Müstekbir Amerika'nın İran'a yönelik tarih ve saat vererek yaptığı tehditler ancak kendisinden korkanlara tesir eder. Bu tehditlerin direniş mektebinden geçenler için hiçbir etkisi olmayacaktır. Zira İran İslam İnkılabının yaşlısından gencine kadar herkes tehditlere rağmen meydanlardadır. Korkuya esir düşmemişlerdir. Şehit Abbas Musevi'nin ifadesiyle "Mektebinde şehadet olanın kaderinde esaret olmaz"
Bu gece ne olur bilemeyiz. Lakin zalimleri lanetlemek için kalbimizle, ruhumuzla, bedenimizle uyanık olmalıyız. Tehditlere karşı keşke İslami STK'lar sembolik dahi olsa dayanışma için meydanları organize edebilseydi.
TRUMP şeytanının bu gece tehditlerine karşı başta İran İslam Cumhuriyeti olmak üzere direnişin duruşu şu ayetle tezahür ediyor.
"İnsanlar onlara: "Düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun." dediklerinde, bu, onların imanını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir" Ali imran 173.ayet
Amerika'nın kibirli ve kirli siyaseti karşısında İran'a hiç olmazsa duacı olalım. Bu gece Amerika klâsik tehditlerinden öteye geçemeyecektir. En fazla bir kaç altyapıyı daha yıkacak.
İran'ın altyapısı vurulabilir lakin her vuruş irade ve ruhu daha da direnişçi kılacaktır.
Yıkılan duvarları inşa etmek kolay iradeleri, ruhları ihya etmek zordur. Ölümü şehadet olan bir mücadelede kayıp yoktur.
İran İslam inkılâbı; irade ve ruh olarak daha direngen bir şekilde inşallah bu savaştan çıkacaktır.
Mücadeleyi zorlaştıran şeytan değil şeytanın dostları ve etrafındakilerdir.
İmam Humeyni'nin ifadesiyle "Amerika köpek gibidir! Korkarsan kovalar; durup karşı koyarsan kaçar."
Korkup kovalanmak yerine karşı koyup Amerika'yı kovmaya çalışan İran İslam Cumhuriyetinin duruşu korkaklara cesaret, mazlumlara sevinç olsun.
Direniş denizinde çağın firavunlarını boğan mücadeleye selâm olsun.
Zaferiniz müminlere sevinç, zalimlere kahır, korkaklara cesaret, mazlumlara izzet vesilesi olsun.
Tefrikanın vahdete dönüştüğü, ümmetin uyanışına vesile olsun.
Tüm mezhepsel ve meşrepsel endişelerin aşılıp düşmanların kovulduğu bir sürece vesile olsun.
Müminleri sevindiren, zalimlere korku salan direnişiniz; Filistin'in, Afganistan'ın, Suriye'nin, Arakanın, Doğu ve batı olmak üzere tüm Alem-i İslam'ın kazandığı bir sürece dönüşsün.
Direnen aziz olandır. Teslimiyet zelil olmanın diğer adıdır.
Aziz olanlara selam olsun.
Köprüler, şehirler, binalar yıkıldı lakin kalpler, ruhlar, irade sapasağlam teslim olmadı.
Liderler, önderler şehit edildi lakin mücadele devam ediyorsa, direniş mirasa dönüşmüştür. Yarım asırlık ambargo, türlü fitne fesada rağmen direniş ruhu teslim alınamamıştır. Tehditler ve teklifler karşısında kölelik ruhu red edilmiştir.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin belirttiği şartlara bakıldığında savaş İran İslam Cumhuriyeti'nin zaferi; Amerika'nın yenilgi ilanıdır.
Amerika savaş öncesi ve sırasında hedeflediği hiçbir sonuca ulaşamamıştır.
Amerika neden kaybetmiş; İran İslam Cumhuriyeti neden kazanmıştır:
1. İran İslam Cumhuriyeti neredeyse tüm öncü liderleri şehit olmasına rağmen "Rejim olarak dimdik ayaktadır."
