Amerika'nın 250. kuruluş yıldönümü başta Amerika olmak üzere birçok ülkede kutlanıyor. İçerisinde " barış, güvenlik, huzur" kelimelerle dolu tebrik mesajları en üst düzeyde yayınlanıyor. Oysa Amerika'nın olduğu yerde barış, güvenlik, huzurun olmadığını bildikleri ve yaşadıkları halde yayınlıyorlar. Lanetle anılması gereken bir günü kutlamak birileri için diplomasinin gereği olsa da bana göre ezikliğin göstergesidir.
Dünyanın başına bela olmuş güvensizliğin ve savaşın baş nedeni olan bir devletle istikrar ve refah aramaktan lütfen vazgeçin.
Amerika'nın olduğu her yerde ölüm, zulüm ve sömürü vardır.
Amerika demek sömürü ve kölelik demektir. Tarihi kan, ölüm ve gözyaşı üzerine inşa edilmiş bir devletin dünyaya verecek "barış ve huzur" yine kan, ölüm ve gözyaşıdır.
Bunu ne zaman anlayacağız.
Amerika'nın dostluğu düşmanlığıdan daha zararlıdır. Ki zaten Amerika'nın dostu yoktur çıkarları vardır. Amerika yük taşıtmayacağı eşeğe yem vermez.
Amerika'ya mecbur değiliz, şirin görünmek için taviz vermek mecburiyetinde değiliz. "Mecburiyete" yüklenilen her türlü eylem mahkumiyeti derinleştiriyor.
ABD'nin kuruluş yıldönümü için köprü rengarenk olmuş.!!! Amerika'nın övgüsünü almak için yapılan bu gösteriler övünç değil utançtır. Efendim, Türkiye'nin itibarı için bunlar gerekli. Bu zalimlerin, katillerin arasında itibar ne gezer.
15 Temmuzda Amerika destekli darbeye geçit vermeyen köprüyü Amerika bayraklarıyla süslemek hangi aklın ürünüdür.
Galata köprüsünde Filistin'e destek düzenleyip FSM köprüsünde Amerika'nın kuruluş yıldönümünü kutlamak bize ne kazandıracak. Filistinli şair Mahmut Dervişin deyimiyle: "Amerika vebadır; Veba Amerikadır."
Gelelim NATO toplantısına;
NATO bizi kendi çıkarları için daha çok ve daha derin kullanıyor. Biz ise bunu büyük bir gelişme ve gurur kaynağı olarak görüp kendimize destansı anlamlar yüklüyoruz. Methiyeler öyle bir hal aldı ki iktidar medyasında duyanda bu NATO "peygamber ocağı" zanneder.
Zalimlerin övgüsüne mazhar olmak için günlerdir nice müslüman hukuksuz bir şekilde gözaltında, iradeler ipotek altında, yüzlerce hesap kapatıldı. NATO'dan birkaç övgü almak için nice insan kurban edilmeye devam ediliyor. Koskoca NATO bir kaç insanın bir eyleminden korkuyorsa nasıl güvenliğinizi bunlarla inşa ediyorsunuz.
NATO'ya karşı çıkanlar iktidar medyasına yakın kesimler tarafından adeta vatan haini gibi istiza ediliyor. Oysa NATO'ya karşı çıkmak bir onurdur. Türkiye'nin bu yapıda olmasını sorgulamak ülkeye düşmanlık degildir. Bizzati ülkenin asıl düşmanlarını tanımaktır. NATO'ya karşı çıkmak onurdur. Onurlu insanlara selâm olsun.
NATO toplantısının Türkiye'de yapılması üzerine bir haftadır NATO'yu aklamak paklamak için binbirdereden su getiriliyor. Bunun en önemlisi ise Türkiye üzerinden NATO'yu olumlama girişimleridir.
Efendim "NATO içinde Türkiye'nin savunma gücü" artıyor. Peki bu savunma gücü kime karşı, kimi savunmak için kullanılacak. Bu savunma sanayisini NATO gibi işgalci güçler kullanacaksa müslümanlara ne yararı olacak. Yörünge yanlış olduktan sonra yürümenin büyümenin anlamı nedir?
