Günümüzde farkına varmadan başka bir dine geçmiş görünen müslümanlara, aslında kendi kendilerine sormaları gereken, bazı soruları sormak lazım.
►Faiz (Riba), çalışmadan ve bir şey üretmeden elde edilen bir gelir olduğuna ve gerçek değerleri temsil eden gerçek paranın da, karşılıksız basılamayacağı için, miktarı sabit olduğuna göre, çalışan ve üretenin, hatta tüm halkın hakkını çalmak, yani organize bir hırsızlık değil midir? Faizle iş yapan, krediler veren Bankalar ülkedeki en çok kar (!) eden kurumlar olduğuna göre bu karı nasıl ve nereden sağlıyorlar?
►Müteahhitlere, iş adamlarına ve devlete yüksek faizle kredi veren bankalar, üretilen her şeyin maliyetini arttırdıkları için enflasyonun bir numaralı sorumlusu değiller mi?
►Faiz alıp vererek bankalarla işbirliği yapan ve enflasyonu, hayat pahalılığını arttıran kişiler tüm halkın ve özellikle fakir fukara, dar gelirli ve yetimlerin hakkını yemiyorlar mı? Böyle, kul hakkı, yetim hakkı yiyen bir müslümanın bırakın namazının duasının kabul edilmemesi, herhangi bir konuda iflah olması mümkün müdür?
►Faizin, devlet eliyle verilip alınması, bilimsel niteliğini ve Allah CC indindeki hükmünü değiştirir mi?
►Laik, yani dini referansları olmayan bir devletin bunu helal kılması mümkün müdür?
►Böyle bir şeyi kabul eden müslüman, devleti ilahlaştırmış yani müşrik durumuna düşmüş olmaz mı?
►Dinen haram olan faiz yoluyla elde edilen herşeye haram bulaşmış olacağı için, faiz (=hırsızlık) kazancıyla hac ve umre yapılabilir mi? Cami v.s yaptırılabilir mi? Bu kazançla alınan gıda v.s haram olmaz mı? Böyle haram lokmalarla edilen dualar, kılınan namazlar kabul edilir mi?
►Kur’an- ı Kerimde başka hiç bir haramla kıyas edilemeyecek bir şiddetle faizin ve faiz alanların kınanmasının nedeni nedir?
►Allaha CC, Kur’ana, dine inanmayanlara bir sözümüz yoktur. Onlar istedikleri kadar faiz alıp verebilirler. Ateşe atılan adamın başı kel olsa ne olur, olmasa ne olur?
Cuma gününüz hayırlı ve mübarek olsun