Bugun...


Faik Enes Demir

facebook-paylas
Vâh halkım vâh!
Tarih: 25-03-2025 10:02:00 Güncelleme: 25-03-2025 10:02:00


Aslında dedikleri şeylerin tutarsız olduğunu kendi hâllerinde gösteriyorlar, yeter ki siz bakabilin. İçinde bulduğu taassub, hakîkatin önünde bir set olmuş da, artık ne görebiliyorlar ne de anlayabiliyor.

      İkibin yıllarıydı, siyasal islâmcıların en çok parladığı bir dönemdi. İslâmi yapıların bir kısmı siyasal İslâmcıları hiçbir şekilde hoş görmez hata tekvir ederken, bir kısmı ise siyasal İslâmcılar ile bir olmuş. Onları iktidarda tutmak için bütün gençlerini çalışmaya sevk ediyorlardı.

    Bu gruplar kendi arasında da bir çatışma hâlindeydi. İktidardan yana olanlar, siyasal İslâmcıların dışında kalanları hor ve hakir görür hatta yaptıkları câhilliktir deyip bıyık altında gülüyorlardı. Onlara göre bu tavır yobazlık ve sonuca götürmezdi. Yeni Dünyâ düzeni için bu şartı.

    Siyasal İslâmcılara karşı olanlar ise: hem partileri hem de onları destekleyenlerin ifrat ve tefridin sınırlarını aştıklarını, bu yol ve yordam ile İslam'a hizmet etmeyeceklerini ve daha çok zarar vereceklerini söylüyorlardı.

    Ancak siyasal İslamcılar ise: bu süreçte kendilerine tabi olanları daha fazla güç elde etmek için saflarına alıp kullanıyorlarken, kendilerine karşı olanları ise derdest ediyorlardı.

      Böyle böyle devam ediyorken 2010'lara doğru artık dengeler değişmeye başladı. Yerler değişti. Siyasal İslâmcılar beraber yola çıktıklarının kendileriyle aynı güce sahip olmalarını istemediği için olmalı ki; yavaş yavaş sindirmeye başladı. Bu süreçte daha zayıf ve kendilerine rakîb olanları ise saflarına almalıydı. Siyasal İslâmcıları tekvir edenler parti kurmuş artık önceki çizgisinin çok dışına çıkmıştı. Baştan beri siyasal İslâmcılar ile hareket edenler ise artık yavaş yavaş kavgalara başlamıştı.

 

    2016'yıllarında artık tamamıyla saflar değişmiş, düşmanlar dost, dostlar düşman olmuştu.

     Bugün hâlâ kavgalar devam etmekte ve daha kötü sonuçları sayıca az da olsak öngörüyoruz.

     Bu kavgalar devam ettikçe, toplu şekilde kör toplumlar oluştu.

Öyle ki; herkes kendi partisini, kendi cemaatini, kendi tarikatını kutsamış ve karşı olanı ise ya hain, ya terör ya da cehennemlik diye vasıflandırmışlar. Bu fanatiklik halkın içinde bir kutuplaşmaya yol açmış daha karanlık yarınlar için zemin oluşturmuştur.

...

   Ey halkım! Bu yol ve yordam ile aslâ meşru bir sonuca varılmaz.

Ne antik Yunanın kabile geleneği olan demokrasi, ne de bunu ileri sürünen Antik Yunan felsefecilerin görüşü sizin için bir kurtuluş değildir.

     Ne laiklik ne de başka bir yönetim şekli.

Sizlerin başka bir kültüre ve geleneğe ihtiyacınız da yoktur.

Hazır olan bir hukukunuz ve medeniyetiniz vardır.

İş bu medeniyet için başı dik göğsünüzü gere gere çalışın ki aziz İslam'ın güzelliği ile evleriniz abad olsun, sîneleriniz şifa bulsun.

    Ey halkım! Yahudi ve Müslümanın kavgasında haklı Yahudi ise hakkını iade eden, ve Müslümanı cezalandıran bir medeniyetin çocuklarısınız. Bu kişi partimizden değil, tarikatımızdan değil öyleyse her türlü zulme müstahaktır düşüncesinin İslam'ın çok dışında olduğunu unutmayınız.

 Ey halkım! Kendi aranızda sevgiyle barışın yollarına, düşmânınız olan kâfirler topluluğuna karşı ise öfke ile adâletin yoluna düşünüz ki; devletinizin ömrü uzasın, hânelerinize huzur gelsin.

 

    Fâ`ik Enes DEMİR.



Bu yazı 167 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI