beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Suna İlhan

facebook-paylas
RABBENA HEP BANA
Tarih: 07-09-2025 18:34:00 Güncelleme: 07-09-2025 18:34:00


Pazara gittim. Bizim buralara mahsus olan çorbalık (kırılmış buğday, "yarma" da denir) almak için tezgahları dolaşmaya başladım. Bir yerde görüp fiyatını sordum, "Kilosu 50 TL" dedi. 

Pahalı geldi. 

Hemen karşısındaki başka bir tezgaha sordum "55" dedi. Geri döndüm. Öncekine baktım, biraz iri kıyılmıştı. Hem daha geç pişer hem de taneler daha büyük ve diri olurdu.

Oysa diğer tezgâhtaki ince kıyılmıştı. Bir- iki kaynamada pişerdi. O yüzden pahalı olmasına rağmen ondan aldım. 

Bu kez patatesin fiyatı uygun geldiği için önceki tezgâha geri döndüm.

Satıcı beni takip etmiş olmalı ki ben patates seçerken, "Biz daha az söylediğimiz hâlde millet gidip pahalı olanı alıyor." diye mırıldandı. 

Önce anlamadım.

Sonra, bu "millet" ben miyim acaba, diye düşündüm.

"Siz bunları bana mı söylediniz?" diye sordum.

"Evet." dedi.

Hiç üşenmeden, çorbalığı neden karşıki tezgâhtan aldığımı anlattım.

"Ben o işten anlamam, onu sen bilirsin, öyle diyorsan öyledir." dedi. 

"Evet, aynen öyle!" dedim.

"İyi madem..." dedi ve "kavlen" onay verdi. Öyle sanıyorum ki, "kalben" bir kabullenmeyişin izi vardı yüzünde.

"Bakın, patatesi de sizden aldım" diye başka bir şeye dikkat çektim hüzünle...

Hiç tanımadığım bu esnafını tavrı oldukça ilginçti.

Aklıma fetih öncesi, tebdil-i kıyafetle esnafı dolaşan Sultan Mehmet geldi.

Sabahın erken saatlerinde dükkânın birinden tereyağ filan alıp, başka şeylere de yönelince o vatandaş:

"Beyim, ben bu sabah siftah yaptım çok şükür. Yandaki komşum henüz siftah yapamadı. Diğer ihtiyacını da ondan al." demiş. 

Padişah, yanında veziri ile bu şekilde dükkân dükkân dolaşınca ona dönüp "Arkamda böyle bir halk varken ben İstanbul'u alırım." demiş.

Kurtuluş Savaşı yıllarında,  mevzilerde yaşanmış bir olay da hayli düşündürücüdür... 

Bu çarpışmalar esnasında şehit düşen Yozgatlı askerin cebinden bir not çıkmış. Komutandan rica etmiş ki, Kayserili bir arkadaşına yirmi lira borcu varmış, şehit düşerse onu ödeyiversin. Zira ahirete borçlu gitmek istemiyormuş...

Kayserili askeri arıyor komutan. Bakıyor ki o da şehit düşmüş ve cebinde bir not: "Komutanım, eğer ben şehit düşersem filan arkadaşımdan alacağımı helâl ettiğimi söyler misiniz? Ben mahcup olmasın diye söyleyemedim..."

Bu mektuplar bölükteki herkesi gözyaşına boğmuş ve manevî gücünü artırmış. 

Başkasını kendine tercih eden böyle asker ve onu yetiştiren halkla da nice kurtuluş savaşları kazanılır...

Pekâlâ...

Çeşitli bahanelerle sürekli fiyat artıran, elinde kalan malı daha ucuza satarak birilerine faydalı olmak ve bereketi Allah'tan beklemek yerine, götürüp çöpe dökerek Allah'ın gazabını üzerine çeken, kendisinden başkasının kazanmasına tahammül edemeyen günümüz "bazı" esnafı ve daha nice bencillik örnekleri sergileyen "kimi" halkla neyi kazanırız?



Bu yazı 679 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI