![]() |
Tweet |
Malazgirt'te iman var, güven var, sadakat var.
Muhammed Alpaslan’ın komutasında cereyan eden Malazgirt Medyam Muharebesi Türklerin ve Kürtlerin birlikte başardığı önemli bir zaferdir.
*1071 yılında başlayan bu dayanışma,
*1187 yılında Kudüs’ün fethindeki Kürt Türk birlikteliği,
*1453 yılında İstanbul fethinde de kendini göstermiş.
*Bu beraberliğe Kurtuluş savaşı mücadelesi de şahittir.
Zaman, zaman “Bin yıllık beraberlik” derken bu İslami birlikten bahsediliyor. İslam öncesi Kürtler ve Türkler arasında bir dayanışma olmadığı gibi ladini cumhuriyetle birlikte de var olan birliktelik darbe aldı.
Bozguncu dünyanın aklı bu birlikteliğin tekrar oluşacağının kaygısını yaşarken, her geçen gün bir adım daha birbirimize yaklaşıyoruz. Ay yıldızlı bayrağı dalgalandıran ruh bu Malazgirt ruhuydu, şimdi o ruh etrafında toplanıyoruz.
Kemalist sistemle birlikte Türkçülük öne sürüldüğünden bu yana Anadolu insanı gün yüzünü göremedi.
Ömrünü yanlış yolda heba eden Öcalan dahi bunu anladı, aramızdaki bazı angutlar bir türlü anlayamadılar. Ben Öcalan ile iftihar etmem, günahım kadar da sevmem, ama “bin yıllık değerleriniz üzerine yeni bir dünya kurun” demesi önemliydi.
Şu son asırda devlet bu İslami ruhtan kopunca her yaşadığımız yıl bize zehir oldu, son çeyrek asırdır bu yanlış yoldan dönmenin çabası içindeyiz ama düştüğümüz çukurdan çıkmakta zorlanıyoruz. Ama bu yoldan ölüm pahasına da olsa yürümek zorundayız, artık büyüdük, özümüzle buluştuk, ne pahasına olursa olsun mücadelemizi vermeye devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle Malazgirt ruhu bu gün iktidardaysa önümüz açıktır inşallah.
Arı Türklere sesleniyorum, ırkçı söylemlerden uzak durun, bu topluma bir şey kazandırmadığı gibi, ülkenin huzurunu da kaçırıyor. 86 milyon vatandaşın büyük bir kısmı da Türk değil, ülkenin iki ana unsuru Türkler ve Kürtlerdir, ama diğer anasırın da başımızın üstünde yeri var. Buyursunlar dil ve kültürlerini istedikleri kadar yaşasınlar, bu konuda devlet hepsine destek vermekle yükümlüdür.
Biz vatandaş olarak daha huzurlu ve daha müreffeh bir şekilde bu coğrafyada yaşayabiliriz. Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi bir anlaşma imzaladılar 300 yıl bu diyarda huzur vardı.
İkinci Mahmut merkeziyetçi bir yönetim tarzıyla bu diyarın huzurunu bozdu, o gün bu gündür o yanlış devam ediyor, bu korkaklığın, güvensizliğin bir neticesidir.
Devlet korkakların eli üzerinde büyümez, ilerleyemez, zenginleşemez.
O zaman,
23 Nisan 1920 yılında bir Cuma namazı sonrası dualarla açılan Kurucu Meclisin ile barışık, 41 Mısralık İstiklal Marşı ile uyumlu, Veda Hutbesinden ilham alan bir devlet bize lazım.
Türkiye’nin yeni yüzyılında Kemalist sistemin yeri olmamalıdır. Gerçekten yeni bir dünya kuracaksanız parametreleri tarihi değerlerimizde saklıdır. Kurtuluş savaşının da onlarca kahramanı var, Mustafa Kemal o sıralamada birkaç adım geridedir. 400 Üyeli parlamentoda azınlığın oyuyla cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. İnanmıyorsanız gidin meclis tutanaklarına bakın. Mustafa Kemal ile buraya kadarmış...
Yok eğer “alavere dala vere Kürt Mehmet nöbete” tarzında bir oyunun peşindeyseniz buyur, güle güle, yolumuz açık olsun, işiniz zor koca koca sorunlar sizi bekliyor.
Yakında hepimiz öleceğiz, 124 BİN Nebi, 313 Resul ve 5 Ülülazm peygamberlerin vaad ettiği kıyamet gününde buluşacağız, bakalım o gün Allah’a ne hesap vereceğiz.
Benden söylemesi
Eyüphan Kaya