Her gün aynı manşetler:
Bir cinayet daha.
Bir dolandırıcılık vakası daha.
Bir çocuk, bir kadın, bir masum daha toprağa düştü.
Sonra ne oluyor?
Fail yakalanıyor, birkaç yıl ceza alıyor, iyi hâl indirimi, denetimli serbestlik…
Bir süre sonra tekrar aramızda. Bunu gören diğer cani de: “Paşa paşa yatar çıkarım” diyerek cesaret alıyor ve cesaret dağıtıyor.
Bu tablo karşısında hâlâ şu soruyu sormaktan kaçıyoruz:
Gerçekten caydırıcı bir ceza sistemi mi uyguluyoruz?
Cezasızlık Adalet Değildir
Bugün cinayet, hırsızlık ve dolandırıcılık neden artıyor?
Sebep karmaşık değil: Suçun bedeli hafif, getirisi yüksek.
Bir insan, işleyeceği suçtan elde edeceği menfaati, alacağı cezadan daha büyük görüyorsa, orada hukuk değil, cesaretlendirme vardır.
Fail şunu düşünüyor:
“Yakalansam bile en fazla birkaç yıl yatarım.”
Mağdur ise şunu yaşıyor:
“Benim hakkım ne olacak?”
İşte adalet duygusu tam burada çöküyor.
İslam Hukukunun Gözden Kaçırılan Mantığı
Yıllarca İslam şeriatındaki idam, kamçı ve el kesme cezaları, bağlamından koparılarak “vahşet” diye sunuldu.
Oysa kimse şu soruyu sormadı:
Bu cezalar neden konuldu?
İslam hukukunda bu cezalar:
Keyfî değildir
Geniş değil, son derece sınırlı uygulanır
İspat şartları çok ağırdır
En küçük şüphede uygulanmaz
Ama bir özelliği vardır:
Uygulandığında kesin ve kaçınılmazdır.
Bu yüzden tarih boyunca, bu cezaların uygulandığı toplumlarda:
Hırsızlık nadiren olsa da yaygınlaşmamış
Cinayet asla sıradanlaşmamış
İnsanlar birbirine korkuyla değil, güvenle bakmıştır
Çünkü herkes bilir İslam şeriatında; Suçun bedeli ağırdır ve kaçışı yoktur. Kul hakkı kutsaldır ve ancak kul kendisi affederse bağışlanır. Ahiretteki cezası ise Allah'a (cc) kalmıştır.
Modern Sistem Neyi Başardı?
Bugün modern hukuk ne yaptı?
Cezaları yumuşattı
İdamı kökten kaldırdı
Affı, indirimi, ertelemeyi çoğalttı
Suçluyu merkeze aldı, mağduru unuttu
Sonuç ortada:
Cezaevleri dolu
Suç oranları düşmüyor
Toplumda adalet duygusu yok oluyor
Daha çok kamera, daha çok alarm sistemleri, çelik kapılar, akıllı evler, daha çok polis, daha çok cezaevi… Ama daha az suç yok. Aksine suçlar katlanarak çoğalmaya devam ediyor.
İnsan Hakkı Kimin Hakkı?
“Bu cezalar insan haklarına aykırı” deniyor.
Peki soralım:
Suçlu insan da mağdur insan değil mi?
Öldürülenin yaşam hakkı ne olacak?
Çalınan emeğin hakkı nerede?
Dolandırılan yaşlının onuru kimin umurunda?
Suçlunun konforu için masumların güvenliğinden vazgeçilen bir sistem, adalet değil, sistematik zulümdür.
Acı ama gerçek şu:
Allâh'ın (cc) mülkünde Allâh'ın (cc) adaleti uygulanmadan huzur ve selamet olmaz. Hakkı hak edene idam ve el kesme gibi kesin ve caydırıcı cezalar verilmedikçe; cinayet, hırsızlık ve dolandırıcılık önlenmez, sadece şekil değiştirir.
Merhamet, suça göz yummak değildir.
Merhamet, masumu korumaktır.
Adalet ise, güçlü olduğu kadar caydırıcı olmak zorundadır. Subhaneke... Bi-hamdike... Esteğfiruke...