beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Abdullah Yıldız

facebook-paylas
“Kısasta hayat var”
Tarih: 27-01-2026 09:19:00 Güncelleme: 27-01-2026 09:19:00


Diyanet’in Cuma hutbelerinin son zamanlarda doğrudan gündemle ilişkili olması ve hutbede İslâmî gerçeklerin bireysel ve toplumsal dertlerimize deva olacak tarzda sunulması takdire şayan. Merhametin şiddetle, muhabbetin nefretle yer değiştirdiği çağımızda sevgi ve saygıdan mahrum gençlerin “akran zorbalığı” son hutbenin ana konusu idi: Giderek fiziki şiddete ve cana kıymaya varan bu zorbalık; suça bulaşmayı, uyuşturucu kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı… marifet sayan bir tavra dönüşüyor. Şiddet içerikli filmler, oyunlar ve dijital mecralar da saldırganlığı körüklüyor.

 

Oysa Resulullah (s.a.) buyuruyor: “Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu ve malı haramdır, dokunulmazdır.” (Müslim, Birr 32)

 

Bizce, bu can yakıcı ölümlere karşı öncelikli gündemimiz kısas ve idam cezası olmalıdır: Kur’an Yolu tefsirinde “kısas ayeti” (Bakara, 2/179) açıklanırken idam cezasına dair şu görüşlere yer verilir (özetle):

 

Âyet “Kısasta sizin için hayat var” derken “Ey akıl sahipleri!” nidâsıyla insanlar bu konuda düşünmeye; ‘Kısas da öldürme demek olduğuna göre hem öldürme hem hayat nasıl bir arada olur?’ sorusunu akılları doğru işleterek cevaplamaya teşvik ediliyor. Öldürme suçuna özgü olarak kısas ve idama karşı çıkanlar: ‘1-İnsan tabiatı kısas ve idamdan nefret eder, vicdan onu reddeder; 2-Öldürme bir insan kaybıdır, idam da ikinci bir insan kaybıdır; 3-Kısas yoluyla adam öldürmek kalpteki intikam duygusundan kaynaklanır ve bu bir tür akıl hastalığı olup eğitim ve tedavi ile kalpten çıkarılabilir; 4-Mevcut topluma, şartlara ve ihtiyaca uygun olarak kısasta iki tarafı tatmin edecek çare, katili ömür boyu hapsetmek vb. de olabilir…’ diyorlar.

 

Kur’ân-ı Kerîm’deki şu ayet bu itirazlara toplu bir cevap niteliğindedir: “Yeryüzünde fesat çıkarıp bozgunculuk yapmaya veya bir cana karşılık olmaksızın birini öldüren kimse bütün insanları öldürmüş gibidir, bir canı yaşatan ise bütün insanlara hayat vermiş gibidir” (Mâide, 5/32).

 

Yaşama hakkının önemini vurgulayan bu ayete göre, cana kıymayı, iki kişi arasında veya bir ferde yönelik bir suç olarak düşünmek yanlıştır. Ya cana kıyma önlenir, bütün insanlığın hayat hakkı güvence altına alınır yahut da yaşama hakkı sürekli tehlikeye maruz kalır. Toplum fertlerden oluşur; ferdin hayatını korumak mümkün olmazsa fertlerden oluşan toplumun hayatını korumak da mümkün olmaz.

 

Yukarıdaki itirazlar ayrıca şöyle cevaplanabilir: a) Hemen herkes kendini öldürmeye teşebbüs edeni, onu öldürme pahasına da olsa engeller. Nitekim bütün hukuk sistemleri nefsi müdafaayı hukuka uygun bulur. Toplumlar da hayatlarına saldıranlara karşı fiilen savaşırlar. Bu iki vakıa, hayatı korumak söz konusu olduğunda insanların öldürülmesinin, insan tabiat ve vicdanına aykırı olmadığını gösterir. b) Bir toplumda eğitim başarılı olur, insanlar ağır cezalar olmadan da adam öldürme suçunu işlemez hale gelir ise, öldürme suçu için farklı cezalar ve tedbirler düşünülebilir. Nitekim İslâm, maktulün yakınlarına kısas talebinden vazgeçme ve diyet isteme hakkı vererek bu kapıyı açmıştır. c) Merhamet ve şefkat güzel duygular olmakla beraber; insanların can güvenliğinin ortadan kalkmasına kapı aralar, maktulü unutturur, hep katil lehine işletilirse makbul olmaktan çıkar, zaaf olarak değerlendirilir. d) Suçun kendi cinsinden bir fiille cezalandırılması, adalet ve hakkaniyetin gerçekleşmesine yönelirse, ona kötü gözle bakılamaz. e) Cinayeti akıl ve ruh hastalığına bağlayıp, canileri hapishanelere ve idam sehpalarına değil, hastanelere göndermeyi önermek aslında cinayeti teşvik etmenin ötesinde bir sonuç getirmez. Uzmanların çoğu bu görüştedir. f) Günümüzde idam cezasını koyanlar bunu, yaşama hakkını korumak için zaruri sayarlar.’ (KY)

 

Kısaca; kısas hayatın ta kendisidir. Kısasta hayat olması, canileri adam öldürmekten caydırmasından kaynaklanır; öldüreceği insanın hayatına karşılık kesinlikle kendi hayatından olacağını bilen kimse, adam öldürmeye kalkışmadan önce aklını başına alacak, düşünecek ve vazgeçecektir (Fî-Zılâli’l-Kur’ân). Bir toplum insan hayatına gereken kutsallığı vermez, katili korumaya çalışırsa, adam öldürme suçuna prim vermiş ve binlerce masum insanın hayatını tehlikeye atmış demektir (Tefhimü’l-Kur’ân). Özetle: caydırıcılığı müsellem olan kısas cezası hayatlar kurtarır, uygulanmaması ise hayatları tehlikeye atar.



Bu yazı 8 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI