|
Tweet |
HDP/DEM partisi şimdiye kadar Cumhurbaşkanımızın birçok sözünü çarpıtarak siyasete alet etti.
Ama iki tanesinde tarihin af etmeyeceği tarzda kullandı.
Bunlardan biri “Kobani düştü düşecek” ifadesiydi, 7 Ekim 2014 yılında Gaziantep’te yaptığı konuşmasında Suriye’deki ilgili koalisyon güçlerine seslenerek, durumun vahametini anlatmak babından, “bakınız böyle giderse durum vahim olur, Kobani düştü düşecek…” dediği halde sanki Kobani’nin düşmesinden keyif almış gibi ileri sürmeleri büyük bir haksızlıktı, Ensarıoğlu’nun Meclis kürsüsünde bunu dillendirmesi beni ziyadesiyle memnun etti.
Bir de bir iftar yemeğinde Cumhurbaşkanımız konuşmak için kürsüdeyken misafirlerinden biri de protokol masasından kalktı, dönüşte uyanık biri o kıymetli misafirin yerine oturmuştu, misafir ayakta bekledi, bunu gören Cumhurbaşkanı bir Korumasını çağırarak yersiz yere oturan kişiyi uyarmasını istedi, bunu HDP/DEM medyası hatta Selahattin Demirtaş bizatihi dedi ki; “bak bak görüyorsunuz ekran kaybolunca konuşmasını bilmeyen bir siyasetçiymiş” Recep Tayyip Erdoğan için, halbuki ben de şahidim ki mesele onların dediği gibi değildi. Ama onlar öyle yakıştırdılar.
Diyarbakır Vekili Galip Ensarioğlu’nun Kobani olaylarındaki Vandallığı Meclis kürsüsünde haykırarak DEM vekillerini susturması beni memnun etti, Galip Ensaroğlu özetle şöyle konuştu.
“Ben bir siyasi partinin ve parti genel başkanın “insanlar ölsün" diye çağrıda bulunduğuna inanmak istemiyorum. Ama bir Diyarbakır vekili olarak o gün oradaydım.
Partinin resmi hesabından, parti genel başkanından ve ne ilginçtir örgütün çağrısından halkı infiale davet oldu. Paramiliter güçlerden bahsedildi, orada Paramiliter güçler yoktu ama birileri hazırlığını yapmıştı.
Yıllardır yalan yanlış bilgilerle Cumhurbaşkanımız töhmet altında bırakılacak tarzda eleştiriye maruz kalıyor, o süreçte olup biteni anlatıp takdiri millete bırakacağım.
İŞİD terör örgütü Kobaniye girdiği zaman güya İŞİD’e destek vermişiz, bu apaçık bir yalandır.
O süreçte;
Kobani’ye 5700 Tır insanı yardım yapmışız,
21 Bin ton inşaat malzemesi göndermişiz,
Orada çatışan direnişçilerden 3000 kişi Diyarbakır, Şanlıurfa ve Gaziantep’te farklı hastanelerimizde tedavi etmişiz,
40 ambulans sınır kapısında bekletilmiş,
Sınır kapısı hep açık tutulmuş, Çözüm Süreci bittikten sonra da kapı kapatılmadı, isteyen kimselere tekrar gidip orada mücadele verme fırsatı dahi verildi.
İki hafta içinde 210 bin insan Türkiye’ye giriş yaptı ve bir şekilde barındırıldı.
Peşmergelerin 100 arabalık ağır silahlı askeri gücü Cumhurbaşkanımızın iradesiyle Mardin üzerinden geçmesine müsaade edildi. İŞİD, Kobani’nin dış mahallerine kadar gelirken geri çekilmek durumunda kaldı.
7 Ekim 2014'te Gaziantep’te Cumhurbaşkanımız batıya seslenerek “Elimizi çabuk tutmazsanız Kobani düştü düşecek...” demişti, birileri önünü arkasını kesti ve bu yerinde ifadeyi su-i istimal etti. Mesele bundan ibarettir. Takdiri millete bırakıyorum” dedi.
Ben de bir düşünce insanı olarak Vekilimiz Galip Ensarioğlu’nu bu isabetli konuşmasından dolayı tebrik ediyorum.
Vesselam.