CHP’nin eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partiye yeniden aday olmamayı açıklarken hakkında söylenenlere cevap vermiş oluyordu.
Zamanında peşinden koşarak alkış yağmuruna tutanlar diyorlarmış, “Aday olursan yüzüne tükürürler… Hangi yüzle aday olacaksın?”
Siyaset değil sokak ağzı…
Aslında yere göğe sığdıramadıkları ithal demokrasinin cilvesi bunlar.
Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsuru ya, işte bu tip bir yapılanmada en kutsalı koltuk olduğundan it bile anasını tanımaz. Sade CHP de değil tüm partilerde koltuğa ve çıkarcılığa dayalı vefasızlık esastır. Hiç kimse diğerinin samimiyetinden emin değildir. Eş dost düzmece, göstermelik.
Bu çerçevede CHP içindeki koltuk kavgası büyüdü, hatta ateş aldı diyebiliriz. Özgür Özel’in karşısında CHP koltuğuna talip iki adet koçlardan birisi, kendi içinden ihbar edilerek cezaevine düşünce elenmiş oldu.
Diğeri oldukça uyanık, işi öğrendi biliyor.
İstemem yan cebime koyun fakat en çetin rakip.
Kılıçdaroğlu demek istiyorum…
Baykal zamanında da istemiyordu fakat tombaladan çıkar gibisinden geldi oturdu. Kılıçdaroğlu’nun siyasetteki seyir defteri oldukça kurnaz, “ben çalmadım” diyerek yapmış olduğu vurgu aslında muhatabınadır.
Demek ki o muhatap, çaldığı için tutuklanmış anlamı çıkıyor.
Şimdi durup düşünelim, CHP’nin Genel başkan adayı olacak kişi çalma fiilini açıkça çekebiliyorsa Özgür Özel’in yerli mallara genel boykot çağrısında bulunması ülkeyi karıştırmaktan başka ne işe yarar?
En azından samimiyet testi yok.
CHP eski huyudur, sıkıştığında ya askeri vesayeti harekete geçirir veya İsmet Paşa’nın yaptığı gibi yurt gezilerinde kendisini taşlatarak iktidara hesap cetveli çıkarır. “Seni ben bile kurtaramam.”
Şu anda askeri vesayet CHP adına işlemeyeceğine göre geriye kalıyor gençleri kullanarak ülkenin ekonomik ve sosyal yapısını karıştırmak, yanı kaos.
Tarih boyunca CHP böyledir, ülkede tek bir dikili ağacı yok fakat darbelerde eserleri var. Çünkü taraftar yapısı pek de sağlıklı değildir. Ülke genelinde bir istatistik yapılmış olsa, ne kadar ateist, eş cinsel, sicili bozuk varsa aynı yerde birleşerek her türlü yatırımlara karşı koyduklarını görürüz.
Bu kesim her zaman CHP’den yanadır.
Kedi gibidirler, yeniliklerden istifade ederken görmemek için gözlerini kapatırlar.Çok az istisnası ile yıkıcı bozucu bir toplum. Ara sıra millet yanılıp da yetki verdiğinde sonu ya beş sente muhtaç çıkar veya toplumun genel ahlak yapısı hepten çökertilir. Ama şu da var, CHP olumsuzluğunun bir nedeni de sağ kesimin yetersizliğidir. Birinden korkulur diğeri gelir, o da başaramayınca başa dönmüş oluruz. İşte batıdan ithal ettikleri felsefi zihniyet bir nevi döner dolap gibidir. İslamiyet hariç, her türlü kirliliğe hürriyet tanıyan ithal demokrasilerde liyakat esas alınmaz, poker masasından alır devletin masasına oturtur.
Ondan sonra da birbirlerinin yüzüne tükürürler.
Ne demeliyiz!
Yaşasın ithal laik demokrasi ve cumhuriyet…
5.4.2025 Emekli Hakim Nusret Çiçek