beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Prof Dr Mirzahan Hızal

facebook-paylas
CAHİLLER
Tarih: 19-02-2026 08:50:00 Güncelleme: 19-02-2026 08:50:00


  Ne  yazık ki,   isteseniz de  istemeseniz de  Dünya  hayatında   cahillerle  karşılaşmak   zorunda  kalırsınız. Hatta  bunların  sayıları  çok  fazla  olduğu için  karşılaşmamanız  neredeyse  imkansızdır. Aslında  onlar    sizin    en  büyük  sınavlarınızdan  biridir.
 

 Cahillerle  iş  yapmak  zorunda  kalırsanız,     en  önemli  mesele    şudur ki,  cahiller,  yapılacak  işleri,  olduğundan  basit   ve  kolay   görürler,  her şeye  yüzeysel  bakarlar,  işlerin  derinliğini  ve  kapsamını   göremezler,  anlayamazlar.  Bu  yüzden  eğer    bu  gibi  kişilerle  iş  veya  işbirliği  yaparsanız,  onların  sizi  de  kendileri  gibi    zannettiklerini  unutmamanız  gerekir.  Onların  göremediği,    sizin   görebildiğiniz    derinlik  ve  kapsamdan  da  siz   sorumlu  olursunuz.  Onların  yapması  gereken  bir  çok  işi  de  sizin  üstlenmeniz  gerektiğini  hesaba  katınız.  Zaman  kayıpları,  maliyet  artışları  v.b  hep  sizin  sırtınıza  yüklenecektir.  Onların  yaptığı  ve  yapacağı  hataları da  sizin  telafi  etmeniz  hatta  üstlenmeniz  gerekecektir.   Özellikle  bu  cahiller  yetkili,  kibirli  ve  yaptırım  gücüne  sahiplerse  yapılacak  tek  şey  onlardan  mümkün  olduğunca  uzak  durmaktır.
 
“Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.”(Araf, 199)
 
 Cahillerin en  bariz  özelliklerinden  birisi de  şudur ki  onlar  terminoloji  bilmezler. Yani  bir  bilime  dair  gerekli  terimleri,  istilâhları  târif  ve  tanımları  bilmezler.  Örneğin  matematikteki  çarpma  işlemini,  üzerinde  sayılar  yazılı  iki  tahtayı  birbirine  çarpmak  zannedebilirler.  Bir  büyüğümüz,  “cahilin  ne  dini  ne de  mezhebi  olmaz”  demişti. El hak  haklıymış,  günümüzde,  namaz  kılan,  oruç  tutan,  faiz  yiyen,  yalan  söyleyen, haksızlık  yapan,   şirke  batmış  ve  hala  kendisini  müslüman  zanneden   milyonlarca  insan  yok mudur?
 
 
    Şimdi   daha  iyi  anladık mı, 
 
 “Kesinlikle Allah (CC) size; emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri), mutlaka ehil ve emin kimselere (oylarınızı  liyakat  sahiplerine,  Hakkın kurallarını ve halkın yararını gözetenlere) vermenizi ve insanlar arasında (karar verirken ve tercih yaparken) hükmettiğiniz zaman ise adalet ve hakkaniyetle hükmetmenizi emretmektedir. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, (her şeyi tüm ayrıntılarıyla) İşitendir, Görendir.” (Nisa,  58) 
 
Ayeti  kerimesi    ne  diyor?
 
    “Ehil  ve  Emin  kimseler”  cahiller,  kibirliler  veya  sadık  ahmaklar    değildir.   Bunların  namaz  kılanları  hiç  değildir.  Akılsız  umut  sahipleri   değildir.  Eş  dost  ve  akraba   da   değildirler.   Bunlara  yetki  ve  görev  verenler  de  değildirler.
 
O  halde  bütün  bunlardan  ne  sonuç  çıkıyor?
 
1)     Asla  cahiller  ve  kibirliler  sınıfından  olmamak  gerekir.
2)     Asla  bu  sınıftan  insanlarla  beraber  olmamak  gerekir.
3)     En  önemlisi,  işlerin  bu   sınıftan  insanlara  kalmaması  için,   ilim,  ahlak   ve  cesaret  sahibi  insanlar  yetiştirmek,  onların  sayısını  çoğaltmak ,  “Allah  sayılarınızı  arttırsın “ diye  dua  ile  geçiştirmek  değil,  bu  sayıyı  arttırmak  için  fiilen,    manen  ve    özellikle  maddeten  çalışmak  gerekir.
 
 
    “Biz bir memleketi helâk etmek istediğimiz zaman, varlıklı şımarıklarını idareci yapar, iktidara getiririz. İlâhi-İslâmî emirleri uygulamayı emrettiğimiz halde, onlar orada, doğru ve mantıklı düşünmeyi (bilimi  ve  ahlakı) terk ederler, hak dine itaat dışına çıkarlar, günah, isyan, inkâr bataklığına dalarlar. Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur'ân'a itibar etmedikleri için, o memleket halkı gerekçeli olarak cezaya  müstehak olur. Biz de orayı darmadağın ederiz.” (İsra,  ayet16,  Ahmet  Tekin)
 
“Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah buna hakkıyla gücü yetendir.” (Nisa, 133)
 
Abdullah b. Amr b. As -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim demiştir: «Şüphesiz Allah, ilmi insanlardan çekip almakla değil, alimlerin ruhlarını kabzetmek suretiyle kaldıracaktır. Nihayet hiç bir alim bırakmayınca insanlar kendilerine cahil bir takım kimseleri öncüler edinirler. Bunlara (soru) sorulur, onlar da ilimsiz fetva verirler de hem kendileri saparlar, hem halkı saptırırlar.»    [Sahih Hadis] - [Muttefekun Aleyh]
 
"Bir topluluk günah işlemekte ısrar ederken yine de Allah'ın onlara istedikleri şeyleri verdiğini görürseniz, bilin ki bu bir istidrâcdır.(Allahın onları  derece  derece  helȃka  götürmesidir)"
 (bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/145).
 
Ayet  ve  hadislerini  düşünmek,   anlamak  ve    gereğince  amel  etmek  gerekir.

Ramazan - ı Şerifin hayırlar getirmesini dilerim



Bu yazı 8 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI