“Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra, 36) Ayetinde neye işaret buyruluyor?
Yeterli bilgi ve tecrübeniz yoksa ehliyet alamazsınız, araç kullanamazsınız. Yeterli bilgi ve tecrübeniz yoksa ülkeyi idare edemezsiniz. Nefsinize hoş geldiği için yöneticiliğin peşine düşemezsiniz. Amacınız iyi olsa bile. Amaçlar araçları meşru kılmaz.
“Edenler bizden iyi mi?” ucuz mazereti kesinlikle geçerli değildir. Sizden bahsediyoruz. Siz iyi misiniz? Siz yeterli misiniz? Onu söyleyin. Ehliyeti olmayan bir kişi polise yakalanınca, “ama benim arkadaşımın da ehliyeti yok” diye kendini savunabilir mi? Yiğit ve kaliteli insan kendisini başkalarının kusurlarıyla savunacak kadar alçalmaz.
Öyle iyi olun ki, sizin iyi olduğunuzu kendiniz değil düşmanlarınız söylesin. Allahın CC Resulü SAS böyle idi.
Ülkeyi idare edemiyorsanız bırakın, hatta sizden daha kötüsü gelsin. Nasıl yani mi dediniz? Evet gelen kötü yönetici bari müslüman olmasın. Kötü bir müslüman yönetici, kötü bir gayrı müslim yöneticiden daha kötüdür. Evinize giren hırsızın müslüman olmasını mı tercih ederdiniz, dinsiz olmasını mı?
Ekmek küflenince belli olur, yemezsiniz. Bozuk, bayat balık, açıkta beklemiş tavuk, sahte tereyağı yerseniz, zehirlenirsiniz.
Müslümanın bir kötülüğü, başkasının yüz kötülüğünden daha kötüdür. Siz İslȃm adına ortaya çıkmış, İslȃmı temsil etme iddiasında ve bu emaneti üstlenmiş iseniz, en ufak bir kötülük yapma lüksünüz yoktur. Çünkü yapılan her kötülük, önce İslȃma zarar verir. Millet sizin deneme tahtanız değildir. Allahın dinini, İslȃmı yanlış tanıtmak, mıncıklamak ve ucuzlatmak kimsenin hakkı ve haddi değildir.
Alemlerin Rabbi CC, insanların kısa bir sürede yeterli bilgi ve tecrübeyi kazanabilmeleri ve deneme yanılma yoluyla iş görmemeleri, çevreye, kendilerine ve başkalarına zarar vermeden işler yapabilmeleri için onlara Kitaplar, Peygamberler ve Alimler göndermiştir. Bu kılavuzlara samimiyetle sarılanlar kolay kolay hata yapmazlar. Bunlara aldırış etmeyen, kendi kıt akılları, azgın hırsları ve kibirli nefisleriyle iş yapmaya kalkanların yaptıkları ve yapacakları hataları kimsenin hoş görmesini beklemeye hakları yoktur.
“Ben falanca okuldan mezun oldum, şu kadar sene de yurt dışında kaldım v.s.” ifadeleri yeterli mi zannediyoruz? Siz Allahın CC okulundan mezun oldunuz mu? Bulunduğu makam ve mevki kişinin yeterliliğinizi göstermeye yetmez. Diplomanızı kimden aldınız? Bu soruyu Allah CC size sormadan önce siz kendinize soruyor musunuz! Çok önemli bir teknik fabrikanın genel müdürü, yeterli ahlak sahibi olsaydı, “bana teknik konuları getirmeyin” diyebilir miydi? Namaz kılıyorsa, namazlarında Maun suresini okuyor mu acaba?
Allahın CC okulu neresidir? Mühendis olmak istiyorsanız, Allahın CC okulu, araştırma enstitüsü, araştırma ve test laboratuvarı, atölye, proje, fabrika, evindeki çalışma odası, piyasa, savaş meydanıdır. Allahın CC Okulunda, Allahın CC ayetleriyle eğitim yapılır. Baş öğretmen bizzat Cenab-ı Haktır. Yanlışınız hemen ortaya çıkar.
Masada, çayınızı yudumlarken, bilgisayar analizinde bir hata yaparsanız bir şey olmaz, atölyede, laboratuvarda, fabrikada, savaşta hata yaparsanız kaza, kırım, patlama olur, çarpılırsınız, yangın çıkar, insanlar ölür. Ürün yoksa, diploma da yok.
Doktor olmak istiyorsanız, Allahın CC Okulu, poliklinik, ȃcil servis, ameliyathȃne, hastȃnedir, hastalardır, iyileşen ve iyileşmeyen hastalar ve morgdur. İlȃhiyatçı - Hoca olmak istiyorsanız, Allahın CC okulu hayattır, toplumdur, fakirler, zulme uğrayanlar, zenginler, ateistler, ahlȃksızlar, namaz kılanlar, kılmayanlar, faiz yiyenler, yemeyenler, iyi insanlar, kötü insanlar, önderlerini ilȃh edinenler, münafıklar, Allaha CC şirk koşanlardır. Okuduğun, ezberlediğin ȃyetlerin tefsirini bunlar yapar. En isabetli ve faydalı tefsir dersleri sahada yapılır. Kötülüğün ne olduğunu iyilerden değil, kötülerden öğrenebilirsin. Fakirliğin ne olduğunu, zenginlerden değil fakirlerden öğrenebilirsin. Zulmün ne olduğunu mazlumlardan. Yöneticiliği, Kur’andan, Peygamberden, Taiften, Bedirden, Uhudtan, Hendekten, Ashab-ı Kiramdan, keçisi kaybolan ve Hz. Ömere RA beddua eden kocakarıdan, ilim ve ahlak sahibi Alimlerden, onların yaşadıklarını yaşayarak öğrenebilirsin. Kitaplar okuyarak, çok namazlar kılarak, bazı sözleri defalarca tekrarlayıp yalama yaparak veya Oriental Enstitülerde netameli konularda doktora yaparak Müslümanlık öğrenilmez. Gerçek Müslüman olunmaz. Müslümanlık, “salih amellerden”, “canlardan mallardan eksiltilerek” (Bakara,155) yapılan sınavlardan, “sarp yokuşlarda”(Beled, 11) öğrenilir.