için geçmişe ait ne kadar günahları varsa hepsinin silindiği müjdesi verildi; bundan sonraki hayatlarına sıfırdan başladılar.

​Hem bu öyle bir silgi ki iz ve leke bırakmaz ama çöp kutusunda bekletir. Arada bir kendisini hatırlatarak tekrar pişmanlık ve gözyaşı oluşturur. Bu da amel defterine artı değer olarak yazılır. İşte şerlerin hayra dönüşmesine ve iyiliklerin artmasına bir örnek de budur.

​Tövbe; herhangi bir hata ve pişmanlıktan dolayı vicdanın rahatsız olması, ruhun darlanması sonucu ihlas ve samimiyetle o işten vazgeçmeye niyet etmek ve söz vermektir. Bu söz dilde kalmamalıdır. Kararlılıkla niyet edilmelidir ki vücut ve azalar bu niyetin etkisi altına girsin. Bazılarımızın yaptığı gibi "Tövbe tövbe ya Rabbi" deyip dedikoduya kaldığı yerden devam edilmemelidir.

​Tövbe, gidilen yanlış bir yoldan geri dönmektir. Hani bazen bir adresi bulmak için sokağın sonuna kadar gidersin, sonra yanlış yolda olduğunu anlayıp geri dönersin ya; işte öyle bir şeydir.

​İnsan samimiyetle tövbe etmedikçe nefis ve şeytan vesvese vermeye devam eder. Öyle bir tövbe olmalı ki nefis teslim olsun, şeytan ümidini kessin.

​"İyi de her zaman böyle tövbeyi nasıl bulalım, her defasında tövbe ettiğimiz hâlde yine bozuyoruz." derseniz Mevlana'nın şu sözü aklınıza gelsin: "Burası ümitsizlik dergâhı değil, yüz kere tövbeni bozmuş olsan da tövbe et, yine gel!" Mevla bir kapı aralamış olmasa Mevlana bu sözü söyleyemezdi.
​Hem nereden biliyorsunuz, belki bu son tövbeniz olacak? Bu kez "göl maya" tutacak; belki de bir daha o günahı işlemeden vefat edeceksiniz.

​Ama şunu da unutmamak lazım: Sık sık tövbesini bozup pişmanlık duyduğu şeyleri yapmaya devam edenler, kulların gözünde güvenilirliğini yitirir. Çünkü kimse kimsenin kalbini yarıp bakamaz veya bu tövbenin son tövbe olup olmadığını bilemez. Bunu da göze almak gerekir.

​Kur'an kursu kayıtları yapacağımız zaman bize iki türlü talebe gelir. 

Bunlardan birincisi:

— "Hoca! Bak beni fazla zorlama! Benim tansiyonum, şekerim var; öyle fazla sıkıntıya gelemem. Beni idare edeceksin. Bu yaştan sonra ben ne öğreneceğim, kuru ağaç eğilir mi? Deyiver bana hadi, kuru ağaç eğilir mi?" der.

​En zoru bunlardır. Daha tövbe edememiş; sağında nefsi, solunda şeytanı gelmiştir. Birini kayıt ederiz, diğer ikisi yedekte gelir. Biz üçüyle de uğraşırız. Bazen bu teke iner, bazen öylece devam eder. Bu grup talebe devamsızlık yapar, işlerinin ne kadar yoğun olduğundan bahseder. "Kuru ağaç" olduğu ön yargısıyla geldiğinden öğrenmeye kapalıdır; nefsi, kabiliyetinin önüne geçer. Zorlanır, daralır, sıkılır; uğraşmanın manasız olduğunu düşünür. Sonra da: "Şu kadar zaman kursa gittim, bir şey öğrenemedim veya falan hoca bana öğretmedi." der. Bu tip, pişmanlığı dilinden aşağı inmemiş tövbeci gibidir.

​Diğeri ise gayet mütevazı bir şekilde gelir. Bu güne kadar Kur'an ve dinle ilgili gereken eğitimi alamadığından, bu kursların onun için çok güzel bir fırsat olduğundan bahseder. Ölüm gelmeden buraya gelebilmek onun için göz aydınlığı gibidir:

— "Eksiğimiz çok hocam; işten güçten, hoca yokluğundan geri kaldık. Allah affetsin inşallah. Bundan kelli O'nun yolunda yuvarlanacağım." der. En sevdiğimiz talebe tipidir.

​Gözü gönlü açık dinler. Yaşı gereği çok şeyi unutur ama siz tekrar tekrar hatırlatmaktan gocunmazsınız. Her defasında mahcubiyeti yüzünden okunur. En çok da bunlar sever bizi. Öğrenmeye açık ve heveslidir. Devamlı gelmeye, ders kaçırmamaya çalışır. Pişmanlığı dilinden gönlüne inmiş kimsedir. Bizden de övgüyle bahseder, dualarına katar. Açığını bilir; onu kapatmak isteyene karşı nankörlük etmez. Öğrendiklerini yaşama katma çabasındadır. Dahası, bildiklerini çevresine anlatır.

​Bu ikinci grup, tövbe eden ve bu konuda samimiyet gösteren kul gibidir. Allah onların hayrını artırsın, diğer gruba da tövbe nasip etsin.

​Bizim iç dünyamız da zaman zaman bu iki talebenin çekişmesine benzer. Hemen her konuda tövbe ederiz. Emin olun, ne kadar samimi olursanız o kadar etkili olur.

​Geçenlerde birinden bahsettiler. Adam kırk yaşına kadar gücünün yettiği, fırsatını bulduğu her günahı işlemiş. Sonra bir tövbe etmiş, pir tövbe etmiş... Namaza başladığı gibi önüne gelene de tavsiye eder olmuş. Vefat ettiğinde cenazesi kalabalıktan geçilmiyormuş.

​Dedim ki: "Böyle bir insana tövbe nasip etmesi için Allah'ın rahmetini celbedecek iki şey biliyorum: Cömertlik ve büyük-küçük demeden herkese hizmet etmek. Hangisiydi?"

​"Çok cömertmiş," dedi anlatan. "Evinin yanında bir elma bahçesi varmış. Mevsimi gelince herkesi yolundan çevirip elma veriyormuş."

​"Namaza başlamış, önüne gelen herkese tavsiye eder olmuş" ile "herkese elma veriyormuş" ifadeleri arasındaki benzerliği fark ettiniz mi?

İnsan neyse tövbesi de oymuş...

​Allahu Teâlâ kullarına karşı çok merhametli, affedici ve lütufkârdır. Aynı zamanda Settâr'dır (günahları örtendir). Yeter ki biz tövbe yolunu tutalım; sadece diliyle değil, bedeniyle de tövbe edenlerden olalım.

​"Allah'ım! Sen affedicisin, cömertsin, affetmeyi seversin; bizi de affet." (Hadis-i Şerif)



Bu yazı 473 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI