Ne yazık ki, isteseniz de istemeseniz de Dünya hayatında cahillerle karşılaşmak zorunda kalırsınız. Hatta bunların sayıları çok fazla olduğu için karşılaşmamanız neredeyse imkansızdır. Aslında onlar sizin en büyük sınavlarınızdan biridir.
Cahillerle iş yapmak zorunda kalırsanız, en önemli mesele şudur ki, cahiller, yapılacak işleri, olduğundan basit ve kolay görürler, her şeye yüzeysel bakarlar, işlerin derinliğini ve kapsamını göremezler, anlayamazlar. Bu yüzden eğer bu gibi kişilerle iş veya işbirliği yaparsanız, onların sizi de kendileri gibi zannettiklerini unutmamanız gerekir. Onların göremediği, sizin görebildiğiniz derinlik ve kapsamdan da siz sorumlu olursunuz. Onların yapması gereken bir çok işi de sizin üstlenmeniz gerektiğini hesaba katınız. Zaman kayıpları, maliyet artışları v.b hep sizin sırtınıza yüklenecektir. Onların yaptığı ve yapacağı hataları da sizin telafi etmeniz hatta üstlenmeniz gerekecektir. Özellikle bu cahiller yetkili, kibirli ve yaptırım gücüne sahiplerse yapılacak tek şey onlardan mümkün olduğunca uzak durmaktır.
“Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.”(Araf, 199)
Cahillerin en bariz özelliklerinden birisi de şudur ki onlar terminoloji bilmezler. Yani bir bilime dair gerekli terimleri, istilâhları târif ve tanımları bilmezler. Örneğin matematikteki çarpma işlemini, üzerinde sayılar yazılı iki tahtayı birbirine çarpmak zannedebilirler. Bir büyüğümüz, “cahilin ne dini ne de mezhebi olmaz” demişti. El hak haklıymış, günümüzde, namaz kılan, oruç tutan, faiz yiyen, yalan söyleyen, haksızlık yapan, şirke batmış ve hala kendisini müslüman zanneden milyonlarca insan yok mudur?
Şimdi daha iyi anladık mı,
“Kesinlikle Allah (CC) size; emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri), mutlaka ehil ve emin kimselere (oylarınızı liyakat sahiplerine, Hakkın kurallarını ve halkın yararını gözetenlere) vermenizi ve insanlar arasında (karar verirken ve tercih yaparken) hükmettiğiniz zaman ise adalet ve hakkaniyetle hükmetmenizi emretmektedir. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, (her şeyi tüm ayrıntılarıyla) İşitendir, Görendir.” (Nisa, 58)
Ayeti kerimesi ne diyor?
“Ehil ve Emin kimseler” cahiller, kibirliler veya sadık ahmaklar değildir. Bunların namaz kılanları hiç değildir. Akılsız umut sahipleri değildir. Eş dost ve akraba da değildirler. Bunlara yetki ve görev verenler de değildirler.
O halde bütün bunlardan ne sonuç çıkıyor?
1) Asla cahiller ve kibirliler sınıfından olmamak gerekir.
2) Asla bu sınıftan insanlarla beraber olmamak gerekir.
3) En önemlisi, işlerin bu sınıftan insanlara kalmaması için, ilim, ahlak ve cesaret sahibi insanlar yetiştirmek, onların sayısını çoğaltmak , “Allah sayılarınızı arttırsın “ diye dua ile geçiştirmek değil, bu sayıyı arttırmak için fiilen, manen ve özellikle maddeten çalışmak gerekir.
“Biz bir memleketi helâk etmek istediğimiz zaman, varlıklı şımarıklarını idareci yapar, iktidara getiririz. İlâhi-İslâmî emirleri uygulamayı emrettiğimiz halde, onlar orada, doğru ve mantıklı düşünmeyi (bilimi ve ahlakı) terk ederler, hak dine itaat dışına çıkarlar, günah, isyan, inkâr bataklığına dalarlar. Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur'ân'a itibar etmedikleri için, o memleket halkı gerekçeli olarak cezaya müstehak olur. Biz de orayı darmadağın ederiz.” (İsra, ayet16, Ahmet Tekin)
“Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah buna hakkıyla gücü yetendir.” (Nisa, 133)
Abdullah b. Amr b. As -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim demiştir: «Şüphesiz Allah, ilmi insanlardan çekip almakla değil, alimlerin ruhlarını kabzetmek suretiyle kaldıracaktır. Nihayet hiç bir alim bırakmayınca insanlar kendilerine cahil bir takım kimseleri öncüler edinirler. Bunlara (soru) sorulur, onlar da ilimsiz fetva verirler de hem kendileri saparlar, hem halkı saptırırlar.» [Sahih Hadis] - [Muttefekun Aleyh]
"Bir topluluk günah işlemekte ısrar ederken yine de Allah'ın onlara istedikleri şeyleri verdiğini görürseniz, bilin ki bu bir istidrâcdır.(Allahın onları derece derece helȃka götürmesidir)"
(bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/145).
Ayet ve hadislerini düşünmek, anlamak ve gereğince amel etmek gerekir.
Ramazan - ı Şerifin hayırlar getirmesini dilerim