beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Muhammed Özkılınç

facebook-paylas
Ey Kürtler!
Tarih: 18-01-2026 09:34:00 Güncelleme: 18-01-2026 09:34:00


Yedi sülaleden Kürt olan bir kardeşiniz olarak sesleniyorum. Geliniz geçmişten ders alınız ki, geleceğe emin adımlarla yürüyebilesiniz. Hatta bi’set öncesine, yani Resûlullah'ın (sav) peygamberliği öncesinde insanlığın ne halde olduğuna bakınız. Cahiliye insanının sadece farklı ırklardan olanları değil, aynı ırktan olanlarında kendi aralarında sürgit devam eden kavgaları, düşmanlıkları ve kan davaları vardı. Zulüm ve zorbalık pik yapmıştı. Tüm insanlık bir kurtuluş reçetesi ve bir kurtarıcı bekliyordu…

İşte tam o anda Resûlullah (sav) bir güneş gibi doğdu. İnsanların yürekleri iman huzuruyla kaynaştı, kardeşlik şuuru ve ümmet ruhuyla bir ve beraber oldular. 72 millet veya çok daha fazlası vahyin potasında eriyip tek bir ümmet oldular. Başka bir deyimle kısacık bir zamanda eşkıya bir toplum, evliya bir topluma dönüşüverdi. İslam ve imanla aydınlanmadan önce cahiliye insanı birbirlerinin malına, canına, namusuna kast etmek için bahaneler arıyorlardı. Aynı çağımız cahiliyesi gibi… Ama vahyin öğretileriyle kardeş olan o insanlar, birbirleri uğrunda canlarını feda edecek duruma geldiler.

Şu halde sadece Kürtlerin değil, tüm insanlığın kurtuluşu sadece İslam’dadır. Huzur ve selamet, güven ve emniyet sadece İslam’ın adaletiyle mümkündür. Eğer dünyada izzet ve selamet, ukbâda ebedi saadet ve cennet istiyorsanız, gelin hep beraber İslam’da birleşelim. Türkistan’ıyla, Kürdistan’ıyla, Arabistan’ıyla, kısaca tüm milletler ve coğrafyalarıyla bir ve beraber olup hep biz ayağa kalkalım, hem de tüm dünyanın mazlumlarını da ayağa kaldıralım.

ABD ve Batı Kime Dost Oldu?

Tarih, büyük güçlerin dostluk iddialarını değil; çıkarlarını kaydeder. Bugün Kürtlere “müttefiklik” vadeden ABD ve Batı/Haçlı Siyonist ittifakı, dün kime ne vaat ettiyse, yarın da onu inkâr edecek olanlardır. Soru açıktır: ABD Türklere dost mu oldu? Araplara dost mu oldu? Afrika’nın, Asya’nın, Latin Amerika’nın mazlum halklarına gerçekten dostluk mu gösterdi? Bu saydığımız ülkelerin hangisi gerçekten özgür, müreffeh, huzurlu ve mutludur?

Türklere bakınız. Osmanlı’nın tasfiyesi, Sevr ile parçalanma teşebbüsü, darbelerle dizayn edilen bir siyasal tarih, etnik ve mezhebi fay hatlarının sürekli kaşınması. Soğuk Savaş boyunca “stratejik müttefik” denilen Türkiye, her kritik dönemeçte yalnız bırakılmış, ambargolarla, muhtıralarla, örtülü operasyonlarla terbiye edilmeye çalışılmıştır. “Klasik” “modern” “post modern” darbelerin her türlüsü denenmiş ve halkların onlarca değil, yüzlerce yılları çalınmış heba edilmiştir.

Araplara bakınız. Birinci Dünya Savaşı’nda özgürlük vaadiyle ayaklandırılan Arap coğrafyası, savaş biter bitmez cetvelle çizilmiş sınırların içine hapsedildi. Sykes–Picot Anlaşması ile bir ümmet coğrafyası yapay devletçiklere bölündü. Afganistan, Mısır, Filistin, Irak, Suriye, Libya, Yemen ve daha niceleri… Her biri Batı müdahalelerinin ardından ya iç savaşa sürüklendi ya da kalıcı istikrarsızlığa mahkûm edildi. Bugün Arap dünyasının, hatta tüm İslam diyarının kanayan yaralarının çoğunda Batılı “çözümlerin” izi vardır.

Mazlum halklara gelince. Kızılderililerden Afrika kabilelerine, Vietnam’dan Afganistan’a kadar Batı’nın ayak basmadığı, kan dökmediği, milyonlarca canları yok etmediği, kaynaklarını sömürmediği kaç coğrafya vardır? Demokrasi, insan hakları ve özgürlük söylemleri çoğu zaman askeri üslerin, petrol boru hatlarının ve silah anlaşmalarının önsözü olmuştur.

Peki, mesele yalnızca Kürdistan mıdır? Hayır. Kürtler beşe bölünmedi sadece; Türkler de bölündü, Araplar da parçalandı, Balkanlar da lime lime edildi. Yugoslavya’nın başına gelenler hâlâ hafızalardadır. İslam ümmeti olarak hepimizin düşmanı bir ve belli. Bizi kimin, niçin bölüp parçaladığı da aşikâr. Bölme ve parçalama ustası olan düşman; “böl, yönet, çatıştır ve yönet” planını ustaca uygulamaya devam ediyor. Haçlı Siyonist ittifakı olan vahşi batının değişmeyen özeti budur.

Bugün Kürtlere verilen destek de bu tarihsel çizgiden bağımsız değildir. Batı’nın sevgisi ilkesel değil, konjonktüreldir. Dün Saddam’a, Esed’e, Kaddafi’ye destek verenler; vakti geldiğinde onları şeytanlaştırıp ortadan kaldırmıştır. Aynı senaryonun Kürtler için yazılmayacağının garantisi yoktur.

Bu nedenle asıl soru şudur: Batı kime dost oldu değil; Batı’nın dostluğu kime ne zaman felaket getirmedi? Tarih, bu soruya cevap vermekte fazlasıyla cömerttir. Akıl, hafıza ve ibret… Mazlum halkların gerçek ihtiyacı budur. Batı’nın alkışına aldanmak değil; kendi coğrafyasında, kendi halklarıyla adil ve kalıcı bir gelecek inşa etmek. Çünkü başkalarının planlarında figüran olanlar, oyunun sonunda daima kaybeder. Subhaneke... Bi-hamdike... Esteğfiruke...



Bu yazı 18 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI