beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Nihat Güç

facebook-paylas
Ramazan’a Elveda
Tarih: 19-03-2026 21:33:00 Güncelleme: 19-03-2026 21:33:00


Kur’an’ın indirildiği ramazan ayı hızla geldi ve aynı hızla geçti, gitti. Sayılı günlerdi, tartışmalar ile başladı ve yine tartışmalar ile bitti. Oruçlu bir yaşama tam alıştık derken bir de baktık ki bu mübarek günler bize elveda ediyor. Oruç’u güzel, olması gereken vechiyle ağırladı isek elvedalarımız da güzel olacaktır, şayet oralı olmadıysak, kadr-u kıymetini bilmedi isek, ramazan hiç gelmemiş gibi davrandı isek elvedadan bahsetmemiz de mümkün olmayacaktır.

Bir ay devam eden, günün her anını ibadete çeviren oruç ibadeti diğer aylara yansıyacak katkıları oldu mu bize yoksa bizlerden bir şeyler mi koparıp götürdü? Kazançlı mı çıktık yoksa zararlı mı? Aynı şeyleri öldükten sonra da konuşacağız. Dünya hayatında sergilediğimiz davranışlarımız bize ne kazandırdı ya da bize neler kaybettirdi diye içten içe muhasebe yapacağız o gün. Ramazan ile tanışmayan birisinin orucun ardından yapacağı muhasebenin kendisine bir faydası dokunmayacaktır. Aynı şekilde öldükten sonra dünya hayatında sergilenen davranışların muhasebesini yapmamız da bir işe yaramayacaktır.

Ramazan ayının muhasebesinin en ince noktasına kadar kadın-erkek yapılması gerekir diye düşünüyorum. Oruç tutan kişi için de oruç tutmayan kişi için de ramazan ayının muhasebesi kaçınılmaz bir durumdur.
Ramazan demek Kur’an demektir. Ramazanı mübarek kılan Kur’an olduğu gibi insanı mübarek kılacak olan da kuşkusuz Kur’an’dır. Bunun başka bir alternatifi, başka bir yolu yoktur. Bir ay süresince Kur’an ile ne kadar hemhal olduk, Kur’an’dan ne kadar nasiplendik, Kur’an, bizi bahtiyar mı kıldı yoksa bedbaht olanlardan mı eyledi? Kur’an bizi cennete mi sevk etti yoksa cehenneme mi sürükledi? Kur’an’dan neler belledik? Kur’an, süregelen hangi yanlışlarımızı düzeltti ya da hiç edinmediğimiz hangi doğruları terk etmemek üzere zihnimize nakış işledi?
Herşey aslında bir iman meselesidir. İmanı olan insan orucunu tutmuştur ve iç muhasebesini de Kur’an’ın kılavuzluğunda olması gerektiği vechiyle yapmıştır. Ancak imanı olmayan ya da imanında sorun yaşayan kişiler ramazanın gelişinin farkına varmadıkları gibi gidişini de fark etmiş olmayacaklardır. Ramazan ile tanışmayan insanlar kendilerine ikram edilecek şekerler ile avunacaklardır.

Kişi Kur’an-ı Kerim’i okudukça, içinde var olan nasihatları anladıkça hem kendisini anlamaya ve anlamlandırmaya hem de dünyayı ve dünyada meydana gelen olayları olması gereken yere oturtmaya başlayacaktır. Savaşlar dahil hemen her olaya Kur’an süzgecinden bakıyorsanız oruç tutmuşsunuz demektir. 
Kendisini anlayan ve anlamlandıran insanlar boş ve beleş bir yaşamdan uzaklaştıkları gibi oruç ibadetinde olduğu gibi dünya ve dünyalıklara da elinin tersiyle rest çekmişlerdir. Hatta bu yöndeki okumalarını arttırdıkça hayatı anlam kazanmakla kalmayacak; yaptığı her işi, attığı her adımı, söylediği her sözü, savunduğu her fikri, girdiği her ortamı, edindiği her arkadaşı inceden inceye hesaplamaya ve tartmaya başlayacaktır. Kur’an’ın içine dalan, ne var ne yok diye didik didik irdeleyen kişi Kur’an’ı içselleştirmekle kalmaz, şaşmaz bir mihenk taşı da elde etmiş olacaktır.

