beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Suna İlhan

facebook-paylas
ELLERİN DİLLERİ OLSA
Tarih: 07-08-2026 18:22:00 Güncelleme: 07-08-2026 18:22:00


​Bir yakınım evleniyordu. Hanım akrabalarla kına muhabbeti yaptık; kimi sadece serçe parmağına, kimi elinin ayasına yaktı. Ben ise kınayı çok sevdiğim için tırnaklarım hariç iki elimin de içine güzelce yaktırdım... Sonra ellerimi yumruk yapıp üzerlerine çorap geçirdim.

​İki elim de "geçici olarak servis dışı" olunca, onlarla yaptığım her iş için çevreme yönlendirmeler başladı:

​"Çantamı alır mısınııız?"
​"Arabanın kapısını açaaan...!"
​"Kapıyı kapatın!"

​Eve gelince daha zorları başladı. Gerekli yardımları alarak yatağıma geçtim.
​Normalde uyumadan önce üç İhlas, bir Fatiha, Felak ve Nas surelerini okuyup sevabını Efendimiz’in (s.a.v.) ruhuna bağışlamak; ardından ellerime üfleyip bütün bedenimi meshetmek sünnetini alışkanlık hâline getirmiştim.

​Allah’ım, ellerim yok!

​Kızıma seslendim:
​— Ben okuyup senin ellerine üfleyeyim, sen de bütün vücudumu meshet...
— Olur mu öyle?
— Niye olmasın, zaruret var.

​Biraz esprili bir şekilde aynen uyguladık. Bu vesileyle bir sünneti ona uygulamalı olarak "yakînen" öğretmiş oldum. Olursa olur, olmazsa da bu bile kâr! :))
​
​Yerime yattım, üstümü güzelce örttüler. 

Çocukken anam kına yakınca, "Köpekler havlamadan uyuyun, yoksa kınanız tutmaz" derdi. İnat gibi uyuyamaz, korkuyla köpek havlaması dinlerdik. Ondan mıdır nedir, sağa dön sola dön uyku gelmedi. Üstümdeki pike açılınca bizimkilere tekrar seslendim: 

"Üstümü örtüüüün!"

​Tekrar biri geldi. Ben de fırsattan yararlanıp mesajımı verdim:

​"Hey gidi hey! Siz çocukken gece kaç kere uykudan uyanır üstünüzü örterdim. Hepinizin bir araya gelip yaptığını ben tek başıma senelerce her birinize yaptım." :))

​Ama asıl mesaj nefsime geldi... Ellerim dile geldi sanki:

​"Hey gidi hey! Kendini bildin bileli biz senin için neler yapmadık ki! Seni kimselere muhtaç etmeden yedirdik, içirdik; ekmeğini, aşını yaptık. Tek başına üstünü değiştirmeni sağladık. Bizimle yaptıklarını saymaya gücün yetmez, saymayı bile önce biz öğrettik sana... Hayatın bize yüklediği her sorumluluğu hiç yorulmadan, durmaksızın yerine getirdik..."

​Ellerimle yaptığım işler bir bir gözümün önüne geldi. Gözlerim dolmaya, Rabbime karşı mahcup olmaya başladım. Meğer ne büyük nimetlere sahipmişiz de nankörlük perdesi örttüğü için göremiyormuşuz...
​
​"Allah'ım, layık olmadığımız nimetlerle bizi donattığın için Sana hamdolsun" dedim. "Hep ve çokça şükreden kul" olmayı diledim. Çünkü kesintisiz bir nimet içindeydik ve varlığın kıymetini ancak yokluğunda idrak edebiliyorduk. Tıpkı denizdeki balığın suyun kıymetini bilmemesi gibi...

​Sabah namazı için kalktığımda yine yardım istedim, ellerimdeki çorabı çıkardılar. Kınayı yıkarken artık bir başka bakıyordum kızaran ellerime. 

Gülümsedim...
​"Ben o kınayı kendim için değil, sizi kutlamak ve teşekkür etmek için yakmışım sevgili ellerim! İyi ki varsınız, bana yaptığınız iyilikler için minnettarım..."

​Kendi başıma abdestimi alıp namazımı kıldım. Bu kez tesbihteki "Elhamdülillah" kısmını altını çizerek söyledim.

​"Allah'ım! Bedenime afiyet ver, gözüme afiyet ver, kulağıma afiyet ver..." hadis-i şerifi geldi aklıma.

​Duamı edip kınalı ellerimi yüzüme sürerken daha bir güzel koktular sanki. Hürmet için başkalarının ellerini öperiz de kendi elimiz hiç aklımıza gelmez. İkisini de minnetle ve yavaşça öptüm.
​Sonra aklıma eli-ayağı olmadan doğan veya sonradan bu organlarını kaybeden insanlar geldi... Nasıl bir yaşam mücadelesi içinde olduklarını düşündüm.

​Allah'ın seçkin kulları...
​İmtihan içinde imtihan yaşayan sabır taşları...
​Cennetin "nurdan kanatlı" kuşları...

​Rabbim hepsinin yâr ve yardımcısı olsun, iman ve ihlas nasip etsin. Gülen yüzleri hiç solmasın. Bizi de çokça şükreden kullarından eylesin. Âmin!



Bu yazı 1011 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI