|
Tweet |
Yoğun bir katılımın olduğu bu söyleşide konuşan Eyüphan Kaya Veda Hutbesi hakkında şunları dile getirdi.
Okunduğu gün olması hasebiyle 8 Mart, “Dünya Veda Hutbesi Günü” olarak ilan edilmelidir. Çünkü Veda hutbesinin birkaç paragrafında kadın hakları hakkında uyarılar da var. Bu sene Ulu camide 8 Mart’ı “Dünya Veda Hutbesi Günü” olarak ilan ettik seneye daha gür bir sesle anacağız inşallah.
Malumunuz insanlar iki kısımdır, bir kısmı ehli iman bir kısmı ehli davettir. Ehli iman bir disiplin içinde imanını korumaya çalışırken, diğer kısmının ne zaman iman edeceğini bilemiyoruz.
Mevlana Celaddin-i Rumi’nin bir sözü var diyor ki; “Kafire kem gözle bakma iman üzeri ölmeyeceği ne malum” tabi bir de bunun mefhumu muhalif var, bizim iman üzere ölüp ölmeyeceğimiz ne malum. Yani bir defa “iman ettim” demekle iş bitmiyor, imanını korumak için daima havf ve rıca arasında yaşamak lazım. Yoksa Allahumehfizna güneşe bırakılmış bir buz parçası gibi iman eriyip kaybolabilir.
Hz.Muhammed(sav), Veda hutbesini ölüm beklediği bir haleti ruhiyede irad etmiş.
İlki; O sene ARD hadisesi iki defa gerçekleşmiş. ARD; yılda bir Ramazan ayında Hz.Muhammed(sav) Kur’anı baştan sona kadar okur Cibril-i Emin dinlermiş, bir defa da Cibril okur Peygamberimiz(sav) dinlermiş. Bu defa Cibril(as) bir daha tekrarını isteyince Resul-i Ekrem bu benim yakında ölmeme işrettir demiş.
İkinci bir işaret Nasır suresi nazil olduğu zaman, Resul-i Ekrem demiş ki eğer bana istiğfar ve tesbih kaldıysa ölümüm yakındır. Kızı Fatıma’sına bunu söyleyince çok üzülmüş sonra ona “ailemden en erken sen bana ulaşacaksın demiş ve Kızı müferreh olmuş. Gerçekten Peygamberin vefatından birkaç ay sonra Hz.Fatıma(ra) da vefat etmiş.
632 yılı 8 Mart, Hicri takvime göre 10.yıl Zilhice’nin 9’uda 100 Bini aşkın sahabeye seslenince; “sözümü iyi dinleyin, burada olanlar burada olmayanlara iletsin, umulur ki onlar daha iyi uyarlar, seneye burada buluşacağımızı sanmıyorum” demiş.
Bu üç tespiti bir arada düşündüğümüz zaman Veda Hutbesi aynı zamanda insanlar için bir vasiyetname hükmündedir.
Allah razı olsun ki, o mübarek sahabeler iyi dinlediler, not adılar, bize ulaştı ve biz bugün bir araya gelmiş Veda Hutbesini sohbetimize konu etmişiz.
Veda Hutbesine göre;
Cuma ve Arife gününün mukaddes olduğu gibi, Mekke mukaddes olduğu gibi can, mal ve namusumuz mukaddes değerlerdir ve dokunulmazdır.
Can, mal ve namusun güvende olmadığı bir toplumda huzur olmaz.
Faizin her türlüsü kaldırılmıştır, faiz ile muamele etmek Allah ve Resulüne savaş açmakla eşdeğerdir. Faiz tıpkı bir elektrik süpürgesi gibi milyonların ceminden paraları toplayım zenginlerin kasasına bırakıyor, insanlık bir an evvel bu faiz sisteminden kurtulması lazım.
Kız çocuklarının hor hakir görüldüğü bir toplumda Peygamberimiz kızı Fatıma geldiği zaman “babasının annesi” diyerek onu ayakta karşılardı.
Bir kadını rolü ile dikkat çeken Hz.Hatice(ra) Hira mağarasında uzlete çekilen Peygamberimize azık ve elbise götürmeyi de ihmal etmiyordu. Yani iş kadını oldu diye kadının terelelli olmasına gerek yok.
Hz.Aişe(ra) Peygamberimizden çok hadis nakil ettiği için ayrı bir değeri var, bununla birlikte bazen Peygamberimizin huzurunda sesini yükselterek hakkını da savunuyordu.
Hz.Fatıma(ra), daha müzmin ve genç yaşta vefat eden bir hanım efendiydi.
Ehli edep olan bir kadının bu üç rollerden yararlanarak hayata katkı verebilir, bu üç rolü de beğenmeyen bir kadın varsa artık kendine sokaktan bir rol seçsin.
Size Kur’an ve Sünnet bırakıyorum demesini bir az irdelemek isterin.
Malumunuz Kur’an’ın ilk hafızı Resul-i Ekrem(sav)’dir. Yüce Allah kelamını hafızların dili üzerine muhafaza ederek günümüze kadar getirmiştir.
Kur’an-Kerim bazı eksik hocaların insafına kalsaydı kim bilir şimdi kaç çeşit Kur’an elimizde olurdu. Şunu da bilmekte fayda var Kur’an dışında %100 hıfz edilen başka bir kitap dünyada yoktur. Yeryüzünde milyonlarca hafız var, elhemdulillah.
Peygamberin hayatı Kur’anın yaşama modellenmiş halidir.
Kur’an neyi yapmamız gerektiğini emreder, Peygamberimiz nasıl yapacağımızı gösterir. Yani Kuranın öğretmeni Peyamberimizdir(sav)
Ben Kimya hocasıyım, hiçbir Kimya öğretmeni öğrencisine “evladım al kitabı git deney yap" demez tam tersine kitapla birlikte başında durur deney yaması için ona rehberlik yapar, işte Peygamberimiz bizim için böyle bir örnektir.
Unutmayınız ki kelimeyi tevhit “lailahe ilellaah muhammedün resulüllahtır” Resulu devler dışı bıraksanız, Namaz, Oruç, Hacc gibi ibadetleri dahi yapamazsınız.
Peygambersiz İslam’ı savunanlar ya bilgileri eksiktir, ya da siyonistlerin paralı adamlarıdır.
Muhtelif zamanlarda anlata anlata kitaba dönüştürdüğümüz bu kitap elinizde, incelemenizi ve varsa bir talebiniz değişiklik için bana iletmenizi isterim. Peygamber hepimizin.“ diyerek söyleşisini tamamladı.
Kaynak:Müslüman Dünya