beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Prof Dr Mirzahan Hızal

facebook-paylas
ACEMİ SÜRÜCÜ – SİYASAL İSLAM
Tarih: 26-02-2026 08:24:00 Güncelleme: 26-02-2026 08:24:00


Acemi   sürücü    kaza yapar.    Yaptı da.

 

Bir çokları farkında olmasa veya kabul etmek istemese de bu ülkede   Müslümanlar çok  büyük  hatalar  yaptılar.

 

Usul ve taktik hataları.  Strateji hataları, İslam’ı  hakkıyla  anlamamaktan,  yanlış  anlamaktan  kaynaklanan   hatalar.    Dünya,  Cennet  ya  da   bir  eğlence  yeri  değildir.    Dünya  hayatı  bir  savaştır,  mücadeledir,   sınavdır.   Başta  şeytan  ve  nefis  olmak  üzere  birçok  düşmanlar  vardır.     İç  düşmanlar,  dış  düşmanlar.  Şeytanlara  ve  nefislerine  uyan   düşman  insanlar.

 

 “Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları           (cennetten)  durumdan çıkardı. Biz de: 'Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve geçinme derdi  vardır' dedik.” (Bakara,  36)

 

Düşmanlarla   ve  geçim  derdiyle  baş edebilmek  için    ‘iyi   insan’   olmak  yetmez.  Çevre  problemleri ve  kötülüklerle  baş edebilmek   için  yeterli  donanım,    yani,   İlim,  Ahlak,  Akıl,   doğru  strateji,  sabır  ve  çalışma  lazımdır.

 

Her şeyden  önce  çocuklarınızı,  gençlerinizi  siz  değil  de  düşmanlarınız  eğitip  yetiştiriyorsa  bu  savaşı  kaybedersiniz.  Bundan  büyük  hata  olabilir mi?

 

Bir  ordu  düşünün  ki  askerlerine  düşmanlar  eğitim  veriyor.  Onları  kendi  ülkesine,  kendi  milletine   yabancı  ve  düşman  olarak eğitiyor.  Onları hainler  ya da  teknik  anlamda  cahiller  olarak  yetiştiriyor.  Bir  millet  kendi  içinden  çürüyor,  kendi  kendini  yiyip  bitiriyor.

 

 Müslümanların,  ellerine  fırsat  ve   imkan  geçtikten  sonra  dahi sürdürdükleri en  önemli  ve affedilmez  hata   tam  olarak  nedir?

 

Gençleri  kötü,  acemi  sürücü  olarak  yetiştirip  altlarına  yeni  ve  modern  araçlar  vermek.  Yani?     Maddi  kalkınma,  manevi  sefalet.  Maddi  zenginlik  manevi  fakirlik.  İçi  kof    kabuk  müslümanlık.   İlim  ve  ahlȃk  yoksulluğu.  

 

Yani,  yeterli   kalite  ve  kapasiteyi  tutturamamak.  Akut   seviye  problemi.  Kötü  ve  yetersiz  okullar  açmak,   kötü  ve  yetersiz  okulları   devam ettirmek,    kötü  ve  yetersiz   öğretmenler,  hocalar  tutmak,  kötü  ve  yetersiz    eğitim  programları  uygulamak,  kötü  ve  yetersiz    insanlar  yetiştirmek.  En  zeki  ve  kabiliyetli  gençleri,  tüccar,  müteahhit,   ithalatçı, memur,  esnaf,  politikacı   v.b  yapmak,  onlara  iş  bulmak,  işe  koymak.

 

  En  vahimi,    çok  az  sayıdaki,  kendi  kendine  yetişen,  istisnaları  hariç  tutarak,  yönetimi   bu   kötü    ve  yetersiz     eğitilmiş   insanlara  vermek.  Kötü  ve  yetersiz  mühendis,  kötü  ve  yetersiz  doktor,  kötü  ve  yetersiz  hukukçu,  kötü  ve  yetersiz  maliyeci,   kötü  ve  yetersiz  eğitimci,  kötü  ve  yetersiz  ilahiyatçı veya  hoca,   kötü  ve  yetersiz   yönetici,    kötü  ve  yetersiz  dindar,   kötü  ve  yetersiz  müslüman.

 

Sonra  bunca  kötülük   ve  yetersizliğe    rağmen,   sadece  müslüman  olduğu  için  kendini     iyi  ve  yeterli  zannedip,   iyi  ve  yeterli  işler  yapmaya  kalkışmak.  Uzun  süren  bir  baskı  döneminden  sonra   her nasılsa  hala  namaz  kılabilen  insanları   evliya  ve  allȃme  zannetmek.  Bu  yetersiz  ve  bilgisiz   insanlarla   bilmedikleri  Ülke  yönetimine  talip  olmak.     İŞTE  EN  BÜYÜK  HATA !