İnsanın düşünce yapısını en güzel şekilde geliştiren, şekillendiren ve sağlam temellere bağlı kalarak ilerlemesini sağlayan ana kaynağın Kur’an-ı Kerim olduğuna vurgu yaptık. Çünkü kişi Kur’an’ı okudukça, anladıkça ve elinden geldiği oranda hayatında sergilemeye çalıştıkça doğru ile yanlışı, haklı ile haksızı, hak ile batılı birbirinden tefrik etmeye başlayacaktır. Ve yine kişi Kur’an’dan uzaklaşarak arzu ve isteklerine göre bir yaşam edinmeye çalıştıkça da doğru ile yanlışın yerini değiştirerek yeni doğrular ve yeni yanlışlar ihdas edecektir. 
Hakkı batıl ile değiştiren insanlardan hiçbir hayır beklenmemelidir.

Bu ayda olduğu gibi bundan sonra da doğrudan yani Kur’an’a sarılmaya gayret göstermemiz gerekmektedir. Kur’an ile uyuyacağız ve yine Kur’an ile uyanacağız. Terk etmek yok, sırt dönmek yok, bilmiyorum, okumaya zaman bulamıyorum demek yok. Çevremizde yaşayan insanlara odaklanarak edindikleri konuma, çıktıkları mertebeye, ilahlaştırdıkları arzularına ve heveslerine sırt dönmemiz kaçınılmaz bir vak’adır. 
Şayet kişi okuduğu Kur’an vesilesiyle hakiki imanı elde ederse dünya hayatı açısından kaybedecek hiçbir şeyi olmayacağının da farkına varacaktır. Ve yine kişi Kur’an’a rağmen imanını kaybedecek olursa dünya adına kazandıkları nesnelerin hiçbir değeri olmayacaktır.

O halde kişi tüm iş ve işlemleri, kazandığı kazancı, okuduğu kitapları, yazdığı yazıları, çizdiği çizgileri, yediği yemekleri, içtiği içecekleri ve dünya sathında var olan tüm edinimlerini iman çerçevesinde değerlendirmesi kaçınılmaz bir hal almalıdır. Kiminle oturp kalktığına, kimi rehber edindiğine, kimin talimatlarıyla iş yaptığına iyi bakmalıdır. Hayatını neye adadığını gözden geçirme vakti henüz geçmiş değildir. Şeytan’ın adımlarına mı takılıyor yoksa sırat-ı müstakim üzere mi yürümeye çaba gösteriyor diye iç muhasebesini güzelcene yapmalıdır. 
Kişinin yapacağı iç muhasebe soyut olan inancını (iman) somut olan fiiller (ibadetler) ile şekillendirmediği müddetçe pek bir mana ifade etmeyecektir. Bu cümleyi tersinden de yazabiliriz; Somut olan fiiller (ibadetler) soyut olan inanç (iman) ile desteklenmiyorsa bir mana ifade ettiği söylemek mümkün olmayacaktır. Bu minvalde çokça ayet mevcuttur. Kendimizi kandırmayalım!

Kur’an ile hemhal olan bir kişi cennete; “Ben yaptım oldu.” hesabıyla koca bir hayatı tüketmekle, “Herkes böyle düşünüyor, o halde ben de öyle düşüneceğim, herkes böyle davranıyor o halde ben de öyle davranacağım, herkes böyle bir tercihte bulunuyor o halde ben de böyle bir tercihte bulunacağım.” demekle ulaşılmayacağını da bilmiş olmalıdır. Bilakis cennete giden yol Kur’an ve Sünnet’e göre yürümeye çalışmakla, amelleri bu minvalde düzenlemekle, dost ve düşmanları bu minvalde tanımlamakla gerçekleşeceğini de bilmiş olacaktır. Cennet; doğru zeminde, doğru istikamete, doğru işlerle bir hayat boyu yürümekle gerçekleşecek bir olay olduğunu unutamayız.
Orucun bittiği gibi ömür de eninde sonunda bitecek. Bir dahaki yılda kim var kim yok? Yaptıklarımızdan da yapmadıklarımızdan da günün birinde hesaba çekileceğiz. 

On bir ayı ramazanlaştırdık mı yoksa ramazanı on bir aya mı çevirdik? Son derece önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. 

Şimdiden hayatını Kur’an ile hemcem eden nadide insanlara hayırlı bayramlar diliyorum.



Bu yazı 96 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI