|
Tweet | Tarih: 06-05-2026 12:07 |
İslam toplumunda İslam’ı direk hatırlatan eserlerin başında Camiler gelir. Cami dünyanın muhtelif yerlerinde yapılan Beytüllah’ın birer şubeleri, inanç ve kültürümüzde Allah’ın evleridir.
Müslüman manevi gıdasını Camiden alır.
Cami, hayatın merkezi/odağıdır.
Cami, sulh ve selamet yeridir,
Sosyal yardımlaşma ve dayanışma yeridir,
Talim terbiye yeridir,
İbadet yeridir,
İstişare yeridir,
Garibanları sığınağıdır,
Herkesin suyundan, gölgesinden, bahçesinden minnetsiz faydalandığı mabeddir.
Bir Müslüman ufak tefek programlar dışında(sılayı rahim, panel, seminer, konferans vb…) hayatına bir üçgen oluşturmalıdır: “Ev-İş-Cami üçgeni.
Biz camiye gereken hakkı vermediğimiz için cami bize sırtını çevirmiş, bir nevi bizden intikam alıyor, bu kusurumuzu telafi etmek için ciddi bir çalışma ve çaba göstermeliyiz.
Birkaç yıl önce “cennetin yolu camiden geçer” başlıklı bir yazı yazmıştım hem Kadim Diyanet Reisimiz Prof.Dr.Ali Erbaş hoca hem de o zamanki Diyarbakir İl Müftümüz Lütfü İmamoğlu bana destek vermişlerdi.
Bu başlığı kullanırken peygamberimizin şu hadisinden cesaret almıştım. “Kalbinde cami muhabbeti olan bir insan mümindir” ben de bir önerme kurarak cennet müminlerin yeri olduğuna göre o zaman camiyi sevenler cennete gider hükmüne varmıştım. Yine ihtiyaten şunu da belirttim dedim ki “her camiye giden cennete gitmeyebilir ama cennete gidenler camiye gelenlerdendir.”
Teşbihte hata olmasın camiler cennet pasaportunun vizelendiği birer ilahi konsolostur.
Peygamberimiz(sav) Medine’ye gider gitmez ilk yaptığı eser cami değil miydi?
Bir kereste sözde imam çıkmış “bu kadar cami israftır” diyerek Siyonistlerin piyonu olduğu kendini deşifre etti. Eğer imam olsaydı şöyle demeliydi; “milyonlarca Müslüman çocukları sokaklarda insi ve cinni şeytanların etkisinde her geçen gün cehenneme yaklaşıyorlar, bunları bir an evvel camilerde bir araya getirmemiz lazım, Müslüman insanlar camiye gelirse ki Cuma günü gelmeleri erkekler için farzı ayindir, hatta kadınların gelmesi de sünnettir, o zaman mevcut camilerde yer kalmaz, buna hazırlıklı olmak için daha fazla cami yapmamız gerekiyor” demeliydi.
Cami 24 saat esasına göre çalışması gereken manevi bir meskenlerdir. Bu tür şaklaban kimselerin camiden anlayacağı yok, bu zerzevat yanlış meslek seçmiş, bir an evvel görevden ayrılması/alınması lazımdır diye düşünüyorum.
Şimdi soruyorum Birleşmiş Milletlere bağlı bir çok İslam ülkesi var, peki Hiristiyan’ların BM’de Kilise Kürsüsü var da neden Müslümanların Cami Kürsüsü yok? bu imamcık bunu hiç dert edinmiş mi? Uyan Müslüman uyan bu din böyle kapasitesiz insanların eline bırakılacak kadar hafif bir din değildir. Bu din insanlığın saadetine katkı verecek düzeyde bir ağırlıktadır, hafif insanların, böyle parayla namaz kıldırgaçlığı yaparak memurluk yapanlara bol gelir.
Bu imamı kınıyorum, bir an evvel başka bir kuruma geçmesini tavsiye ediyorum.
Benden söylemesi.
NOT:Hocanın videosunu tam izledim, iyi niyetli bir açıklama, ama sosyal medyaya yansıdığı kadarıyla bu yazıyı yazmak durumunda kaldım.