2. Yüzlerce bilim adamı suikaste uğramasına ragmen "Nükleer program" kesintisiz devam etmektedir. Zorluk ve ambargolar üretime dönüştürülebilmiş.
3. İsrail'i korumak için fuzelein kapasitesi ve menzili sınırlandırmamış. Bilakis hem geliştirilmiş hem de test edilmiştir. Füze programının başarısı ileriki dönemlerde tehditleri sınırlandırmıştır.
4. İran İslam Cumhuriyetinin Direniş cephesiyle bağı koparılmamış, verilen sehitlerle daha da güçlenmiştir. Bu direniş hattının mezhebi saiklerle kurulmadığı görülmüştür.
5. Geliştirilmiş uranyum elde edilememiştir. Tüm baskılara rağmen bu konu müzakere konusu yapılmamıştır. Ayrıca "nükleer silah haramdır" fetvasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini sorgulamaya açmıştır.
6. İçerideki ajanlar toplumsal süreci aktif karşı devrime dönüştürememiştir. İran'la ilgili batı tandaslı oluşturulan algıların operasyon amaçlı olduğu görülmüştür.
7. Kürtler başta olmak üzere içerideki farklı etnik, mezhebi gruplar istediği gibi kullanılmamıştır. İçerideki eksiklik ve aksaklıkların düşmanlara ülkeyi teslim etme boyutunda olmadığı anlaşılmıştır. Herkesin satılık olmadığı ve herşeyin satın alınamayacağını anlaşılmıştır.
8. Amerika Körfez ülkelerini ve üslerini koruyamamıştır. Bu durum ülkelerin nerelere ve neye yatırım yapılması gerektiğini bir daha göstermiştir. Asıl tehdidin ve düşmanın İran değil Amerika ve İsrail olduğu görülmüştür. Amerika için tek endişenin bölge ülkeleri değil İsrail'in çıkarları olduğu anlaşılmıştır.
9. Amerika'nın Ortadoğu olmak üzere tüm dünyaya yaydığı yenilmezlik imajı sarsılmıştır. İran İslam İnkılabı ve direniş cephesindeki direnişçi ruhun bir kurtuluş umudu olduğu görülmüştür.
10. Medeniyet, demokrasi, insan hakları söyleminin nasıl çıkarsal amaçlarla katliama dönüştürüldüğü görülmüştür. Batı ve kurumlarının Doğu için sömürge araçları olduğu bilinmiştir.
ABD, İran’ın şu maddeleri içeren 10 maddelik teklifini kabul etmek zorunda kalmıştır:
- Saldırmazlık konusunda temel bir taahhüt.
- Hürmüz Boğazı üzerinde İran kontrolünün devam etmesi.
- Uranyum zenginleştirmenin kabulü.
- Tüm birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılması.
- Tüm BM Güvenlik Konseyi ve Yönetim Kurulu kararlarının iptali.
- İran’a tazminat ödenmesi.
- ABD muharip kuvvetlerinin bölgeden çekilmesi.
- Lübnan’daki İslami Direniş de dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın durdurulması.
Bugün yaşanan güncel olaylara dair iki güzel ayetle sonlandıralım:
Eğer siz (Uhud’da) bir yara aldıysanız bilin ki o topluluk da benzeri bir yara almıştı. O GÜNLERİ BİZ İNSANLAR ARASINDA DÖNDÜRÜP DURUYORUZ ki Allah gerçek müminleri ortaya çıkarsın ve uğrunda şehitleri olsun diye.Allah, zalimleri sevmez. Bir de Allah, iman edenleri günahlardan arındırmak, kâfirleri de yok etmek için böyle yapıyor. Ali İmran 140-141
“Ey Lût! Şüphesiz ki biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar senin kılına bile dokunamayacaklar. Gecenin bir vaktinde senden olanlarla beraber yola çık. İçinizden hiçbiriniz geri dönüp bakmasın. Ancak karın hâriç. Azgın topluma gelen azap onu da vuracaktır. Onlar için belirlenen azap zamanı, sabah vaktidir. Zâten sabah da yakın değil mi? Hud 81