Büyük İsrail’in önündeki en büyük engel önce İran sonra da Türkiye’dir. “Sıra Türkiye’ye gelecek” diyorlar ya…
Diğer İslam ülkeleri dişine göre kahvaltılık.
Netanyahu, Trump denilen zekası kıt adamı kışkırtarak savaşa dahil etmesi kendi açısından oldukça büyük bir beceridir.
Ancak dünya kamu oyunda Amerika’nın itibarı kalmamıştır.
Hem İsrail hem de ABD lanetleniyor. ABD beklediğini bulamayınca ayrılıkçı Kürt gurupları ile PYD gibi terör örgütlerini harekete geçirmeye teşebbüs etmişse de mayası şimdilik tutmamıştır. Ancak terör örgütlerine destekten vazgeçti anlamına gelmez. İran’la savaşmaktansa maliyeti daha ucuza gelen terörün her zaman yapımcısı destekçisidir.
…
İsrail asrımızın en büyük katılı ve hem de şeytanı, fitnesi.
Sorumsuzluğu devam ettiği sürece Ortadoğu’ da huzur diye bir şey kalmaz. Müslüman ülkeleri İran’a karşı kışkırtmak için oynamış olduğu şeytanı oyunun artık herkes farkında. Güya komşu ülkelerin topraklarına İran’dan füzeler atılıyormuş. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Genel Kurmayı, “Komşularımızla bizim bir sorunumuz yoktur. Savunmak maksadıyla Amerikan üslerine karşılık veriyoruz” diye kaç sefer açıklama yaptılar. Müslüman ülkelere atılan casus füzelerin çoğu İsrail’in şeytanı oyunudur. Maksadı İran ile komşularını çatıştırmak. Ancak, Azerbaycan’ın tavrı tam da acemice veya dostu İsrail’e olan sadakatinin gereğini yapmıştır. Laik akla sahip Aliyev aslında güvenilir birisi değildir. İran yerine biz olsak, bir millet oluşumuza hiç bakmaz İsrail’den yana tavrını koyardı. Çünkü siyasi geçimini o ülkenin desteğinden sağlıyor.
Öte yandan şehit Muhammed Mursi’nin katili CIA ajanı Sisi, İran’a karşı Arap gücü oluşturma çağrısında bulunuyor. Yıllardır İsrail, burnunun dibindeki Gazze’yı bombaladığı halde kılını bile kımıldatmayan CIA ajanı, tavrını İsrail’den yana koyarak Mısır halkını bir kere daha aldatmıştır.
…
Trump denilen eksik akıl çetin kayaya çarpmıştır.
Saldırılardan umduğunu bulamayınca İran’ın komşularından özür dilmesi bahanesine sarıldı. İki üç günde bitireceğini vaat ettiği savaşı on gündür bitiremeyip bocaladığından tahtını koruma telaşında.
Savaşın biraz daha uzaması halinde Amerikan halkının sokaklara döküleceğini bildiğinden ağız değiştirmeye başladı, uranyumu elde etmek için İran’a özel kuvvetler gönderecekmiş.
İran savaşçıları da kapıda bekliyor, gelsinler görsünler.
Şimdiden ABD askerlerinde bitkinlik ve de tepkiler olduğunu görüyoruz. İsrail halkı da aynı sıkıntıları yaşadığı için tahribatlarını dünya kamu oyundan gizliyorlar. Netanyahu şeytanı Gazze’yi hava saldırılarıyla perişan ettiği gibi Lübnan’ı da aynı şekilde yapmayı düşünüyor.
Amma karada yürümek için yürek ister.
Gazze’ye giremiyor, Lübnan’a hiç giremeyecek.
Bu arada…
Birleşmiş Milletler guguk diyor fakat hukuk diyemiyor.
…
Her şeye rağmen İran’ı kutluyorum.
Dünyanın en güçlü silahlarına karşı tek başına direnmesi büyük bir başarı. Demek ki ABD devi fiyasko, içi tamamen boş.
Gücü okuldaki çocuklarla beşikteki bebeklere yetiyor.
Cumhurbaşkanımızın, İranlı annelerin acılarını paylaşması tarihe düşürülen bir nottur. Aslında Türkiye’nin tavrını dile getirmiştir.
…
Artık bilelim….
İsrail çıbanı, 7. Orduyu terk eden Mustafa Kemal’in hatırasıdır.
İngilizler, başsız kalan Osmanlı ordusuna büyük zayiatlar vererek Adana’ya kadar gelmişlerdi. Boşluktan istifade edilince de İsrail fitnesinin temeli atılmıştır. Dünyada İsrail’i 28 Mart 1948 de ilk tanıyan ülke, günün Türkiye cumhuriyeti hükümeti dahisi İsmet Paşadır.
Onlar da bu kıyağı selamlıyorlar.
Tel Aviv deki parkta Mustafa Kemal’in büstünü dikerek altına yazmışlar, “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bütün Türk milleti ve Türkiye’yi seven İsrail halkı sana ebediyen minnettar kalacaktır.”
Duydunuz mu?!.
İsrail halkı Türk halkını çok seviyormuş, o yüzden piyasalarımızı İsrail malları işgal etmiştir. Milletin paraları İsrail’in cebine akıyor.
Bir de ebediyen minnettar kalmışlar…
Padişah Sultan Beyazıt binlerce Yahudi’yi İspanya kralının kılıcından kurtararak Osmanlı topraklarına taşıdığı halde ona ebediyen minnettar kalmıyorlar da Mustafa Kemal’e kalıyorlar, niçin?!.
Bir vakıadır, Yahudi kendinden olmayana minnettar kalmaz.
…
Kuzey Atlantik Anlaşması diye NATO’ya 18 Şubat 1952’lerde Yunanistan dostumuzla(!) dahil olduk. Amerika o tarihlerden bu yana tüm Ortadoğu Müslüman ülkelerinde üsler kurarak örgütlenmiştir.
Şu anda 128 Arap ülkesinde donanımlı üsleri bulunmaktadır.
İncirlikteki üs de donanımlı, 2500 uzaman ABD askeri görev yapıyor. Bu demektir ki, ABD Ortadoğu’yu kuşatmıştır.
ABD ile İsrail’in saldırıları bu üslerden gelince İran da gayri ihtiyarı karşılık veriyor. Vermekle haklıdır. Biz de olsak kendimizi koruma adına füzelerin geldiği yerlere ateş ederiz. Keşke şu İncirlideki ABD üssü havaya uçurulmuş olsaydı bir beladan kurtulmuş olurduk.
Adam kıtalar ötesi Amerika’dan geliyor Müslümanların topraklarındaki şehirlerini, tesislerini bombalıyor.
Çoluk çocuğunu katlediyor.
Bu da İslam âleminin vebalıdır, acizliğidir.
Allah(cc), “Birleşin bölünürseniz mağlup olursunuz” buyuruyor.
Onlar ittifak kuruyorlar İslam alemi kuramıyor.
O zaman İsrail, her an Ortadoğu’da baş belasıdır.