ARGE, (Araştırma – Geliştirme) aslında İslami bir kavramdır.
ARGE ne demektir? ARGE Enstitüleri ne yapar?
► Ne tuhaftır ki veya ne yazıktır ki diğer bir çok kavram gibi bu da unutulmuş unutturulmuş, ve yüzyıllardır müslümanlar, araştırmadan, sormaktan sorgulamaktan yenilikten, geliştirmeden ve gelişmeden uzak kalmışlar, gayrı müslimler karşısında bu günkü zavallı, ezik, geri kalmış ve muhtaç duruma düşmüşlerdir. Hastalıktan mikroplar değil, tedbir almayan insanlar sorumludurlar.
Alemlerin Rabbi CC yerlerde ve göklerdeki ayetlerine bakmalarını ders, ibret ve ilham almalarını emir buyururken Allahın CC yazılı olmayan, ayetlerini okumayan, onlara sırtını dönen, hatta onları inkar eden ve bunu dindarlık zanneden, yazılı olanlarını da anlamayan, zehirli bir zihniyet söz konusudur ve hala önemli bir kısım müslüman bu ihanetle yüzleşmekten kaçınmaktadır.
1600 lı yıllarda medreselerden, akıl yürütmeye ve zararlı düşüncelere sevkettiği (!) iddiasıyla matematik derslerinin kaldırıldığını kaç kişi biliyor?
Bu gün hala, matematik, akıl, mantık, fizik, astronomi gibi ilimleri küçük gören, değer vermeyen, hatta zararlı gören ve göstermeye çalışan, siyonizme hizmet eden, sözde hocalar mevcuttur. Bunlar İbn Heysem, El Harizmi, ibn Sina, El Biruni, El Cezeri, İbn Batuta, Piri Reis gibi İslam bilginleri hakkında dut yemiş bülbül gibi, dilsiz şeytanlar gibi susar, kahrolası ağızlarından tek bir kelime çıkmaz. Sahte namazlar, sahte ve amelsiz zikirler, Sahte İlham ve kerametlerle, din ticaretiyle, müşrikane övgü ve yüceltmelerle halkı saptırmakla meşgul olurlar. Bu ilimlerin lüzumlu ve faydalı olduğunu söyleyen ama bunların uygulanması konusunda hiçbir harekette, hiç bir fedakarlıkta bulunmayan laf ehli de aynı şekilde sorumludurlar. Cami yapar, yaptırır ama araştırma enstitüsüne, bir bilimsel araştırmaya, araştırmacıya bir kuruş vermezler. Onlara göre bilimsel araştırmalar salih amellerin içinde yer almaz.
► Arge, bildiklerimizi uygulayarak, onlarla amel ederek, bilmediklerimizi araştırmak ve öğrenmektir. Bildiklerimizi uygulamak için akıl ve akıl yürütmek lazımdır. İki kere ikinin dört edip etmediğini öğrenmek için kitaplara, ansiklopedilere, talimatnamelere bakan ya da istihareye yatan kişi araştırma, bilim ve ilim yapamaz. Bunu doğrulamak için, ölesiye korktuğu yöneticilerden, otoriteden emir bekleyen kişi de yapamaz. Bu satırların yazarı, uzak olmayan bir tarihte, üniversite mezunu kişilerin, sipariş edilen dört ayaklı, dik dörtgen bir masanın dört ayağı olduğunu, eksik veya fazla olmadığını tesbit etmek için hangi yöntemin kullanılması gerektiğini bir müddet tartıştıktan sonra, bu ayakların sayılacağını yazdıklarına şahit olmuştur. İnsanlar ilim ve bilimden uzaklaştıkları zaman maskaralaşırlar.
► Resulullah SAS buyurdu ki,
"Yüce Allah bildikleriyle amel edene bilmediklerini öğretir."
(Ali el-Müttaki Kenzü'l-Ummâl, Suyûtî el-Fethu'l-Kebîr)
Bildikleri ile amel etmeyen kişi, kendisine verilen ilim emanetinin hakkını verememiş ve yeni ilimlere liyakat kazanamamiş demektir.
► Arge, bilinmeyeni araştırmak ve öğrenmek demektir. Bunu bilim insanları yapabilir. Yani bazı kurum ve kişilerin zannettiği gibi siparişle Arge yapılamaz. Sonuçta ne çıkacağı, ne zaman biteceği ve kaça mal olacağı belli değildir. Yani Devlet kurumları ve memurları yapamaz. Onlar kesin ve garantili iş isterler, bilinmeyen ve belli olmayan sonuçlardan, risk almaktan ölesiye korkarlar. Bu nedenle hemen hemen her zaman hazır ürün alımı, tedarik ve ithalat yaparlar. Sürekli dışa bağımlı olurlar. Devlete bağlı sözde Arge kurumları, Üniversiteler, enstitüler v.b de aynı hastalıkla malüldür. “Devlet kör kuruşun hesabını sorar” bu demektir. Şartlar ne olursa olsun başarılı olmaya mecbursun. Başaramazsan ceza yersin. İkinci Dünya savaşında, Alman bilim adamlarının kafasına tabanca dayayan SS subaylarına benziyor. Ya da Rus bilim adamlarını adım adım takip edip haklarında rapor yazan, hapse attıran, kurşuna dizdiren KGB ajanlarını. Zorla güzellik olmaz, zorla bilim hiç olmaz. “ Emir demiri keser” ama Fiziği kesemez.
► Evet başaramazsan ceza yersin! Hatta başarırsan daha fazla ceza yersin!
Devlet kademelerindeki ehliyetsizlik ve liyakatsızlık arttıkça bu durum daha da vahim hale gelir. Her hangi bir risk varsa hemen yurtdışından ve alışılmış, kanallardan tedarik yoluna gidilir. Ama bu arada aynı ürünü içeride yaptırmaya göre 3 misli 5 misli fazla ödeme yapılır ama bu sorun değildir, nasıl olsa para Milletin cebinden çıkıyor. Ayrıca dışarıya bağımlılık ve kaybedilen teknolojik, ekonomik ve siyasi bağımsızlık hiç sorgulanmaz. Böyle bir mekanizma yoktur. Neden? Çünkü Devlet zaten baştan beri böyle dışarıya bağımlı olsun diye tasarlanmış ve kurulmuştur. Silahları Hochkiss ten ithal edersen ve tabii bizi de görürsen, tamam ama kendin yapmaya kalkarsan, Nuri Killigil Paşa gibi fabrikanı havaya uçururlar, cenaze namazını bile kıldırmazlar. Ya da uçakları Fransadan ithal edersen ve yine bizi de görürsen, milyonlar kazanırsın, ama kendin yapmaya kalkarsan, Nuri Demirağ gibi, Vecihi Hürkuş gibi, fabrikanın kapısına kilit vurulur ve hapsi boylarsın. Kayseri tayyare Fabrikasında, Alüminyum alaşımı döküm kalıbına su dökerler, patlama olur, yedek parçayı bile yapamazsın. Yerli otomobil yaparsan, ilk seferinde benzin koymazlar, motor çalışmaz, rezil olursun, Peki durum bu gün farklı mı? Araştırmaya var mısınız? Mesela, Oxford, Harvard, Heidelberg, Sorbonne, ODTÜ, İTÜ, veya Bir Japon üniversitesinde bu konuda kapsamlı bir doktora tezine ne dersiniz? “What you guys think?”
► İlk defa yapılan herhangi bir ürün, ister istemez Arge kapsamına girer. Gerçek hayatta, tasarım, malzeme, üretim, test problemlerini çöze çöze ilerlemek zorundasınız. Süreç uzun, zor, kapsamlı ve masraflıdır. Memurlara göre değil yani.
Misal vermek gerekirse, ortalama bir ürünün Argesi bir yıl sürerse, bunun ve prototipin, yani ilk üretimin maliyeti 10 milyon TL olabilir. Bir yılda tamamlanamazsa, süre uzatılmalı ve ek ödeme yapılmalıdır. İlk on hatta daha fazla prototipin başarısız olması çok normaldir. Arge tamamlanıp seri üretime geçilirse bir ürünün maliyeti birkaç yüz liraya kadar düşebilir. Bu argeyi yapmazsanız yurt dışından alacağınız her ürüne binlerce, on binlerce lira ödersiniz, o da alabilirseniz.
► Arge çalışanları ülkenin teknolojik bağımsızlık savaşında ön saflarda çarpışan askerleridir. Sonuç istenildiği gibi çıkmazsa, yapılan ödemeler geri alınamaz, onlara cezalar kesilemez. Onlara verilen para başarı için değil, çalıştıkları için verilir. Savaşta bir başarısızlık olursa askerlere ödenen maaşlar geri istenir mi?
Üniversitelerimizde durumun böyle olduğu öğretiliyor mu? Bu gün mühendislerimizin yüzde doksandan fazlası prototiple seri üretimin maliyetini aynı zannetmektedir.
Bu gün bir yerli uçak prototipi 50 milyar dolara malolabilir. Halbuki bu parayla siz 100 tane yabancı uçak alabilirsiniz.
► Yerli araştırma ve üretimi teşvik etmeyen, güçlükler çıkaran, gelişmiş büyük batılı firmalarla yarıştıran, batıran, biz bunları dışarıdan da alabiliriz sözünü söyleyen ve öyle de yapan, kendi sanayicisini, araştırma yapan bilim insanlarını ithalat silahıyla tehdit eden hatta vuran bir yönetici haindir.