 

“Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra,  36)

 

“bizim  yerimize  ateistler,  sabataycılar  v.b  mi  gelsin?”  Evet  onlar  gelir. Çünkü  sen  yetersizsin,  onlar   müslüman  değil  ama  senden  daha  donanımlı,  daha  bilgili  hatta  bazen  daha   dürüst. Daha  liyakatlı.    Ne  oldu?   Zoruna  mı  gitti?  Sınıfta  kalmasaydın.

 

Îman ve  Salih  ameller,  îmar  ve  islȃh  kabiliyeti  yerine   politika,   siyasal  islȃmcılık.   Seçimleri  kazanıp  ülke  yönetimini  ele  geçirdikten  sonra,  yukarıdan  aşağıya  doğru  insanları  ve   işleri  düzeltmeye  kalkışma  hatası.  İnsanlık  tarihinde  hiç  bir  toplum  yukarıdan  aşağıya  doğru  islȃh  olmamıştır  ama  yukarıdan  aşağıya  doğru  helȃk  oldukları çok  görülmüştür. Yetersiz  insanlar   gücü  ele  geçirince  sapıtırlar.  Problem  çözmek  şurada  dursun  kendileri  en  büyük  problem  haline  gelirler. Toplumlar  her zaman  aşağıdan,  tabandan  başlayarak  yukarıya  doğru  düzelirler.   Aynen  binaların  aşağıdan  yukarıya  doğru  inşa  edildikleri gibi.  Peygamberler  toplumlarını  bir  kaç  kişiden  başlayarak  aşağıdan  yukarıya  doğru  islȃh  etmişlerdir.  Bizim  peygamberimiz,  etrafında  kendisini  tasdik  eden  bir  avuç  insan  varken,  müşriklerin   Mekke  ve  Kureyş’e  Kıral  olma  tekliflerini  neden  kabul  etmemiştir?

 

 “Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”  (Rad,  11 )

 

 “Davranışları sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer kısmına yönetici yaparız.” (En’am, 6/129)

 

Beyefendi  sen  önce  kendini  yetiştir.  Zaten  kötü  ve  yetersiz olan  üniversiteni  hiç  olmazsa  birincilikle falan  bitir.  Ya  da  kendi  iyi  ve  yeterli  üniversiteni  aç.  Üç  dört  dil  bilen  kendi  konusunda  ülkedeki  en  iyi  iki  üç  kişiden  biri,  Dünyadaki  en  iyi  on  kişiden  biri  ol.  Mensubu olmakla  övündüğün   dininin  olsun   temel  ilkelerini  doğru  dürüst  öğren.  Maun  suresinde  ne  anlatılıyor  onu  öğren.  Yüksek bir  Ahlȃk  ve  adȃlet  sahibi  ol.  Hz. Ömer RA  gibi  olamazsan da  onun  tırnağı kadar ol.  Dünyaya  neden  geldiğini  dahi  bilmezken,  “eşyanın isimlerini" bilmezken,  “kendini  bilmezken”  ülkenin   bilmediğin   ekonomisini,  eğitimini,  sanayisini,  maliyesini,  hukukunu,   dinini   mıncıklama!

 

 “Ülke  yönetimini   kötü  insanlara  bırakamayız”    mı  dediniz?

 

Peki  siz  iyi  misiniz?  Yeterli misiniz?  Ehliyetinizi  kimden  ve  nereden  aldınız?

 

Doğru  dediniz,  yönetimi  kötülere  bırakamayız,  yani  sizin  gibilere.

 

Sizin  yerinize  gelecek  olanlar  sizden  daha  kötü  olabilirler,  sizin  kadar  kötü  olabilirler  veya  daha  az  kötü  olabilirler.  Her  durumda  siz  suçlusunuz.  Sınıfta  kalmasaydınız.

 

 

 

Başkalarını  yönetmeye  kalkışmadan  önce  kendine  sor;   “ ben  kimim?  Değerim nedir?  Ne  işe  yararım?  Ne  işe  yaradım? “  diye.  “Allah CC  katında  değerim  nedir?  Değerim  var mıdır?”  diye.   Salih  amellerim  var mı?  ”Salih  amellerimi  tartsalar  kaç  gr.  gelir?”  diye.  İslamiyeti  doğru  tanıtabiliyor muyum?   Doğru  tanıyor muyum?   Mü’min  miyim?   Müşrik miyim?  Münafık  mıyım?  diye  sor. Yoksa  beni  görenler  Müslümanlardan  ve  Müslümanlıktan  nefret  mi  ediyorlar?  diye.  Allaha CC  mı  yoksa  tağutlara  mı   ( Allahtan  başka  otoritelere)  mi  kulluk  yapıyorum?  Diye.  İcazetimi  ve  meşruiyetimi  kimden  aldım?  Diye.

 

Nasıl  oluyor da   bazı   müslüman   ve  şişman  milletvekilleri,  açlık  sınırının  altında  yaşamaya  çalışan bazı   ailelerde   çocukların  aç   yattığı   ülkede,  asgari  ücretin  20  katı  maaş  alırken   utanmadan  meclis  lokantasında  bedava  yemek  yiyebiliyorlar?   Diye  sor.



Bu yazı 6 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI