Dört harfli bir kelime… Aile.
Ama dört harfe sığmayacak kadar derin, dört duvarla sınırlanamayacak kadar kutsal bir müessese. Allah’ın emri, Peygamber Efendimiz’in (SAV) sünneti olan aile; sevginin, merhametin, sabrın ve fedakârlığın yoğrulduğu ilahi bir ocağın adıdır. Aile
İçinde saygı varsa huzur vardır, içinde sabır varsa bereket vardır, içinde Allah rızası varsa o ev artık cennet şubelerinden bir şubedir.
Toplumun en küçük ama en hayati birimi olan ailede herkesin bir görevi, bir sorumluluğu vardır. Bu sorumluluklar bilindiğinde ve hakkıyla yerine getirildiğinde huzur kapıları ardına kadar açılır. Çünkü ailede sevgi, anlayış, hoşgörü ve hukuk hâkimdir.
Hele ki bütün bunlar Allah için yapılıyorsa, günlük hayatın her ayrıntısı ibadete dönüşür.
Aile Ehliyeti Olmadan Hayat Yoluna Çıkılır mı?
Bir araç sürücüsüne trafik polisi ehliyet sorar. Ehliyetsiz olan yola çıkamaz; çıkarsa hem kendini hem başkalarını tehlikeye atar. Peki ya aile?
Aile ehliyeti almadan evlenenlere, sorumluluk bilinci kazanmadan yuva kuranlara ne demeli? Bugün birçok ailevi problem, aslında sevgisizlikten değil; sorumsuzluktan ve bilinç eksikliğinden kaynaklanıyor.
Aile, deneme tahtası değildir. Yanlış yapılan her ihmal, sadece dünyamıza değil, ahiretimize de zarar verebilir.
Aile: Kale, Okul ve Liman
Aile, kötülüklerin barınamadığı en sağlam kaledir.
İnsanı her türlü insî ve cinî şeytandan koruyan bir siper…
Ahlâkın, edebin, sabrın öğretildiği ilk mektep…
Dertlerin paylaşıldığı, yaraların sarıldığı güvenli bir liman…
Aile; sevginin en saf hâliyle yaşandığı, saygının içselleştirildiği bir mekândır.
Fert için sığınılacak en güvenli kurum olduğu gibi, toplum için de vazgeçilmez bir temeldir.
Aile, toplumun köşe taşıdır. Köşe taşı yerinden çıkan bir toplumun ayakta kalması mümkün değildir.
Tarih şahittir: Medeniyetleri güçlü aileler kurmuştur.
Aileler çöktüğünde, medeniyetler de çöker.
Karne Günü ve Ailenin İmtihanı
Milyonlarca evde çocuklar karnelerini aldı. Kimi evlerde sevinç, kimi evlerde hüzün vardı. Oysa karne sadece çocuğun değil, ailenin de aynasıdır. Çocuğun başarısı ya da başarısızlığı; ilgiyle, anlayışla ve sabırla yoğrulmuş bir aile ortamının sonucudur.
Karne günü çocuklarımızı notlarla değil, niyetleriyle, gayretleriyle ve ahlaklarıyla değerlendirelim.
Unutmayalım; yüksek notlar iyi bir insan olmanın garantisi değildir ama sağlam bir aile, iyi bir insan yetiştirmenin en güçlü teminatıdır.
Çocuk, Aile ve Sosyal Medya Kıskacı
Bugün aileyi en çok zorlayan imtihanlardan biri de sosyal medyadır. Çocuklarımız ekranların esiri olurken, bizler çoğu zaman seyirci kalıyoruz. Oysa aile; çocuğun ilk rehberi, ilk filtresi, ilk güvenli alanıdır. Sosyal medya çocuğu değil, çocuğu ailesiz bırakmak tehlikelidir.
Anne-baba olarak görevimiz; yasaklamak kadar rehberlik etmek, kontrol etmek kadar örnek olmaktır. Sevgiyle kurulmayan bağları, teknoloji daha kolay koparmaktadır.
Son Söz Yerine
Ailenin alternatifi yoktur. Çünkü aile ilahi bir müessesedir. Anne şefkatinin, baba fedakârlığının yerini hiçbir kurum dolduramaz. Huzurevleri, çocuk yuvaları; aile sıcaklığının yerini tutamaz.
Geliniz, aile içi ilişkilere daha fazla dikkat edelim. Üzerimize düşeni yapalım. Birbirimizi kırarak değil, onararak evlerimizi cennetin şubelerine dönüştürelim.
Unutmayalım: Evler ya cennet şubesidir ya da cehennem…
Ailece kalın...