"Türkiye caydırıcı güç olma yolunda" diye kendimize kahramanlık payesi yüklüyoruz. Caydırıcı gücümüzü Gazze'de çok açık bir şekilde gördük. Gazze bize katillerle birlikte olup mazlumları kurtarma imkanımızın olmadığını gösterdi. Amerika'nın Gazze planı harfiyen uygulanırken, çarkı onlar döndürürken bizim dişli olmamız bir övünç olmamalıdır.
Türkiye güçlüdür. Lakin Türkiye bu zalimler ve katiller sürüsünün içindeki kaldığı sürece gücünü ve gerçekliğini asla sergileyemecektir.
Amerika Türkiye'nin gücünü sürekli kendi ekseninde tutarak berheva etmektedir. Türkiye Amerika'yla birlikte kalıp İsrail'i durduramayacaktır. Aksine Türkiye ile birlikteliğini sıkılaştırıp müslüman coğrafyalarda yumuşak geçişler yapacaktır. İsrail'i normalleştirecek, zulmünü yönetilebilir hale getirecektir.
Amerika'nın methiyeleri birilerini mest etse de bu methiyelerin hiçbir gerçekliği yoktur. Bağımlılığı artırarak büyütme politikasından geleceği kuramayız.
Türkiye'nin NATO'da etkisi artmıyor maalesef NATO'nun Türkiye'yle ilişkileri derinleşiyor.
NATO Müslümanların lehine olacak her meselede hep engeldir. Kendi lehine olacak meselelerde ise hep Müslümanları kullanır.
Türkiye'de NATO'dan habersiz hangi darbe yapılmıştır. Darbe döneminde NATO'ya küfrediyorlar normal dönemlerde onlarla savunma işbirliği yapıyorlar.
Türkiye bunların çarkının içinde dişli olmak yerine kendi yörüngesinde çarkını inşa etmelidir. Aksi takdirde iyi niyetle yer aldığı eksende gücü iyiliğe dönüşmeyecektir.
İsrail'i terörist ilan edip terörist İsrail'i her zaman destekleyen Amerika'yı ve onun uydusu NATO'yu "müttefik" ilan etmek doğru bir siyasi duruş değildir.
Ana akım medyamızda NATO methiyeleri gırla gidiyor.
Amerika'nın ve NATO'nun katliamlarına dair birkaç küçük kanal hariç tek bir cümle kuran görmedim. NATO'nun niçin kurulduğu kimlere hizmet ettiği ile ilgili zaten hiçbir şey yok.
Daha önce hem NATO'yu hem de Türkiye'nin NATO'da niçin yer aldığını sorgulayan nice kesimler şimdi NATO'da Türkiye'nin olmasını gurur nedeni olarak anlatıyor. Hatta bazıları bunu sorgulamayı vatan hainligi ilan eder duruma geliyor.
Gazze ile ilgili hiçbir şey ifade edilmiyor. Gazze'yi yerleyeksan eden Amerika desteğini şimdilik gözlerden kaçırmak için nice argümanlar üretiliyor. İran'a yapılan haksız saldırılar NATO toplantısının olduğu saatlerde bile yapılıyor, medya sorgulamıyor.
Gazze'de İran'da mazlumların cenazesi yerde iken katillerle bu kadar diplomasi dilini aşan sevgi görüntüleri zalimleri ödüllendirmenin, kiymetlendirmenin ötesine geçmiyor.
Yerli ve milli gururumuzu okşayan bir kaç cümle ile mest oluyoruz. Oysa Gazze'nin enkazı daha kalkmamış, hesabı sorulmamış iken bu zalimlere ve övgülerine bu kadar anlam yüklemekten utanmalıyız. "Bazı insanlar utanma duygusunu maalesef kaybetti."
Zalimlerle kurulan bu ilişkiye bu kadar methiyeler düzmek vebaldir.
NATO'nun Türkiye'yle ilişkisi Türkiye'nin asla yararına değildir.
Selametle