|
Tweet |
168 yazar, akademisyen, sanatçı ve gazeteci, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metinle Türkiye’nin gerici-şeriatçı bir kuşatma altında olduğunu savunarak laiklik vurgusu yaptı.
Açıklama metni şudur;
Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte ‘Talibanlaştırma’ baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.
Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump'ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır. Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- ‘suçlu’ gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Laikliği savunmak suç değildir. LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!”
Gelin Hulus-ı kalp ile şu 168 sözde aydınların açıklamalarını analiz edelim, bakalım dertleri neymiş?
Talibanlaştırma,
Bak bak, bak! böyle muamma ifadeler kullanıyorlar ki okuyan birisi hemen korkuya kapılsın, taban kime ne yapmış? Ekmeğini suyunu yiyor, ona buna minnet etmeden edep ölçüleri içinde sade yaşıyorlar, yarım asırdır bir yandan Rusya diğer yanan Amerika Afganistan’ın başına vuruyordu, siz o zaman hangi delikte yaşıyordunuz da kurumuş vicdanınızdan bir ses çıkmıyordu? Haydi oradan!
Gericilik,
Kainatın rabbını tanımak, iman ve edep ölçüleri içinde yaşamak, yaratana ibadet etmek mi gericiliktir, yoksa sabah akşam sevgili değiştirmek, kadeh tokuşturmak, yarı çıplak sokaklarda dolaşmak mı gericiliktir? Haydi oradan!
Liakliğe aykırıymış,
Bu kavran batıdan gelen bir kavram kilise İslam’ı kabul etmeyince her geçen gün rayında çıkıp haddini aşan işlere burnunu soktu ve halk buna isyan etti, Laiklik ilkesi ile tahrife uğramış Hiristiyanlığın kiliseye hapsolmuş haliyle devletten elini çekmesini sağladılar, İslam dini bireyden devlete hayatın her sahasına müdahil olan son ilahi dindir, 100 yıldır Anadolu’da bu hakkı milletimizden almışsınız, hala da bu zulmün devam etmesini istiyorsunuz.Daha da korkun!
Bu ülkede faizin yasak olduğu,
Zinanın yasak olduğu,
Raki içmenin Müslümanlar için yasak olduğu,
Kumarın yasak olduğu günler yakındır, siz bundan korkuyorsunuz değil mi Bu hakkı sizin o karanlık vicdanınıza bırakmayacağız.Yahdi oradan!
Anayasa vurgusu,
1980 darbesinin gölgesinde çıkarılan 82 Anayasasından bahsediyorsunuz değil mi? O yasayı çıkaranlar hukuk nezdinde suçlu bulundular, rütbeleri söküldü, ama çıkardıkları anayasa hala canlılığını koruyor, bu anayasa aslında mülgadır, fakat siyaset harekete geçip yani anayasa yapmadığı için tabi ki var olan Anayasaya uymak da bir anlamda mecburidir. Korkun o Anayasa da yakında değişecek,
Yeni Anayasa; 23 Nisan 1920’de dualarla açılan meclisin ruhu, 41 mısralık İstiklal Marşı ve Veda Hutbesiyle uyumlu olacak. Ona göre kendine istikbal hazırlayın.
Şeriat korkusu,
İslam hukuku en insani, en medeni hukuktur. Hem ceza yasası, hem Medeni hukuku, Hem aile hukuku, Hem veraset hukuku beynelmineldir,
Karanlık endişesi,
Neymiş karanlık?
Komşunun komşuya selam vermesi mi?
Cuma günün tatil olup camilerde tekbir ve duaların yükselmesi mi?
Mutlu aile, mutlu toplum yapısı mı?
Yatsıdan sonra insanların huzura çekilip, sabah ezanıyla işine başlamaşı mı?
Çarşı sokaklarda tesettür ölçüleri içinde, edep ile yürüyen hanim efendilerin varlığı mı?
Genel evlerin kapatılması mı?
Hangisi karanlık, hangisi?
Yahu senin deden benim dedemi dövdü, senin baban benim babamı dövdü, ama sen beni dövemezsin, çünkü ben yüksek tahsilliyim, elimde kalem var, üstelik çanakkale ruhunu taşıyorum anladın mı? Senin yunan bozuntusu seni!
Haydi oradan! boş boş konuşmayın ev sahibi ile hırsız ikisi de durumun farkında, bu ülkenin direksiyonu Reisin elimdedir, otobüste fazla hır gır çıkarmayın da kısa zamanda sahili selamete ulaşalım ne dersin?
Demedi demeyin!