Biz bugün sorunları konuşuyoruz ama sebebi konuşmaktan kaçıyoruz.
Aile neden dağılıyor?
Çocuk neden savruluyor?
Eğitim neden işe yaramıyor?
Gençlik neden bu kadar yorgun?
Çünkü kalp ihmal edildi. Kalp sustu, vicdan bastırıldı, iman hayattan çekildi. Geriye gürültü kaldı; ama istikamet kalmadı.
Kalp bozulduğunda bu sadece bireysel bir kayıp değildir; toplumsal bir çöküştür.
Kalbi Kaybolan Modern İnsan
Modern çağ insana her şeyi verdiğini iddia etti ama en kıymetlisini aldı: kalbiyle bağını. İnsan artık neye sevindiğini, neden üzüldüğünü, ne uğruna yaşadığını bilmiyor. Kalp yoruldu; çünkü yaratıldığı yere değil, taşımaya gücünün yetmeyeceği yüklere bağlandı.
Para, statü, haz ve hız…
Kalbin kaldırabileceğinden fazla yük.
Kalp Allah’tan kopunca boşluk oluşur. O boşluk da ya günahla ya da anlamsızlıkla dolar. Bugün insanların “mutluyum” demesi zor, ama “yorgunum” demesi çok kolay. Çünkü kalp yanlış yerde soluklanıyor.
Kalp Bozulunca Aile Ne Hale Gelir?
Aile, kalplerin birleşmesiyle kurulur. Nikâh bir akittir ama aile bir emanettir.
Kalpler Allah merkezli değilse, evler otel odasına döner. Aynı çatı altında yaşayan ama birbirine dokunamayan insanlar çoğalır.
Merhamet kalpten çekilince:
Sabır tükenir
Fedakârlık ağır gelir
Sadakat sorgulanır
Anne-baba çocuk yetiştirmez artık; sadece çocuk bakar. Çocuk da sevgiyi ekranda, merhameti sanal dünyada arar. Çünkü evde kalp yoktur; sadece kurallar vardır.
Oysa Kur’an, aileyi kalp üzerinden inşa eder: “O'nun delillerinden biri de, içinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranıza muhabbet ve rahmet koymasıdır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.” (Rûm, 21)
Sevgi ve merhamet kalpten doğar. Kalp ölürse aile ayakta kalamaz.
Kalpsiz Eğitim: Bilgi Var, Hikmet Yok
Bugün çocuklarımız çok şey biliyor ama neden yaşadığını bilmiyor. Diploma var, ama istikamet yok. Eğitim kalbi eğitmezse; sadece zihin şişer, ego büyür.
Kalbi hesaba katmayan eğitim:
Ahlak üretmez
Sorumluluk kazandırmaz
Allah korkusu vermez
Sonra da şaşırıyoruz: “Bu gençler neden böyle?” Çünkü biz onlara meslek öğrettik ama emanet bilinci öğretmedik. Başarıyı anlattık ama hesabı anlatmadık. Kalbi yok saydık, sonuçtan şikâyet ettik.
İlim, kalple birleşmezse kibir üretir. Bilgi, imanla buluşmazsa zulüm doğurur.
Toplumun Kalbi Nerede Atıyor?
Bir toplumun kalbi adalettir, merhamettir, emanettir. Kalp hastalanınca adalet zayıflar, güç kutsallaşır, hak unutulur. Güçlü olan haklı sayılır, mazlum görünmez olur.
Bugün insanlar birbirine tahammül edemiyorsa, bu sadece ahlak meselesi değil; aynı anda kalp meselesidir. Kalp daraldıkça vicdan küçülür. Vicdan küçüldükçe zulüm normalleşir.
Kur’an bu yüzden önce kalbi ıslah eder. Çünkü kalp düzelirse:
Baba düzelir
Öğretmen düzelir
Yönetici düzelir
Toplum toparlanır
Çözüm Nereden Başlar?
Çözüm sistem değişikliğiyle değil, kalp dirilişiyle başlar. Kalbi diriltmeden yapılan her reform, makyajdır.
Kalbin dirilişi için:
Kur’an yeniden merkeze alınmalı
Zikir hayattan çıkarılmamalı
Günah hafife alınmamalı
Tevbe geciktirilmemeli
Helal ve harama dikkat edilmeli
Çocuklara Allah sevgisi korkudan önce öğretilmeli
Kalp, Allah’la buluştuğu an yeniden canlanır. Çünkü kalbin kıblesi Allah’tır. Kalbin ve her şeyin sahibi Allah’tır. Kalp en çok Sahibini özler.
Sonuç
Bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla konuşmak değil, daha fazla bütün kalbimizle Allaha yönelmektir. Kalbe dönmeden hiçbir yere varamayız. Kalbi ihmal eden bir toplum, geleceğini ihmal etmiş demektir.
Allah kalplerimize bakacak.
Evlerimize değil, kalplerimize…
Unvanlarımıza değil, niyetlerimize…
Dua
Allah’ım…
Kalplerimizi dünyaya esir etme.
Bizi kalbi diri kullarından eyle.
Ailelerimizi merhametle,
Çocuklarımızı imanla,
Toplumumuzu adaletle ihya eyle.
Kalplerimizi Sana bağla ki dağılmayalım. Âmin