Hikaye ediliyor ki, acıkan kedi önce yavrusunu fareye benzetiyor, sonra da yiyor. Bazı toplulukların Kürd’e bakışı böyle maalesef! Topluluk diyorum çünkü Kürd’e bu gözle bakan bir kavim millet olamaz. Rahmetli Özal'ın, merhum Erbakan’ın bakış açısı ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye fiilen tarz değiştirmeseydi şimdi halimiz ne olurdu acaba? Fiilen diyorum çünkü Kemalist sistemin yasaları olduğu gibi duruyor. Şapka yasası dahil.
Ülkemizin kurucu meclis olan Büyük Millet Meclisi(BMM) Kürtleri tanıyordu, sonradan Mustafa Kemalin nüfuzuna giren meclis bu sadık, dindar ve cesur halkı önce İngiliz taraftarı yaptı, sonrada her türlü zulmü kendine mubah görerek Kürtlerin başına bin bir bela getirdi; nice, nice Gazzeler yaşatıldı şu Müslüman Anadolu insanına ve özellikle Kürt halkına tabi. Öyle utanmaz, kendini bilmez berduşlar var ki yazıda Kürd kelimesi geçiyor diye kuduruyorlar. Geberin e mi?
Yakın zamanda yanı başımızda Irak’ta Saddam Kürtlere kimyasal silah attı binlercesi Enfal’de, Halepçe’de öldürüldü, daha dün Roboski’de 34 can bizim uçaklarımızla öldürüldü, eğer sen anınca “vax ki ne vax” diyemiyorsan insanlığından utan, Müslümanlığını sorgula. Nefsin sana bahane uydursa da adalet sana hak vermez bilesin.
Vatandaş düşmanı, eski karanlık devlet PKK adında bir örgütü Öcalan’ın liderliğinde Kürtlerin başına bela etti, o gerekçeyle milyonlarca Kürt malından, canından, onurundan oldu, hala Müslüman olduğunu söyleyen bazı Türk vatandaşlarımız bunu görmezlikten geliyor. Ayrıca hak ve adalet adına bir konuyu dile getirince hemen PKK damgasıyla seni dövmeye başlıyor. Yahu ben zaten eski karanlık devletin JİTEM’i ile PKK arasında düşe kalka bugüne gelmişim, şimdi benden ne istiyorsun?
Yasal ve anayasal bir hak talep ediyorsunuz hemen saldırıya geçiyorlar. 12 Eylül cuntasının çıkardığı Anayasaya dört elle sarılmışlar, vay efendim ilk dört maddeye dokunamazsınız “haşa sümme haşa” sanki ilahi sabitelerdir.
Zaten ilk 4 maddeyi hepten ortadan kaldıralım diyen de yok, bu ülkenin Başkenti Ankara’dır, Bayrağı ayyıldızlı al bayraktır, İstiklal Maşı 41 mısralık Hürriyet Marşıdır, peki sorun ne? Sorun Atatürk ilke ve inkılapları ve özellikle Laiklik ilkesidir. Arkadaş kim ne dese desin Laiklik bu ülkede çok çok su-i istimal edildi, Atatürk ilke ve inkılapları da miadını doldurdu. Kemalist sistem olarak teşekkül eden bu ladini düzen değişmelidir, bunu istemek vatandaş olarak benim hakkımdır. Anayasanın ilk dört maddesinin birinde şunu yazsak isabetli olmaz mı?
“Anayasa/yasa yapılırken; 23 Nisan 1920 günü hacı bayramı veli camisinde kılınan Cuma namazı sonrası dualarla açılan kurucu meclisin ruhu, 41 mısralık İstiklal marşı ve Veda hutbesine bağlı kalmak esastır”
İfadesi niye bize ağır gelsin? Aynı talebi Meclis Başkanımız Prof.Dr.Numan Kurtulmuş bey Diyarbakır’a gelirken de dile getirmiştim.
Çünkü bu maddede adalet var, maneviyat var, insana değer var, mal, can ve namus kutsiyeti var,
Kadın erkek arasındaki merhametli uyarı var, Müslüman Müslüman’ın kardeşidir vurgusu var,
Hırsızlığın, zinanın yasak oluşu var, ırkçılığın kötü bir haslet olduğu var, Faizin haram oluşu var…. Hasılı kelam insanlığın özlemleri var da var.
İstiklal Marşı milli ve manevi duygularımızı okşuyor, hele ki Kurucu Meclisin ruhu, huzur ve saadetimiz oraya bağlı zaten.
Kısacası adam gibi yaşamak istiyorsak Kemalist sistemi bütün olarak kaldırıp şu heykel cumhuriyetinden kurtulmalıyız. Ölümünden 17 yıl sonra yapılan Anıtkabir’i Atatürk vasiyeti gibi toplumun önüne koymamalıyız, yanı Kemalist sistemin Atatürk ile alakası yoktur, İslam düşmanlarının başımıza ördüğü bir sistemdir.
Vala tercih sizin, ya milli manevi değerlere bağlı bir sistem kuracaksınız ya da “alavere dalavere Kürt memet nöbete” diyerek patinaj etmeye devem edersiniz. Unutmayın Kürtler de sizin gibi insan olarak yaratılmış. Tekrar ediyorum Kürtler; mütedeyyin, cesur ve sadık bir millete mensupturlar. Kürtlerin sağduyusu olmasaydı bu ülke çoktan dağılmıştı.
Benden söylemesi.