|
Tweet |
Ocak ayı Eğitime Destek Platformu(EDEP) iki gündemle toplandı.
1-Tarımdaki gelişmeler ve su tasarrufu
2-Seçmeli Derslerde Kırmanç’ca ve Zazaca’nın teşvik edilmesi.
Biri diğerinden önemli olan bu maddelerden aciliyet kesp eden tercihli dil dersleri konusunda izlenimlerimi paylaşmak isterim. Tarımla ilgili mevzuyu müsaadenizle bir sonraki yazıya bırakıyorum.
Şehrimizin tarihi rolü gereği bu tür temel değerlerimize sahip çıkmak durumundayız. Gelecekte çocuklarımızın bize sitem etmesini istemiyorsak Kürtçe öğrenmelerini teşvik etmeliyiz. Devletin vatandaşa verdiği bu haktan suhuletle faydalanmasını sağlamak, bu haktan yararlanmasını teşvik etmek bu şehrin aydınları olan EDEP üyelerinin vazifesi olsa gerek.
Bu konuda herkesin müttefik olduğu görmek insana huzur veriyor. Kürtçenin seçmeli dil olarak okutulma imkanının verildiği tarihte sözde Kürtlerin hak ve özgürlükleri için siyaset yaptığını iddia eden bir partinin bu hakkı boykot etmesi kaba bir kabahatti, bu konuda seçmeninden ciddi bir eleştiri almaması da çok ilginç. Bugün de neden Kürtçe öğretmeni atanmıyor diye vaveyla ediyor.
Artuklu Üniversitesinde Rektör Yardımcısı merhum dostum/arkadaşım Prof.Dr.Kadri Yıldırım’ın rehberliğinde açılan Kürdoloji 1700 kadar öğretmen yetiştirdi, ama öğretmen ataması malumunuz arz talep durumuna göre yapılıyor, kadronun olmadığı bir okula öğretmen ataması yapılmaz. Açık bir ifadeyle siyasetin kirli yüzeü verilen bu haktan Kürtlerin yararlanmasına müsaade etmedi, öğretmenlerin atanmasını da dolaylı olarak engelledi. Gel de basireti kapanmış insanlara bunu anlat.
Tabi ki bu seçmeli ders verilmesi gereken hak, bu nezih dile gösterilmesi gereken ilgi için yeterli değildir. Bu dersin zorunlu seçmeli dil olarak okutulması lazım. EDEP toplantısında bu tercihi Türkçe dışında konuşulan bütün mahalli diller için geniş tutarak zorunlu seçmeli haline getirilmesi gerektiği dile getirildi, yeterli öğretmen yoksa şayet EBA üzerinde toplumun inanç ve kültürünü konu alan metinler üzerine dersin yapılmasında faya var, kanaati hasıl oldu.
“Dini mi de dili mi de öğreniyorum” sloganıyla seçmeli ders olarak Kürtçe/Zazaca/Lazca/Arapça… neden öğrenilmesin. Kürt vatandaşlarımız Türkçe biliyor da Türkler niye Kürtçe bilmesin.
Kürtler Mevlana Celamettin-i Rumi, Yunus Emre, Haci Bayram-i veliden faydalanırken Türkler Mevlana Halit, Melayi Ciziri, Ahmedi Hani’den niye faydalanmasın değil mi?
Bu ülkenin huzur ve selameti farklı kavmiyete mensup insanların biri diğerine hoş görü ile bakmasına bağlıdır. Bir Kürt eğitimci olarak Türkçeyi okuyor yazıyor, önemsiyorsam Türk vatandaşlarımın dilime sempatiyle bakmaları gerekmiyor mu?
Anadolu’nun, inanç ve kültürüne, dillerine, değerlerine sahip çıkmak boyun borcumuzdur.
Diyarbakır Eğitime Destek Platformu(EDEP)’in bu konudaki sağduyulu yaklaşımını ayakta alkışlıyor, sizinle paylaşmaktan onur duyuyorum.
Eyüphan Kaya
EDEP İzleme Kurulu Üyesi