Genel Yayın Yönetmenimiz Eyüphan Kaya veda hutbesi üzerinde yaptığı bir çalışma ile bir kitap hazırladı, inşallah yazdığı yakında okuyucularıyla buluşacak, çeyrek asırdır insan hakları aktivisti olarak hak ve adaletin tarafı olan Kaya veda hutbesinin okunduğu gün olan 8 Mart gününün Veda Hutbesi günü olarak ilen edilmesinin gerektiğini söyledi.
Dolayısıyla insanlığı sefaltle başbaşa bırakan İnsan Hakları Beyannamesinden insanları selamete ulaştıracak Veda Hutbesine yönelerek, hak ve adalet adına sesimizi yükseltmeliyiz. dedi.
Buyurun Veda Hutbesinde dikkati çeken insan haklarına hep beraber bakalım.
Hicretin 10.yılı Zilhicce ayının 9'u ve Miladi 632, 8 Mart günü irad edilen Veda Hutbesinde şu konulara dikkat çekiyor.
Veda Hutbesi'nde Yer Alan İnsan Hakları
- Herkesin can, mal ve namusu tecavüzden korunmuştur.
- Kimsenin kimseye zarar verme hakkı ve yetkisi yoktur.
- Kadınlar, erkeklerin hayat arkadaşıdır. Erkekler onlara iyi muamele edeceklerdir. Kadınların da tıpkı erkekler gibi mal ve mülke tasarruf hakkı vardır.
- İnsanlar, ırk ve renk farkı gözetmeksizin birbirine eşittirler.
- Servetin bir elde birikmemesi için bütün varislere hisselerine isabet eden meşru hakları verilecektir.
- Zina gibi aile yaşantısına zarar verebilecek her şey yasaktır.
- Bütün Müslümanlar kardeştir.
- Kadın haklarının korunması gerektiği vurgulanmıştır.
- Arap ve diğer milletlerin ve ırkların eşitliği belirtilmiştir.
- Dil ve dinlerin ayırt edilmemesinin gerekliliği ifade edilmiştir.
- İnsanların birbirini aldatmasının, mallarını çalmasının yasak olduğu vurgulanmıştır.
- Mal ve can güvenliğini güvence altına almak amaçlanmıştır.
- Aile ve toplum hayatının önemli ve el üstünde tutulması gerektiğinden bahsedilmiştir.
- Herkesin yaptıklarından kendisi sorumlu olduğu vurgulanmıştır.
- Bütün borçlar iade edilecek ve borç olarak alınan dışında bir fazlalık (faiz) ödenmeyecektir.
- Kuran-ı Kerim'in insanlara emanet olarak bırakıldığı ve sımsıkı sarılması gerektiği tavsiye edilmiştir.
- Cahiliye döneminde Arap devletleri ile ihtilaf yaşanan gün, ay ve yıl hesaplamasına açıklık getirilmiş, çıkar için bazı ayların helal bazı ayların haram sayılması ve yerlerinin değiştirilmesi yasaklanmış, bir yılın on iki ay olduğu kabul edilmiştir.
- Emanetlerin sahiplerine mutlaka iade edilmesi vurgulanmıştır.