|
Tweet |
Ulusal Kürt Platformu iki günlük bir kurultay yaptı,
*Harekette bereket var.
*İnsan konuştukça varlığı hissedilir, demişler.
*İnsan hakkı olarak can güvenliğinden sonra düşünce özgürlüğü hakkı geliyor.
Birçok ilden, hatta ülke dışından kimselerin katılıp bu kurultayda fikirleriyle geleceğe ışık tutmaları önemliydi.
Ben ikinci gün misafir olarak katıldım, söz hakkı istedim, prensip olarak sadece davet edilenlere söz hakkı veriliyormuş, Divan Başkanı Hukukçu Sabahattin Özkorkmaz bundan dolayı söz hakkı veremeyeceğini söyleyince onu alkışladım.
Şayet söz hakkı bana verilseydi şunları dile getirecektim;
“Merhaba duyarlı Kürt aydınları, hazirunu saygıyla selamlıyorum.
Türkler arasında da haklarımızı savunanlar oldu/oluyor. Bunlardan biri de Cumhurbaşkanımızın Güvenlik Politikalarından sorumlu Başdanışman Emekli Paşa Adnan Tanrıverdi’ydi.
Ona göre;
1-Kürtlere Anadille eğitim hakkı verilmeli,
2-Anayasanın 66. Maddesi değiştirilerek “her kes Türk’tür” ifadesi oradan çıkarılmalı,
3-Adalet, Sağlık, Eğitim ve Güvenlik merkezden olmak kaydıyla diğer meseleler için Eyalet sistemi getirilmeli,
4-Salahaddin-i Eyyubi önderliğinde teşekkül eden Eyyubi Hanedanlığının da 17.yıldız olarak Cumhurbaşkanı forsuna eklenmelidir, ta ki Kürt vatandaşlarımız o forsta kendini görebilsinler.
Ben bunu hangi Kürt vatandaşıma anlatmışsam, demiş ki; “keşke… daha ne istiyoruz.” Böyle insanları hem rahmetle analım, hem de bu fikirlerinden yararlanalım.
*Sizden bir istirhamım daha var, Kürtleri “Büyük Kürdistan” hayalleriyle avutmayın. Her Kürt kendi vatanında insani haklara sahip hür ve huzur içinde yaşasın yeter. Zaten dünya küçüldü bir köy haline geldi.
Kürtlerin biri birine şefkat elini uzatmaları, aralarında tehdit ve hakaret dilinden uzak durmaları lazımdır.
Üstat Bediüzzaman; “okumak, okumak, okumak ve el ele tutmak Kürtler için önemlidir.” Diyor. Okumak okula git gel yapmak değildir, bunu da bilmekte fayda var. Çocuklarımızı birer filozof gibi yetiştirmeliyiz.
Zaten Kürtler inanç ve kültürleri ile iş birliği içinde yaşarlarsa dünya onların huzurunda hazrolda duracaktır.
Anekdot:
Takriben 50 yıl önce bir heyet Diyarbakır'dan Mam Celan'ın ziyaretine gidiyor, uzun bir görş teatisinden sonra Celal Talabani diyor ki; "Kardeşlerim biz sol zihniyetli bir hareketiz, ama yarın bir bağımsızlık elde edersek, halkımız ne istese yönetim şekli o olmalı, velevki şeriat de olsa."
Ben merhumun bu sözsü üzerine vafında bir televizyona verdiğim demeçte; "Mam Celal Allah'ı tanıyan bir solcuydu" demiştim.Ömreye gitmesi de bu düşüncemi desteliyordu. İşte mayamız budur kardeşlerim.
Evet iki gündür bir araya gelmiş hak ve adalet adına fikir egzersizi yapıyorsunuz, bu güzel bir şey ama unutmayın Kürt aydınlarının Kürt halkı nezdinde karşılığı %5-10 aralığındadır.
Keşke aramızda Kürt zenginleri, Köklü aile temsilcileri, İlim erbabı kimseler ve makul tasavvuf ehli kimseler de olsaydı. Aslında toplumun asıl dinamikleri bunlardır. Bu platform Kürt siyasi partilerinden önce bu kesimlerle dört ayrı toplantı yapmalarında fayda var diye düşünüyorum.
Allah hayra huzura vesile kılsın, sela ve duanın içinde olmadığı bir hareketin Kürtlere kayda değer bir fayda getireceğine inanmıyorum.”
Buna rağmen Kürtlerin bir araya gelerek medeni ölçüler içinde fikir teatisinde bulunmaları önemliydi. Gerçekten birçok cenahtan insanlar bir araya gelmişti. Umarım ülke bütünlüğü içinde hayra gaz veren, şerre firen görevini yapan bir dinamik olarak varlığı hissedilir.
Daha huzurlu ve mutlu günlere…