|
Tweet |
Sayın Fatih Erbakan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanına açık mektup.
Rakibimiz Ekrem İmamoğlu’dur.
Bu mektubu zatı alinize ve yeniden refah partisi yöneticilerine göndermeyi tarihi bir görev saydım. Aynı zamanda sözüm partinize gönül vermiş olan kardeşlerimizidir. İçinde bulunduğumuz sancılı günlerde söyleyeceklerimin önemini anlamak gerçekten bir feraset işidir. Kalp gözü açık olanlar mutlaka daha iyi anlayacaklardır.
Bu tarihi ve siyasi süreçte rakibimizin Ak Parti değil Ekrem İmamoğlu olduğunu görebilmek gerekir. İmamoğlu’na oy veren kitleden Refah Partisine oy gelmeyeceğini bildiğimiz halde neden İmamoğlu’na karşı muhalefet yapalım diyenler, siyaseti okuyamayanlardır. İmamoğlu’na karşı muhalefet yapmak önce İstanbul’un geleceğini kurtarmak, sonra da bütün Türkiye’nin kurtuluşuna sebep olmak demektir.
Bu sözlerime karşılık olarak, Y. Refah Partisi yöneticileri “biz esas oyu Ak Parti seçmeninden alacağız. Bundan dolayı muhalefeti Ak Partiye karşı yapmalıyız” diyenler, sadece belediye seçimlerini dikkate alarak siyaset yapan kişilerin düşünceleridir.
Halbuki her seçim bir sonraki seçime endeksli olarak programlanır ve propaganda çalışmaları da geleceğe yönelik yapılır. Her partinin bir misyonu birde vizyonu vardır. Refah Partisinin misyonu bellidir. Ancak vizyonu herkes tarafında anlaşılır değildir.
2028 de iktidar olmak Y.Refah Partisinin vizyonu olmalıdır. Ancak 2028 cumhurbaşkanlığı seçiminde de ak parti ile birlikte hareket edilmedikçe karşı cepheyi yenmek mümkün olmayacaktır. Hele ki yüzde 51’i bulmak zorunluğu olan bu sistem devam ederse…
Ancak mevcut sistemin devam etmesini öngöremeyiz. Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi 2028 seçimlerine kadar bir hayli değişime uğrayacaktır. Bu değişimin sinyalleri liderlerin konuşmalarından da anlaşılmaktadır. Değişim seçimden sonra gündeme gelecek olan yeni anayasa ile mümkün olabilir. Değişimin kaçınılmaz olduğu sayın cumhurbaşkanı tarafından da dile getirilmektedir. Çünkü bundan sonra hiçbir partinin yüzde 51 i bulmayacağı görülmektedir.
Neyse bizim konumuz muhalefeti kime karşı yapmamız lazım geldiği hususudur. Partili cumhurbaşkanlığı sistemini tartışmak değildir. Siyasette ömür tüketmiş ve belli bir tecrübeye ulaşmış, çarıklı erkanı harp dediğimiz insanlar şimdi yazacaklarımı çok iyi bilirler. Değiştirmek veya kendi safınıza çekmek istediğiniz topluluklara önce uyum yapacaksınız. Daha sonra da neden değişmesi gerektiğini anlatacaksınız. Psikolojide zekayı tarif ederken “uyum yapma kabiliyeti “ olarak ifade ederiz. Başlangıçta uyum yapan ve günü geldiğinde uyum içinde olduğu topluluğu değiştirerek yanına almayı başaran insanların daha çabuk başarıya ulaşacağını herkes bilir.
Yeniden Refah Partisi Erbakan Hocanın metodunu benimsemiştir. Ancak içinde bulunduğumuz atmosfer Erbakan hocamızın siyaset yaptığı dönemle örtüşmemektedir. Erbakan hoca bütün partiler için, onların hepsi bir, ancak biz farklıyız diyordu. Onlar batıyı temsil ediyor, biz hakkı temsil ediyoruz diyordu. Bundan dolayı Ecevit için solcu, Demirel için de renksiz tabirlerini kullanıyordu. Şimdi Yeniden Refah, Ak Partiye ve diğerlerine ne diyecek? Fatih Erbakan’ın izlediği muhalefetin etkili olduğunu görüyoruz. Ancak bütün muhalefetini Ak Partiye karşı yapıyor. Diğerlerinden çok az bahsediyor. Halbuki gelecekteki rakibi Ak Parti değil CHP ve İmamoğlu olacaktır. Bundan dolayı Ak Partiye karşı yapılan muhalefet Y.Refah partisinin büyümesini yavaşlatır.
Sayın Cumhurbaşkanının olmadığı bir Ak parti 2028 e kadar bugünkü varlığını koruyamayacaktır. Bu sözüme siyasetten anlayan herkes hak verecektir. Ak partinin Refah Partisi karşısında gücünü koruyabilmesi ancak sayın cumhurbaşkanı kadar güçlü bir liderle mümkün olabilir. Ne yazık ki sayın cumhurbaşkanımız arkasında yerini dolduracak bir lider yetiştirmemiştir. Kendisine karşı olan tüm parti liderlerini ya yanına almış, yada siyasi geleceklerini ortadan kaldırmıştır.
“Siyaset, feraset sanatıdır.” Geleceği iyi okumak gerekirse rakibimiz Ak Parti değildir. Rakibimiz Ekrem İmamoğlu’dur. Rakibimizi kendi elimizle besleyip büyütmek bize düşmez. Allah göstermesin eğer İstanbul Seçimini Ekrem İmamoğlu kazanırsa 2028 de cumhurbaşkanı olarak karşımıza çıkabilir, Cumhurbaşkanlığını kazandığı taktirde ülkenin düşeceği hali düşünemiyorum. Bu durumu görememek siyaseti okuyamamaktır. Geleceği ben görebiliyorsam çok siyasetçi de görebiliyordur.
O zaman biz ne yapmalıyız ? Gelecekte karşımıza çıkabilecek olan en güçlü rakibin elenmesi için Ak Partiye İstanbul’da koşulsuz destek vermeliyiz. Bu tarihten sonra ak partinin yükselmesi mümkün gözükmüyor. Bundan dolayı Ak Parti bizim rakibimiz de değildir. Ak Partiye karşı çok yüksek dozda muhalefete de gerek yoktur. Çünkü Ak Parti çözülmeye başlamıştır. Bizim rakibimiz yükselişini sürdüren Ekrem İmamoğlu’dur. bundan dolayı bütün partilere karşı Anadolu’daki muhalefetimiz aynı dozda devam ederken, İstanbul’da Ak Parti lehine adayımızı çekmek veya Yeniden Refah Partili seçmenleri serbest bırakmak en doğru hareket olacaktır.
selam ve dua ile
Mustafa Taşcı
Emekli Maarif Müfettişi
Hak İş Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanı
Hak-Bir Çalışan ve Emekliler Derneği Genel Başkanı.