Ne zaman bir tahta kapı görsem, içim huzurla dolar...
Beni çocukluğuma götürdüğü için mi, yoksa çocukluğumu gıcırdayarak bu ana taşıdığı için mi, bilmiyorum. Sıcak komşulukları hatırlattığı veya o eski komşu sıcaklığını verdiği için de olabilir.
Mütevazı, kilitsiz, boyasız; beş tahta ve dokuz çiviyle mahrem alanı oluşturan, dosta ardına kadar açılıp yabancıya çelik kapı gücünde duran muhafızlar...
Bazıları serkeş olur, iki adım gitmez. Omuzlar, ancak içeri geçecek kadar aralarsınız.
Bazıları da açılırken canı yanıyormuş gibi çığlık atar. Sanki ayakları romatizma olmuş bir insanı yürümeye zorluyorsunuz... Birazcık yağlansa uysal kediye dönecektir ama kimsenin aklına gelmez nedense. Belki de dış kapıdan gelen bu ses, hane içine bir "zil" efekti olarak yansır; Allahuâlem.
Üstünde çok yük var bu kapıların. Kim bilir kaç mutlulukla ardına kadar açıldı, kaç kahırdan sonra kara kilitlerle kapandı?
Her birinin bir hikâyesi; sarmaladığı dut veya asma ağacıyla gölgelenen; hanımeli, ortanca, aslanağzı, kasımpatı, zambak veya gül kokan bir avlusu; sımsıcak, müstakil bir yuvası vardı.
Eski komşular bir bir geçti gözümün önünden. Yerlerinde şimdi dikbaşlı betonarme binalar var. Yüzlerini ne kadar boyasalar, pencerelerini ne kadar büyütseler, üzerlerine renkli mantolar giydirseler de nafile... Yok, hayır! Sendeki o sade ve şahsına münhasır güzellik hiçbirinde yok.
Bütün bir mahalleyi bir binaya soktular. Ensemizde komşuların nefeslerini hissediyor, hapşırsalar duyuyoruz ama gönüllerimiz arasında görünmez perdeler, aşılmaz mesafeler var.
"Ayşe teyze! Annem seni çaya çağırıyor!"
"Geldim, geldim!"
Ah, Ayşe Teyze! Gele gide bizi kendine alıştırdın, sonra bir gün gelmeyiverdin. Kapını müteahhit açtı. Giderken komşuluğu da mı götürdün? Elindeki kâsede üç beş çay şekeri vardı; elin boş gitmesin diye onları da mı yanında götürdün? Bolluk var ama bereket kalmadı.
Tahta kapılar... Çocukluğumuza açılan emektar yapılar... Sizinle konuşacak o kadar çok şey var ki!
Yeniler bilmez bu dili,
Anlamaz bu muhabbeti.
Demirden avlu kapılarının soğukluğu ile sizin samimiyetiniz bir olabilir mi Allah aşkına?
Bir tarih, bir de biz; sizi asla unutmayacağız...