beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Nihat Güç

facebook-paylas
İyi İnsan, Kötü İnsan
Tarih: 09-01-2026 18:07:00 Güncelleme: 09-01-2026 18:07:00


Din, imandan müteşekkildir. Sağlam bir imana sahip her insanın dini de mükemmeldir. Dini mükemmel olan insanların ahlakı da ibadetleri de, davranışları da, sözleri de mükemmele evrilir. Yine böylesi kişilerde erdem, merhamet ve adalet zuhur eder. Kişinin yüreğinde büyüttüğü iman, yaşamına yansımakta olduğunu, imanın bunu gerekli ve zorunlu kıldığını söyleyebiliriz.

Bir Müslüman, yerine getirmesi gereken ibadetleri niçin yapması gerektiğini, kendisine yasaklanan günahlardan da niçin uzak durması gerektiğini iman penceresinden baktığımız vakit, bilmesi kaçınılmaz bir görev olduğunu görürüz. Bu bir görevdir, bu bir zorunluluktur. Bu görev ve zorunluluk iman ile teşekkül ettiğine inanıyoruz. İman yoksa her şey berheva olacaktır.

Her Müslümanın kendisini cennete sevkedecek davranışlar ile alakalı olan bilgileri öğrenmesi, öğrendiklerini yaşama aksetmesi farz-ı ayndır. Yarın, öbür gün, ahirette ben bilmiyordum, ben duymadım, ben okumadım, ben görmedim; İmam Hatip, İlahiyatçı, Hacı, Hoca değildim diye bir mazaret ileri sürmesi de kabul edilecek değildir. 
Peki, kişide inanç yoksa ya da var olan inanç yarım yamalak bir vaziyete dönüşmüşse, evrilmişse… İşte o zaman her türlü ahlaksızlık, her türlü hukuksuzluk, her türlü zulüm, gasp ve hak ihlalleri meşrûiyet kazanacaktır. Yeryüzünde meydana gelen olaylara, sergilenen pervasızlıklara iman penceresinden baktığınız vakit ne söylediğimizi daha iyi anlamış olursunuz.

Bir değerlendirme yaptığımız vakit bizler “iyi” veya “kötü” insan diye bir tarif yapamayız. Böyle bir hak ve salahiyetimiz de yoktur. İllaki “iyi” veya “kötü” insanı tarifini yapmak zorunda kaldığımızı düşünüyorsak onu da İslam’a göre yapacağız. Çünkü bizler Müslümanız ve Yüce Allah’a teslim olmuş, İslam’a göre davranacağımıza dair Rabbü’l Alemin’e söz vermiş insanlarız. Bize düşen görev ve sorumluluk budur. 
İslam’a uyan her insanı, nerede doğduğuna, nerede yaşadığına, hangi dili kullandığına ve sahip olduğu ten rengine bakmaksızın “iyi”; İslam’a sırt dönmüş, yaşama dair kural ve kaideleri bizzat kendisi veya kendisi gibi beşer olan insanlar tarafından ortaya koymaya çalışıyorsa “kötü” diye tarif ederiz. 
Bu kadar... Konu çok basit, öyle değil mi? Çetrefilli yollara sapmaya gerek de yoktur.
İmanın ana konularından biri ahirettir. Ahiret’e iman aslında hesap ve kitap, cennet ve cehennem demektir. Ahirete iman hak, hukuk ve adalet demektir. Yüce Allah’ın hükümlerinin geçerli olduğu, arzu istek ve heveslerin yok olduğu yer ve zaman demektir. 

Ahirete iman konusunda sorun yaşayan insanlardan her şeyi beklediğimi özellikle de vurgulamak istiyorum. Dünya yüzeyinde sergilenen ahlaksızlıkların, kuralsızlıkların, haksızlıkların, cürümlerin ve zulümlerin temelinde ahirete olan imanın olmayışı veya çok zayıf oluşu yattığını söyleyebilirim. Yaptıklarının hesabının mutlak surette sorulacağını bilen, düşünen ve bu minvalde iman eden bir insan yanlış yapabilir mi, küfre sapabilir mi, zulme ve haksızlığa meyledebilir mi, hırsızlığa ve arsızlığa tevessül edebilir mi?
İnsan ve insanlık istediği kadar gelişsin ve değişsin tabi olmak zorunda olduğunu imtihanın şartları hiçbir zaman değişmediğini de kabul etmemiz gerekmektedir. İnsanoğlu dün de cehennemden azade olmak, cennet ile mükâfatlanmak için imtihan ediliyordu, bugün de yarın da aynı şekilde cehennemden kurtulmak, cennete dahil olmak için imtihan edilmektedir. İmtihan kuralları hiç değişmedi, bundan sonra da değişecek değildir.
Teknolojinin, felsefenin, bilim, sanaat ve fenin gelişmiş olması kişinin tabi olduğu imtihanı berheva kılacak değildir. Dün olduğu gibi bugün de imtihanın sonunda kişi ya cehenneme yuvarlanacak ya da cennete ile taçlanacak. Verilen mücadelenin bunun için sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum.
Kur’an ve Sünnet’e yani Din-i Mübin’i İslam’a göre bir yaşam, bir düzen sürdürmeyen gücün, insanın, ailenin, kabilenin veya devletlerin neye göre bir yaşam sürdürdüklerinin, neye göre hayatı tanzim ettiklerinin hiçbir önemi yoktur. İnsanoğlu neye göre yaşarsa yaşasın imtihan gereği hesaba çekilecektir. Neye göre bir inanç oluşturursa oluştursun inandıklarından, yaşadıklarından ve söylediklerinden mutlaka hesaba çekilecektir.
Bu kesin olan bir şeydir.

O halde bizler “Müslüman” olduğumuz bir vakitte, bir mekânda ve bir ortamda ölmek zorundayız. Öleceğimiz zamanı, mekânı ve ortamı bilemediğimiz için öleceğimiz zamana, mekâna ve ortama “Müslüman” olarak çıkmamız gerekmektedir. Omuzlarımıza yüklenmiş bir sorumluluktur, bir imtihandır. Aksi takdirde halimiz berbat, sonumuz hüsran, gideceğimiz mekân ise, Allah muhafaza, cehennem olacaktır. 
Kimi insan Yüce Allah için bir mücadele sergiler kimi insan da Yüce Allah ile mücadele eder. Ancak her ikisi de ölecek ve günün birinde hesaba çekilecektir. Hesap varsa ki vardır, dikkat etmekte ve dikkatli davranmakta fayda vardır. 

Çok aceleci davranıyoruz. Ahirette olacağına inandığımız şeylerin bir an önce bu dünyada gerçekleşmesini yani vücuda gelmesini diliyoruz. Cennet gibi bir dünya arzuluyoruz. Cennet gibi bir dünyayı bu dünyada bulmak mümkün olmadığını da bilmek zorundayız. Cennet gibi bir dünya cennete olacaktır. Cennet ile karşılaşıncaya kadar sıkıntılar ve meşakkatler sürüp gidecektir. Sıkıntıların ve meşakkatlerin ana müsebbibi olan Yahudiler ve Hristiyanlar yani imanlarında sorun olan insanlar ahirette olmayacaklar, boruları da ötmeyecek onların. Ateistler de yer almayacak cennete. Münafıklar cennette girmeyecekleri gibi Müşrikler, Mecusiler ve Putperest de ayak basamayacaklar. Allah ile savaşa tutuşanlar ile de karşılaşmayacağız. 
Mücrimlerin ayıklandığı, temiz ve müreffeh bir ortamdan, cennetten bahsediyoruz. 
Oh be! Cennet ne de güzel bir yermiş. Cenneti cennet yapan en önemli özellik bu olsa gerek. İmtihan yok, fitne ve fesat yok, Yahudi ve Hristiyanlar yok, kötü insanlar yok, münafıklar yok. Tam da yaşanılacak, tam da kalınacak, tam da girilecek, tam da zevk-ü sefa sürülecek bir yer. 

Böylesi bir yere can kurban. O halde mücadele edenler bu cennet için mücadele etsinler…



Bu yazı 170 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI